• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
3 Kasım 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

LGBTİ+ hareketi saldırılardan güçlenerek çıkacak

3 Kasım 2026 Salı - 23:00
Kategori: Güncel, Manşet

‘Ailem Güvende’ operasyonunda tutuklanan gazeteci Tuğba Tekerek ve LGBTİ+ hak savunucuları hâlâ iddianame bekliyor. Cumhuriyet tarihi boyunca ilk defa bu kadar yoğun bir saldırıyla karşı karşıya olunduğunu belirten Arslanbaş, tüm tutukluların derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu

Duygu Kıt

“Ailem Güvende” adı altında 12 Eylül’de düzenlenen operasyonların üzerinden bir buçuk ayı aşkın zaman geçmesine rağmen; tutuklanan gazeteci Tuğba Tekerek, Kaos GL Derneği yöneticileri ve hak savunucularının iddianameleri hala hazırlanmış değil. Duruma ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nde bir basın toplantısı düzenleyen Kaos GL avukatları, tutukluluk halinin “fiili bir rehin tutma uygulamasına” dönüştüğünü belirterek, müvekkillerinin savunma haklarının tanınmasını ve serbest bırakılmalarını talep ettiler. 17 Mayıs Derneği avukatı İdil Arslanbaş, en az 80 kişinin tutuklu olduğu operasyonlarda hapishanelerdeki hak ihlallerini ve süreci gazetemize anlattı.

‘Ağır ihlaller yaşanıyor’

Arslanbaş, hukuksuz ve kanunsuz bir şekilde özgürlükten mahrum edilmenin ve tutuklamanın cezalandırma amacıyla kullanılmasının en temel hak ihlali olduğunun altını çizerek hapishanelerdeki duruma ilişkin şu bilgileri verdi: “Üç müvekkilimiz can güvenlikleri sağlanamadığı için kampüs içinde başka bir cezaevine sevk edildi. Özellikle LGBTİ+ arkadaşlarımız damgalayıcı bir şekilde bulaşıcı hastalık testine götürüldü ve sonuçlar çıkana kadar tecritte tutuldu. Ayrıca translar için bu tecrit durumu uzun süre devam etti. Kadın cezaevinde kalan arkadaşlar 24 kişilik koğuşta 40 kişi kalırken; yerde, tuvaletin kapısının önünde yatanlar, hiçbir şekilde eşyalarını koyacak yer bulamayanlar olabiliyor. Revire ulaşım, ilaca erişim ve hastane sevkleri konusunda sorunlar yaşandı; bir arkadaşımız hâlâ gözlüğünü alamamış durumda. Yemeklerin bazen yenilemeyecek halde olduğu ya da hijyen açısından sıkıntılar yaşandığı yönünde aktarımlar oldu.”

‘Hak ve varlık suç değil’

LGBTİ+’ların insanlık tarihinin başından beri var olduğunu vurgulayarak sözlerini sürdüren Arslanbaş, şu anda bu konuda herhangi bir yasa değişikliği olmamasına rağmen LGBTİ+ olmanın ve LGBTİ+ hak savunuculuğu yapmanın suç olarak kabul ettirilmeye çalışıldığını söyledi. Arslanbaş, şöyle devam etti: “Türkiye açısından, özellikle 2015’te onur yürüyüşlerine gelen yasaklarla başlayarak giderek artan bir LGBTİ+ karşıtlığı, bunun iktidar tarafından yaygınlaştırılmaya çalışılması, derneklerin yargısal ve idari tacizlere maruz bırakılması, kişilere yönelik cezai süreçler gibi durumlar yaşıyorduk. Son birkaç senedir de yargı paketleriyle mücadele ediyorduk. En nihayetinde toplumsal muhalefet ile beraber örgütlenerek bu konuda başarılı olduk ve yargı paketleri bırakın geçmeyi Meclis’e dahi gelmedi. Ama hukuk iktidarı sınırlayan bir mekanizma değil de iktidarın kullandığı bir araç olduğu için herhangi bir yasa değişikliği olmamasına rağmen LGBTİ+ olmanın ve LGBTİ+ hak savunuculuğu yapmanın suç olduğuna dair bir anlatı oluşturuldu ve kanunda bir değişiklik olmamasına rağmen yargı politikası buna göre değiştirildi.”

‘Yasa fiilen değiştirildi’

Otuz senedir var olan derneklerin bir suç örgütüymüş gibi hedef alınmasını absürt olarak niteleyen Arslanbaş, “Otuz senedir var olan ve yirmi sene önce resmi olarak kurulan, kuruluşuna yönelik açılan davaların reddedildiği, her sene birçok kamu kurumu tarafından denetlenen ve denetim sonucunda bir usulsüzlük tespit edilemeyen derneklerin kurucularının bir suç örgütü kurmuş gibi evlerinden şafak operasyonuyla alınıp tutuklandıkları absürt bir süreci yaşıyoruz. İktidar aslında yasayı değiştirememiş olsa bile LGBTİ+ görünürlüğünün kendisinin müstehcenlik suçunu oluşturan bir fiil olduğunu ve cezalandırılması gerektiğini, bunun tutuklama tedbirine başvurulacak kadar ağır bir ‘suç’ olması gerektiğini, ekonomik faaliyetlerin onaylanmış ve denetlenmiş olsa bile ‘suçun’ finansmanı olduğu gibi tuhaf ve bir gecede karar kılınan bir yaklaşımla karşımıza çıktı. Biz geçmiş dönemde dernekler kapatılır mı diye düşünüyorduk. Kapatma için kanun değişikliği gerektiğini ve kanun değişmediği sürece bu süreçlerin ancak davalarla ilerleyebileceğini değerlendiriyorduk. Örneğin Genç LGBTİ+ Derneği hakkında kapatma davası açılmıştı ve kapatılmaya dair karar vardı. Gene 17 Mayıs Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Defne Güzel’in davası vardı. Bunlar hukuksuz olmakla beraber en azından bazı usul kurallarına uyulduğunu örneklerken, son operasyonda bambaşka bir seviyeye geçildi” diye konuştu.

‘Berabersek güçlüyüz’

Cumhuriyet tarihi boyunca ilk defa bu kadar yoğun bir saldırıyla karşı karşıya olunduğunu belirten Arslanbaş, baskılara rağmen büyüyen mücadeleyi şu sözlerle aktardı: “İktidarın yargıyı çok açık bir şekilde araçsallaştırarak doğrudan LGBTİ+ varoluşuna ve hak savunucularına yönelik yaptığı bir müdahale var. Derneklerin kapatılmasından daha ağır bir şey olarak değerlendirilebilir dernekleri kuranların tutuklanması. İktidar tarafından sürekli hedef alınan, toplumda çeşitli nefret söylemlerine ve saldırılarına maruz bırakılan bir grup olmaları sebebiyle bu durum LGBTİ+’ları endişeye sürüklüyor olabilir ancak bir yandan mücadele de büyüyor. LGBTİ+’lar bugün hiç olmadığı kadar toplumsal muhalefet bileşenleriyle beraber hareket ediyor. Çok yoğun bir kampanya yürütüyor. Hala sokaklara çıkıyor, basın açıklamaları yapıyor. Sosyal medya hesapları engelleniyor yenileri açılıyor. Eylemler yasaklanıyor ama gene de yapılıyor. Yürüyüşlere davalar açılıyor ama gene de yürünüyor. LGBTİ+ hakları savunuculuğu, LGBTİ+’ların var olmasıyla doğrudan alakalı bir şey. LGBTİ+’lar bir arada olabildiğinde, örgütlenebildiğinde, dayanışabildiğinde ayakta kalabiliyorlar, eşit yaşamlar kurabiliyorlar. Bütün yasaklara, bütün engellere rağmen görünürlük artıyor. Dolayısıyla LGBTİ+lar yılmaz. Belki yorulur, belki dinlenmeye ihtiyacı olur ama mücadeleye devam eder. Ve mücadele gerçeği tüm dinamikleriyle daha yaygın, daha sistematik bir şekilde ve spesifik kazanımlarla devam eder. LGBTİ+ hareketi buradan her şeye rağmen güçlenerek yoluna devam edecek.”

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Yapay zeka ve demokratik toplum

Sonraki Haber

Dönüşler durmuştu: İki kafile daha Serêkaniyê’ye doğru yola çıkacak

Sonraki Haber

Dönüşler durmuştu: İki kafile daha Serêkaniyê’ye doğru yola çıkacak

SON HABERLER

Dönüşler durmuştu: İki kafile daha Serêkaniyê’ye doğru yola çıkacak

Yazar: Yeni Yaşam
3 Kasım 2026

LGBTİ+ hareketi saldırılardan güçlenerek çıkacak

Yazar: Yeni Yaşam
3 Kasım 2026

Yapay zeka ve demokratik toplum

Yazar: Yeni Yaşam
3 Kasım 2026

Felaket stratejisi

Yazar: Yeni Yaşam
3 Kasım 2026

Akdeniz’de petrol savaşı ve ekosistem

Yazar: Yeni Yaşam
3 Kasım 2026

JES’e karşı direnenler kazanacak

Yazar: Yeni Yaşam
3 Kasım 2026

Herkes memnun, KDP hariç

Yazar: Yeni Yaşam
3 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır