• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Gemilerin tarihi-Ertuğrul Kürkçü

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2019
Kategori: Manşet, Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

“Hepimiz 82 milyonluk Türkiye gemisinin yolcularıyız” buyurmuş “Türkiye Belediye Başkanı”(!)adayı. Hepimiz aynı sarayda yatıp kalkmıyor, aynı ejder meyvesini tatmıyor, aynı uçakta uçmuyor, aynı limanda inip binmiyorsak, neden aynı gemide olalım ki? Gerçi, teşbihte hata olur ama atıp tutarken endazeyi iyice kaçırıp “yolcuları” makine dairesine tıkıp kendisini kaptan köşküne çıkarmaktan geri kalmamış: “İçeride ne yaşanırsa yaşansın, geminin gövdesinin sağlam kalmasına, motorlarının işlemeye devam etmesine, rotasından sapmamasına katkıda bulunmak hepimizin görevi”ymiş.

Sanki, on yıl önce Taksim’de 1 Mayıs kutlaması için bastıran sendikaları “Ayakların başları yönettiği bir yerde kıyamet kopar” diye tehdit eden; bir kaç yıl önce “OHAL’i iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz. Grev tehdidi olan yere biz OHAL’den istifade ederek anında müdahale ediyoruz” diyerek sermayeye kol kanat geren; daha geçenlerde HDP’ye oy verenlere “Bunlar o kadar Kürdistan meraklısıysa Kürdistan Irak’ta, oraya gitsinler!” diye kapıyı gösteren başkasıydı.
Her şey karada başlayıp bitse de servet ve kudret sahipleri kriz anlarında kendilerini fırtınalı bir denizdeki geminin dümeninde görmeye bayılır, hepimizi de “aynı gemiye” bindirmeye heves eder. Kim bilir, belki de 82 milyonluk bir toplumun pek azının bir gemide olmayı deneyimleyebilmiş olduğuna, büyük çoğunluğun içgüdüsel olarak sudan korkacağına güveniyorlardır. Binlerce yıldan miras bir yönetme-gütme tekniği bu: Bireyleri korkuda eşitlemek; toplumun, gücü elinde tutanın korkusunu kendi öz korkusuymuşçasına iliklerinde hissetmesini sağlamak.

Oysa, yüzyılın en büyük deniz felaketlerinden birine, “Titanik Faciası”na yakından bakınca, bu mecazın bir palavradan ibaret olduğunu görürüz. Bu trajediyi görselleştiren yüzyılın en çok gişe hasılatı getiren ikinci sinema filmini izlemiş olanlar anımsayacaktır: Hakikatte, “aynı gemidekiler” ne yaşarken ne ölürken eşitlenmişlerdi. Titanik’te felaket de servet ve güç gibi eşitsizce ve adaletsizce paylaşılmış, ceremeyi en alttakiler çekmişti.

Son model Britanya transatlantiği 1912’de Atlantik’in kuzeyinde bir buz dağına çarparak batarken 2 bin 224 yolcu ve mürettebatın en az bin beşyüzü hayatını kaybetmişti. Sadece üçte biri hayatta kalabilen yolcuların kurtarılmasında kadınlar ve çocuklara öncelik verilmişti ama I. sınıf yolcusu kadınlardan sadece yüzde 3’ü kaybedilmiş ama III. sınıftakilerin yüzde 54’ü ölüp gitmişti; I. ve II. sınıf yolcusu 6 çocuktan 5’i kurtulurken III. sınıftaki 79 çocuktan 52’si yok olmuştu. Erkekler kadınlardan daha çok ölmüşlerdi ama kurtulabilen erkekler arasında talih gene de yüzde 33 ile I. sınıf yolcularına gülmüş, III. sınıftakilerin yüzde 22’si, II. sınıftakilerinse ancak yüzde 16’sı kurtulabilmişti.

Eşitsizlik cesetleri de vurmuştu. Karaya çıkartılmak üzere kurtarma gemilerine alınan 333 ceset istisnasız I. sınıf yolcularına aitti. Mumyalanarak taşınmaya onlar layık görülmüş, III. sınıf yolcularla mürettebatın cesetleri ise okyanusa terk edilmişti.
Toplum nasılsa gemisi de öyle işte. 1912’de bir Britanya transatlantiğinin yolcuları ve mürettebatı arasındaki ilişkilerin karadaki toplumsal eşitsizlik ve adaletsizlikleri -nispeten durgun bir biçimde de olsa- yansıtması kaçınılmazdı -tıpkı 1905’de Rusya’da karada cereyan eden savaş, sınıf mücadelesi ve devrimin Çarlığın Karadeniz filosundaki “Potemkin Zırhlısı”nın bahriyelileri arasındaki eşitsiz ilişkilere sirayet etmesinin kaçınılmaz oluşu gibi. Ama bir farkla: Titanik’te en alttakiler sırf en üsttekiler filikalara en önce binsin diye kendilerini geminin dibine kilitleyen kapıları kıramamış ve bir trajedinin kurbanı olmuşlardı. Potemkin’in en dibindeki üniformalı yoksullar ise zulüm ve eziyet canlarına tak edince emir komuta zincirini kırarak bir dramın kahramanı olmayı başarabilmiş, Lenin’in deyişiyle 1917 Ekim devriminin “kostümlü provası”na katılmışlardı.

“Kaptan”ın sizi korkutmasına izin vermeyin, “aynı gemide”ysek karaya vurmak üzere olan tekneden ancak kaptan köşküne çıkan yolu bulup dümeni kendi elimize aldığımızda kurtulabiliriz; gemilerin tarihi bize bunu söylüyor!

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Kobanê düşmedi, direniş tarihe geçti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kobanê'de DAİŞ'e karşı verilen direniş, bir kentin savunmasını aşarak uluslararası dayanışmanın sembolüne dönüştü. 1 Kasım Dünya Kobanê Günü dolayısıyla konuşan...

Konferans ikinci gününde: Barışın Siyasal Sorumluluğu: Demokratik Çözüm, Meclis ve Siyasi Partiler oturumu sona erdi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

‘Yan Yanayız, Geleceği Konuşuyoruz’ konferansı 2’nci gününde 'Barışın Siyasal Sorumluluğu: Demokratik Çözüm, Meclis ve Siyasi Partiler' oturumuyla devam ediyor  Ankara’da...

Faysal Sarıyıldız: İki yıldır söz var, somut adım yok

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Sürecin başlangıcından bu yana Kürt Özgürlük Hareketi'nin önemli adımlar attığını belirten Faysal Sarıyıldız, devletin somut adım atmak yerine söylemlerle yetindiğini...

Şimdi salonlardan sokaklara çıkma zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ermeni, Kürt, Türk, Alevi, mütedeyyin, işçi, akademisyen, kamu emekçisi, sanatçı, Barış Anneleri, üniversite öğrencileri, gibi farklı kimlik, inanç, meslek grubu,...

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Özellikle yargı makamlarının çok basit gerekçelerle tutuklama kararları verdiğini görüyoruz. Bu da hapishanelerdeki doluluk oranının artmasına neden olan başlıca etkenlerden...

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

Sonraki Haber

ABD'den Ortadoğu’ya asker gönderme planı

SON HABERLER

Kongra Star, Kobanê’nin geleceği için tüm güçlere sorumluluk çağrısı yaptı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kayyım yönetimindeki belediyede usulsüzlük tablosu: Milyarlarca liralık fark, ihalesiz hak devri

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Yan Yanayız Geleceği Konuşuyoruz konferansına katılan kadınlardan dayanışma çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kadınlardan Kobanê için ortak mesaj: Direnişin kazanımları korunmalı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süresiz nafaka iptal edildi, kadınların güvencesi tartışmaya açıldı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

‘Barışın Siyasal Sorumluluğu’ oturumu: Ortak mücadelemiz demokratik çözümün önünü açabilir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

2 Kasım’da bilirkişi keşfi yapılacak: Yaşamı savunmaya herkesi çağırıyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır