Kobanê direnişinin kadınların özgürlük ve yaşam mücadelesinin sembolü olduğunu belirten Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan kadınlar, YPJ’nin anayasal ve hukuki güvence altına alınmasını istedi. Kadınlar, kazanımların hiçbir siyasi anlaşmada pazarlık konusu yapılamayacağını vurguladı
Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın farklı ülkelerinden kadın hakları savunucuları, araştırmacılar, yazarlar ve aktivistler, 1 Kasım Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü dolayısıyla NûJİNHA‘ya mesajlar gönderdi. Kobanê direnişinin kadınların özgürlük, onur ve yaşam mücadelesinin simgesine dönüştüğünü belirten kadınlar, Rojava’da elde edilen kazanımların korunması, kadınların yeni Suriye’nin siyasi ve hukuki yapılanmasında yer alması ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
‘Kadınların özgürlüğü kırmızı çizgidir’
Silêmanî’den araştırmacı ve aktivist Münire Ebu Bekir Muhammed, Rojava’da kadınların örgütlenerek toplumlarını savunmada önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) yalnızca askeri bir güç değil, kadınların örgütlenme ve toplumsal yaşama katılma iradesinin de sembolü olduğunu ifade eden Muhammed, bu kazanımların hukuki güvenceye alınması gerektiğini söyledi.
YPJ’nin Suriye’nin gelecekteki anayasal ve hukuki yapısında tanınması, örgütsel özerkliğinin korunması ve güvenlik alanındaki rolünün güvence altına alınması çağrısında bulunan Muhammed, “Kadınların hakları ve özgürlükleri hiçbir siyasi anlaşmada pazarlık konusu yapılamaz. Kadınların özgürlüğü kırmızı çizgidir ve demokrasi ile adaletin ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.
Kobanê direnişi kadınların iradesini gösterdi
Lübnanlı kadın hakları aktivisti ve Nun Girişimi Sözcüsü Susen Şuman, Kobanê’de kadınların savaşın yalnızca mağdurları olmadığını, direnişin ve özgürlüğün öncüleri olduğunu gösterdiğini belirtti. DAİŞ tehdidinin henüz sona ermediğine dikkat çeken Şuman, uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesini, savaş suçlarının sorumlularının yargılanmasını ve sivillerin korunmasını istedi.
Tunuslu kadın hakları savunucusu Raca Dehmani de Kobanê’yi insanlık onurunu ve özgürlüğü savunmanın küresel sembolü olarak tanımladı. YPJ’nin mücadelesine dikkat çeken Dehmani, Kobanê ile dayanışmanın halkların güvenli yaşam, barış, özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkını savunmak anlamına geldiğini ifade ederek savaşların ve çatışmaları besleyen müdahalelerin son bulması çağrısı yaptı.
‘Kazanımları korumak ortak sorumluluk’
Ürdünlü araştırmacı ve yazar Emel Muhyiddin el-Kurdi, Kobanê direnişinin karanlığa karşı yaşam iradesinin zafer kazanabileceğini gösterdiğini söyledi. Bölgede güvenlik tehditlerinin sürdüğünü belirten el-Kurdi, Kobanê’de elde edilen kazanımların korunmasının uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Yemenli kadın hakları savunucusu Afra el-Hariri ise Kobanê direnişinin DAİŞ’in geriletilmesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu kaydetti. Aşırılıkçı düşüncelere karşı mücadelenin devam ettiğine işaret eden el-Hariri, uluslararası topluma Kobanê’nin yeniden inşası, istikrarı ve güvenliğinin sağlanması için sorumluluk üstlenme çağrısında bulundu.
‘Coğrafyalarımız farklı ancak insanlığımız bir’
Somalili araştırmacı, yazar ve feminist aktivist Leila Jama, Kobanê halkına dayanışma mesajı göndererek direnişin sınırları aşan insani boyutuna dikkat çekti. Terörizm ve aşırıcılığın her türlüsünü reddettiklerini belirten Jama, “Barış korku üzerine inşa edilemez; özgürlük ve onur, masum insanların ödemek zorunda olduğu bir bedel olmamalıdır” dedi.
Somali’den Kobanê’ye uzanan dayanışmanın coğrafi sınırları aştığını ifade eden Jama, “Coğrafyalarımız farklı olabilir ancak insanlığımız birdir. Yaşama irademiz, halkları boyunduruk altına alma girişimlerinden her zaman daha güçlüdür” sözleriyle ortak mücadele vurgusu yaptı.
Cezayir’den Kobanê’ye dayanışma
Cezayirimiz Örgütü Başkanı Şerife Hıdar, ülkesinin sömürgeciliğe karşı mücadele tarihini hatırlatarak Kobanê ile koşulsuz dayanışma içinde olduklarını belirtti. Suriye ve Irak’taki istikrarsızlık ve güvenlik boşluğunun DAİŞ’in farklı isimler altında yeniden ortaya çıkmasına zemin hazırladığı uyarısında bulunan Hıdar, bölgedeki hücrelerin yayılmasından duyduğu endişeyi dile getirdi.
Kobanê direnişiyle gurur duyduklarını belirten Hıdar, “Şehitler diyarı Cezayir’den, direniş diyarı Kobanê’ye; sömürgeciliğe, aşırıcılığa, teröre ve gericiliğe karşı dayanışmamız tektir” ifadelerini kullandı.
Sudanlı insan hakları savunucusu Umeyme el-Kutbi de Kobanê halkını, YPJ ve Halk Savunma Birlikleri (YPG) savaşçılarını selamladı. El-Kutbi, “YPJ, YPG ve sivil halkın fedakârlıklarını yüceltiyoruz. Terörle mücadele; barış, adalet, istikrar ve tüm halkların haklarının korunmasını gerektirir” diyerek güvenli ve özgür bir Suriye temennisinde bulundu.
Bağdatlı Êzidî aktivist Şemse en-Neccar da Kobanê’nin DAİŞ’e karşı mücadelede önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek YPJ ve YPG’nin fedakârlıklarını selamladı. Sivillerin korunması, barış ve istikrarın sağlanmasının ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Barış ve yaşam hakkı çağrısı
Libyalı kadın hakları savunucusu Meryem el-Mehdevi, Kobanê’yi aşırılık ve teröre karşı direnişin simgesi olarak nitelendirdi. Terörle mücadelenin ortak bir insani sorumluluk olduğunu belirten el-Mehdevi, sivillerin korunması, barışın ve insan haklarının öncelik haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Iraklı kadın hakları aktivisti Meha es-Sakban, Kobanê direnişinde yaşamını yitirenleri anarken, Iraklı sendikacı aktivist Kuriya Riyah da dayanışma mesajı gönderdi.
HABER MERKEZİ









