• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Süresiz nafaka iptal edildi, kadınların güvencesi tartışmaya açıldı

1 Kasım 2026 Pazar - 12:35
Kategori: Editörün Seçtikleri, Kadın

AYM’nin süresiz nafaka ibaresini iptal etmesi kadınların ekonomik güvencesine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Avukat Ceren Kalay Eken, kadınların bakım emeğinin ve yoksullaştırılmasının görmezden gelindiğini belirterek kararın erkek egemen bir bakışla verildiğini söyledi

Anayasa Mahkemesi (AYM), Antalya 12’nci Aile Mahkemesi’nin başvurusu üzerine 4 Haziran 2026 tarihinde verdiği kararla Türk Medeni Kanunu’nun ‘Yoksulluk nafakası’ başlıklı 175’inci maddesindeki ‘süresiz olarak’ ibaresini iptal etti. Gerekçeli karar 30 Eylül 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanırken, iptal hükmünün 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girmesine karar verildi. Kadın Dayanışma Vakfı gönüllü avukatlarından Ceren Kalay Eken, karara ilişkin JINNEWS’e değerlendirmelerde bulunarak kararın erkek egemen bakışla verildiğini ve asıl sorunun uygulamada olduğunu söyledi.

On dört yıl sonra iptal edildi

Anayasa Mahkemesi, ‘Yoksulluk nafakası’ maddesinde yer alan ‘süresiz olarak’ ibaresinin iptali istemini, düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığı gerekçesiyle reddetmişti. Aradan geçen 14 yılın ardından Anayasa Mahkemesi, Antalya 12’nci Aile Mahkemesi’nin başvurusu üzerine 4 Haziran 2026 tarihinde verdiği kararla aynı ibareyi iptal etti. Mevcut düzenleme, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilmesini öngörüyor. Kanunun 176’ncı maddesi ise düzenli ödemeler biçiminde hükmedilen nafakanın, nafaka alacaklısının yoksulluğunun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla kaldırılacağını düzenliyor. Anayasa Mahkemesi, iptal gerekçesinde tarafların hak ve menfaatleri arasında adil denge kurulması ile kişinin maddi ve manevi varlığının korunmasına işaret etti.

Verilen kararın yanlışlığı

Ceren Kalay Eken, 2012 yılında ‘süresiz nafaka’ hakkının iptaline karşı ret kararını hatırlatarak şunları söyledi:

“Evliliğe bağlı bir sosyal dayanışmanın devamından bahseden bir durumdur ve taraflardan birinin yoksulluğa düşmesinden bahseder. Dolayısıyla 14 yıl önceki 2012 yılındaki kararında, belirlilik ilkesine dair hiçbir belirlemesi yoktu.”

Siyasetin ve medyanın gündemleştirmesinin Anayasa Mahkemesi’nin kararına etki ettiğini belirten Ceren Kalay Eken, konuya dair şu ifadeleri kullandı:

“Gerçekten ortada ciddi bir ölçüsüzlük varmış, kadınlar ömürleri boyunca muazzam nafakalar alarak bunun için evleniyor ya da bunun için boşanıyormuş gibi gerçek olmayan beyanların Anayasa Mahkemesi kararına bir şekilde etki ettiğini görüyoruz. Mevcut haliyle düzenleme, süresiz ibaresi kaldırılmaksızın çok daha takdir yetkisine ve adaleti sağlamaya uygundur. Dolayısıyla verilen karar, son derece yanlış bir karar.”

Asıl sorun uygulamada

Anayasa Mahkemesi’nin kararında ‘belirlilik ilkesine’ atıfta bulunarak nafakanın her vakada ‘süresiz olarak verilebileceği’ ibaresinin olmamasına rağmen uygulamanın buna evrildiğine yer verdiğini belirten Ceren Kalay Eken, bu duruma hâkimlerin nitelikli bir yorumlama yapmamasının etkisi olduğunu söyleyerek devamla şunları ekledi:

“Kadınlar nafakayla geçiniyor ve bu doğrudur anlamında söylemiyorum. Sadece hâkimler, her somut vakayı yasadaki o takdir yetkisini kullanarak gereği gibi yerine getirmiyor. Bu yüzden asıl sıkıntı uygulamada. Kişi tekrar başka bir evlilik yaptıysa, yoksulluk durumu ortadan kalktıysa yeniden bir düzenleme ya da kaldırma her zaman mümkündür.”

Evlilik süresine itiraz

Evlilik süresine göre nafaka belirleme şeklinin doğru olmadığına dikkat çeken Ceren Kalay Eken, şu ifadeleri kullandı:

“Örneğin, bir ay sürmüş bir evlilikte kadın hamile kalmışsa, sadece bir aylık bir evlilik deyip geçebilecek miyiz? Ömür boyunca bir çocuğa bakım yükünü çoğunlukla kadınların verdiği göz önüne alındığında, bir insanın bütün hayatının etkileneceği o bir ayın neye göre nafakasının belirleneceğini konuşmak zorundayız. Belirlilik ilkesine sıkışıp kalmak son derece yanlış, aksine sosyal politikaları ve kadınların sürekli bakım emeğini üstleniyor olduğu gerçeğini konuşmamız gerekiyor.”

Kazanılmış haklar gasp ediliyor

Ceren Kalay Eken, büyük sayıda bir nafaka mağduru kitle olduğu algısının yaratıldığını belirterek şunları ekledi:

“Sahada çalışan avukatlar olarak sürekli şu soruyu sorduk: Kaç kişi var nafaka mağduru ve nedir bunun boyutu? Hiçbir ses çıkmadı. Çünkü daha çok bot hesaplarla bilinçli yapılan bir propagandaydı. Kadınların kazanılmış haklarını geri almaya yönelik bir çabaydı. Maalesef Anayasa Mahkemesi de buna eşlik etmiş görünüyor. Hepsinden öte, uygulamadaki yanlışlığı gidermek Anayasa Mahkemesi’nin görevi değildir. Karşı oy yazısında bu çok güzel ifade edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin görevi bir düzenlemenin anayasaya aykırı olup olmadığına bakmaktır ve düzenlemenin anayasaya aykırı hiçbir tarafı yoktur.”

Ödenmeyen nafakalar

Baroların ve birçok sivil toplum örgütünün araştırmalarında nafakaların çok büyük bir kısmının çocuklar için ödenen nafakalar olduğunu ve bunların da büyük bir kısmının ödenmediğinin saha araştırmalarına yansıdığını belirten Ceren Kalay Eken, ödenen miktarların da düşük olduğunu söyledi. Ceren Kalay Eken, ortalama ödenen bin 500 liranın bir çocuğun bir aylık giderinin yarısı bile olmadığını, çocuğun bir haftalık gıda malzemesinin tedarikine bile yetmeyecek meblağlar verildiğini ifade etti.

Boşanmaların çoğunun şiddet kaynaklı olması icrayı da zorlaştırıyor

Ceren Kalay Eken, boşanmaların yüzde 80’inin şiddet nedeniyle gerçekleştiğinden dolayı nafaka yükümlüsü ile muhatap olmamak adına nafakayı icraya koymadığını, koyduğu zamanda nafakayı çoğunlukla tahsil edemediğini söyledi:

“Nafaka ödememeden dolayı 3 aylık disiplin hapsi kararı çıkabiliyor. 5 yıllık birikmiş nafaka var ve sadece 3 ayını ödediğinde Yargıtay kararları gereğince bu, cezadan kurtulma sebebi yapılıyor. Dolayısıyla ortada cezaevi korkusu ya da böbreğini satıp nafaka ödemek zorunda kalmak gibi gerçek dışı haberler var.”

Bakım yükü ve sosyal devlet

Kadınların istihdama katılmakta zorlandıklarını, yoksul bırakıldıklarını ve eğitim haklarının çoğunlukla kariyer yapacakları çağda evlilik, çocuk ve ev bakımı ile uğraşmak zorunda bırakıldıkları için hayattan geri tutulduklarını belirten Ceren Kalay Eken, şunlar ekledi:

“Nafakanın bir tür tazminat olması gerektiğini biz hep dile getirdik. Ama bu değil, nafaka aslında yoksulluğa düşme durumunda diğer eşin desteklenmesi anlamına geliyor. Bir erkek boşandığında bekâr gibi hayatına devam edebiliyorken, hiçbir başka kişinin bakımını yüklenmiyorken, kadınlar bütün ekonomik yükün yanı sıra bütün bakım yükünü de taşıyor. Böyle bir Türkiye’de bu karar tamamen kadınların aleyhine, erkekler lehine, erkek egemen bir bakışla verilmiş son derece yanlış bir karardır. Hukuken de yanlıştır. Çocuğun veya diğer hasta, yaşlı, engelli bakımının devlet tarafından uygun koşullarla üstlenilmesi lazım, sosyal devlet budur. Bunun belli bir cinsiyetin üzerine özgülenmemesi gerekir ama ülkemizde çok net bir şekilde böyle bir ayrım var.”

Kamu kurumlarında ve özel sektörde ücretsiz kreşlerin veya düşük ücretli kreşlerin zorunlu tutulması gerektiğini belirten Ceren Kalay Eken, “Bunlar olmadan nafaka hakkımıza dokunulması kadınları hayattan bir adım daha geri bırakmaktır” diye belirterek sözlerini tamamladı.

Nafaka kararına kadınlardan tepki: Haklarımız tehlikede

HABER MERKEZİ

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

‘Barışın Siyasal Sorumluluğu’ oturumu: Ortak mücadelemiz demokratik çözümün önünü açabilir

Sonraki Haber

Kadınlardan Kobanê için ortak mesaj: Direnişin kazanımları korunmalı

Sonraki Haber

Kadınlardan Kobanê için ortak mesaj: Direnişin kazanımları korunmalı

SON HABERLER

Google Finlandiya’da veri merkezi için 400 bine yakın ağaç kesti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Birçok kentte 1 Kasım açıklaması: Kobanê güç vermeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İran’da kadın hakları savunucularına yeni dava

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bedlîs’in tanınan simalarından ‘Çerçî Birho’ yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Konferans ikinci gününde: Barışın Siyasal Sorumluluğu oturumu sona erdi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Buldan: Kadınlar kalıcı barışı gerçekleştirecek için örgütlü güç olabilir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Türkiye’de kaybolan İranlı Hüseyin’in ailesi çocuklarını arıyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır