• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

‘Elleriyle gören adam’-Hicri İzgören

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Kendi hayatlarını önemseyenlerin zaman zaman kullandığı bir söz vardır hani “hayatım roman” denir. İçli içli söylenen bir sözdür. Yani ben çok dertler çektim, çok gördüm, çok geçirdim… İşte öylesi bir hayat konu edeceğim, hayat: Bursa’nın ücra bir köyünde başlayan bir serüven. İbrahim’inki. Türlü sebeplerden dolayı okul okuyamayan bu çocuk daha 16 yaşındayken bir kaçakçılık olayından dolayı cezaevine girer. Altı ay hapis ve üç ay da para cezasına çarptırılan İbrahim, para cezasını ödeyemeyince üç yıl ceza evinde yatar.Cezaevindeyken önce babasının bir cinayete kurban gittiğinin; daha sonra da doğumda karısının öldüğü ve çok kısa bir süre sonra da çocuğunun ölüm haberlerini alır… Cezaevinden çıktıktan sonra evlendiği gün düğün evini basan hasmını öldürme suçuyla ikinci kez tekrar cezaevine girer… Bu süre zarfında Bursa Cezaevi’ndeyken o tarihlerde kendisinden 20 yaş büyük olan Şair Nâzım Hikmet ile tanışır. Bursa Cezaevi ve Nazım Hikmet deyince hemen de çağrışım yaptı sizde değil mi? Evet. İki gün önce 97 yaşında Kaybettiğimiz ressam Balaban’dan Söz ediyorum. İbrahim Balaban’dan.

***

Cezaevinde Nazım Hikmet’i tanıyıp ondan resim yapmayı öğrendi. Nazım bir yandan yine aynı cezaevinde olan Orhan Kemal’i öykü yazmaya diğer yandan Balaban’ı da resim yapmaya yöneltiyordu. Cezaevinde Nazım’dan resim yapmayı öğrenmek isteyen Balaban, Nazım Hikmet’e yönelttiği “Sen beni çıraklığa kabul ediyor musun?” sorusuna aldığı “Sen beni ustalığa kabul ediyor musun?” karşılığıyla, ünlü şaire çırak oldu. Balaban, hissiyatını bir açıklamasında şu ifadelerle aktarmıştı: “Çıraklığa kabul edildiğim gün, o saat ve o anda utanmasam; ‘Yaşasın tutsaklık!’ di ye bağıracaktım. Dünyada benden başka hiçbir öğrenci, cezaevini me kan tutup da dünyanın en büyük şairi Nazım Hikmet’i hoca olarak bulmamıştır. Bir güneşti ve ben o güneşin içinden doğdum” diyen Balaban, yaptığı tabloların altında Nazım Hikmet’in görüntüsü olduğunu, bu tabloları Nâzım’ın etkisiyle yaptığını söylüyordu. ‘Şair baba ve damdakiler’ ile ‘Nazım Hikmet’le Yedi Yıl’ adlı kitaplarında bu döneme ait anılarını yazmıştı: “Nazım Hikmet ile mapushanede kaldığımız sürelerde, çektiğimiz çilelerin ve dertlerin baskısına rağmen: Nazım ile elele verip, öğretmen ve öğrenci olgularının becerileriyle, mapushanei “okul” eyledik” der. Resimlerinde Anadolu köylüsünün yaşam ve uğraş biçimlerini işleyen sanatçı, eserlerinde köyden kente göç sorunlarını, kendine özgü resim diliyle yansıttı. İbrahim Balaban, 1990’da İnsan Hakları Onur Ödülü’nü, 1998’de Truva Sanat Ödülü’nü, 1999’da ise Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (GESAM) Ödülü’nü aldı.

***

Bugüne kadar 2 bin den fazla tablo ve bunun birkaç katı desen üreten Balaban 1950’de çıkan aftan yararlanarak serbest kalınca, İstanbul Maya Galerisi’nde açılan bir karma sergiye katıldı. 1953’te gene İstanbul’da düzenlediği ilk kişisel sergisiyle, toplumsal gerçekçi akıma yöneldi. “Birinci dönem” adını verdiği bu sergiyi, 1959 yılından başlayarak çeşitli aralıklarla Ankara ve İstanbul’da açtığı öteki dönem sergileri izledi. Abidin Dino onun için “Elleriyle gören adam Balaban, kendine özgü üslubuyla uzun bir dönem kırsal kesim yaşamını aktardı tablolarına… Balaban çizdiğini yaşıyor, biz sadece seyrediyoruz” der. Yaşar Kemal Balaban’ın tablolarını türküye benzetir: “Bir umut ışığıdır sarıyor insanın içini. Yuyor, temizliyor cümle karanlığı. İşte bu, Balaban’ın kuvvetidir. Balaban söylemek istediğini kestirmeden söylemesini biliyor. Ben Balaban’ın her tablosunu bir türküye benzetiyorum. Şöyle ki, her türkü bir hikayedir. Bir olaydan çıkmıştır. Olaydan çıkmayan hiçbir türkü yoktur. Olayı anlatınca da hayatı en kestirmeden anlatıyor türküler. İşte Bursa’nın Seçköy’ünden Balaban’ın her tablosunun bir hikayesi var. Ve hayatından bir parça her tablosu. Rengi ve ışığı ile bir parça.” Balaban; çok öncesinde giden Nazım Hikmeti,Orhan Kemal ve daha birçok arkadaşının ardından: Şairin dediği gibi: “Vardığınız yerlere selam edin./ Gün olur bütün kaygılardan uzak/ Ben de gelirim.” dedi ve gitti. Işıklar içinde olsun.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Politik etki-Metin Yeğin

SON HABERLER

Türkiye’de kaybolan İranlı Hüseyin’in ailesi çocuklarını arıy

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kongra Star, Kobanê’nin geleceği için tüm güçlere sorumluluk çağrısı yaptı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kayyım yönetimindeki belediyede usulsüzlük tablosu: Milyarlarca liralık fark, ihalesiz hak devri

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Yan Yanayız Geleceği Konuşuyoruz konferansına katılan kadınlardan dayanışma çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kadınlardan Kobanê için ortak mesaj: Direnişin kazanımları korunmalı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süresiz nafaka iptal edildi, kadınların güvencesi tartışmaya açıldı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

‘Barışın Siyasal Sorumluluğu’ oturumu: Ortak mücadelemiz demokratik çözümün önünü açabilir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır