• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Davasına sevdalı-Hicri İzgören

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
28 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yaşar Kemal’i kaybedeli bugün tam dört yıl olmuş (28 Şubat 2015). Onu kaybettik ama eserleriyle, aydın duruşuyla bize ve hayata kattığı değerleriyle yaşıyor. Yaşar Kemal, yazdıklarıyla ve duruşuyla yerelden evrensele uzanan bir değerdir. Onun yaşamı bile başlı başına bir romandır. Daha çocukken babası gözleri önünde öldürüldüğü için yedi yıl boyunca konuşma güçlüğü çeken bir çocuk. Daha sonra da bir kaza sonucu bir gözünü kaybeder. Aslen Van- Erciş yolu üzerindeki Muradiye ilçesine bağlı köylü Kürt bir ailenin çocuğu olan Yaşar Kemal, ailesiyle Van’dan Diyarbakır’a, oradan da Çukurova’ya göç eder.

Ortaokuldayken okulu bırakmak zorunda kalarak ırgatlık, amele, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu gibi işlerde çalıştı. Yokluklar, yoksulluklar içinde var etti kendini. Öyle ki İnce Memed’i yazarken oturduğu sobalı eve odun alamıyordu.Yıllar sonra o günleri anlatırken: “Odunum olmadığı için birkaç ceketi üst üste giyip eldivenlerle yazdım İnce Memed’i. Hayat Dergisi’ne gittim, Iraz’ın öyküsünü götürdüm, okudular, sonra da elli lira verdiler. Bu parayla bir aylık odun aldım” diyecekti.

***

Okuyamadı ama eğitimini yaşadığı coğrafyanın toprağından, yağmurundan, ağacından, ovasından, rüzgarından, dağlarından, insanlarından ve daha birçok şeyinden aldı. Onları eserlerinde uzun uzun anlatarak sanki onlara karşı bir borç ödedi. Yazdıkları kendi deyimiyle “mecbur adam”ların öyküleridir. Edebiyatın hemen her dalında ürünler verdi. Kitapları birçok dile çevrildi. İnce Memed’le ünlense de onun gözünde ve gönlünde ‘Teneke’ ve ‘Orta Direk’ İnce Memed’den daha güçlü kitaplardır. Kürt sözlü edebiyatındaki kilam ve stranlar başlıca beslenme kaynakları olmuştur. Öyle ki: “Dengbej Evdale Zeynike Kürtlerin Homerosu’dur, benim de fikir babamdır” demişti. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, “halk ve doğa”ya inandığını, sanatının emekçilerin çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiş ve bu gerçeklikte yazmıştır. Bir üniversitede genç okuyucularına ifade ettiği sözler hepimize bir vasiyet niteliğindedir: “Benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. İnsanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılayamasın. Kimse kimseyi asimile etmesin… Beni okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, cümle kötülüklerden arınsınlar.”

***

Sözlü edebiyattan da beslenen ve yararlanan Yaşar Kemal’in yazdıklarında Anadolu ve Mezopotamya coğrafyası ve tarihinin izleri hiç eksik olmaz. Bir dosta açılır gibidir yazdıkları. Yarasının bir dosta açılmaktır ilacı. Yazdıklarından ve söylediklerinden dolayı defalarca yargılandı. Aydın duruşundan ve muhalif kimliğinden ödün vermedi. Haktan hukuktan taraftı. Yaşar Kemal, 1995 yılında Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanırken hakimlere şöyle sesleniyordu: “Benim yazılarım halkımıza birer çağrıdır. Öncelikle batıdaki, doğudaki çocukları, savaşta ölmüş anaları çağırıyorum. Bu savaş en çok sizin yüreğinizi yaktı. Herkesi çağırıyorum, sayın yargıçlar sizleri de bu savaşı durdurmak isteyenlere katılmaya çağırıyorum. Bu ülke hepimizindir ve bu ülke insanlık tarihinde çok uzun yaşamaya layıktır. Hem de onuruyla yaşamaya … Unutmayalım ki, bir ülkenin insanlarının onuru en azından toprağı kadar kutsaldır. Benim taraf tutmam kadar doğal ne var ki… Kendimi bildim bileli Türkiye’nin halklarının yanındayım. Kendimi bildim bileli zulüm görenlerle, hakkı yenenlerle, sömürülenlerle, acı çekenlerle, yoksullarla birlikteyim.”

***

Bazı yazarlar halkın bağrından doğar, bütün bir ömrünü ve sanatını yine onlara adar. Bu sayede halkın gönlünde yer ederler. İşte edebiyatımızın ulu çınarı böyle bir profil çizdi hep. Evet, koca çınar Yaşar Kemal, hayal dünyamıza dal budak saldığı edebiyat rüzgarıyla o güzel atına binip o güzel insanlar dünyasına göçtü. “Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır” diyen Yaşar Kemal’i anlatmak değil bir yazıya, kitaplara sığmaz. Acılarını yazdığı Ermeni, Êzîdî, Süryani, Kürt, Türkmen bilcümle halkların gönlünde olacak. Ve Abdi Ağa’lar oldukça, İnce Memed’ler de hep var olacak, hep direnecek.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Mesele iktidarı kimin kazanacağı değil, muhalefeti kimin kazanacağı-Ferda Koç

SON HABERLER

Türkiye’de kaybolan İranlı Hüseyin’in ailesi çocuklarını arıy

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kongra Star, Kobanê’nin geleceği için tüm güçlere sorumluluk çağrısı yaptı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kayyım yönetimindeki belediyede usulsüzlük tablosu: Milyarlarca liralık fark, ihalesiz hak devri

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Yan Yanayız Geleceği Konuşuyoruz konferansına katılan kadınlardan dayanışma çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kadınlardan Kobanê için ortak mesaj: Direnişin kazanımları korunmalı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süresiz nafaka iptal edildi, kadınların güvencesi tartışmaya açıldı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

‘Barışın Siyasal Sorumluluğu’ oturumu: Ortak mücadelemiz demokratik çözümün önünü açabilir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır