• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız-Özgür Karabulut

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
15 Ağustos 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bundan önceki yazımızda uluslararası şirketlerin, özellikle tekstil iş kolunda olan işletmelerin bölgedeki sömürü çarkına değinmiş, daha ayrıntılı olarak da yazacağımızı söylemiştik. Ancak meseleyi incelediğimizde söylediklerimizin buz dağının görünen yüzü olduğu ve meseleye eğilince daha başka sonuçlar ortaya çıktığını görünce kapsamlı bir dosya şeklinde yazmayı uygun gördük. Tekelci sermayenin sömürü çarkı vampir gibi işçilerin kanını emen patronlar eliyle nasıl kuralsız bir şekilde işlediği ve devletin denetim yapmamasının yanında teşviklerle de patronları nasıl güçlendirdiği çıplak bir şekilde görünüyor. Kolektif bir çalışma ile bu meseleyi kamuoyu ile paylaşacak ve çözüm önerileri sunacağız.

Sendikaların üye sayılarını gösteren son istatistik geçtiğimiz günlerde resmi gazetede yayınlandı. Biz işçiler açısından tablo karanlık. 13 milyon 754 bin kayıtlı işçiye karşın sadece 1 milyon 890 bin işçi sendika üyesi.

Türk-İş 1 milyon, Hak-İş 675 bin, DİSK 180 bin, bağımsız sendikalar da 28 bin işçi mevcut sendikalara üye. Ve bu oran yaklaşık %13. Geri kalan %87 yani işçilerin büyük kısmı sendikasız. Ve bu işçiler, patronların insafına terk edilmiş durumda. Memlekette işçileri koruyan kollayan yasa kanun olmadığından güvencesiz bir şekilde ücretli köleler olarak yaşamını sürdürmekte. Tabi buna yaşamak denilirse. Sendika üyesi işçilerin kaçta kaçının güvende olduğu; patronlara karşı sendikal güvenceyle korunduğu da tartışılır durumda. Hatta bazı durumlarda sendikalı olmak ile olmamak arasındaki farkı bile ayırt etmek zor.

Bilinen bir gerçek önümüzde duruyor; Kimi sektörlerde özellikle işçileri kontrol altında, denetim altında tutmak için sendikalar patronlar eliyle örgütleniyor iken kimi iş kollarında ise sendikanın esamisi bile okunmuyor. Patronlar ve devlet eliyle sendikaların neden örgütlendirildiğine, en son imzalanan kamu işçileri toplu iş sözleşmesine bakarak daha net anlarız. Ya da hormonlu bir şekilde büyüyen Hak-İş’in iktidara ve patronlara karşı olan tutumları her şeyi ortaya seriyor.

Bu tablo uzun yılladır ne yazık ki böyle. Ve sendikal hareket bu tabloyu değiştirecek mücadeleyi hızla yaratamaz ise böyle devam edecek gibi görünüyor. Bu alanda at izi it izine karışmış durumda. Adında her işçi sendikası yazan işçi sendikası değil bunu biz mücadeleci sendikalar olarak biliyoruz. Ama bilmek yetmiyor tek başına bu durumu değiştirecek mücadeleyi de büyütmemiz üzerimizdeki bu kamburu atmamız şart. Mevcut sendikalı işçiler işçi sınıfının çok küçük bir kesimini oluşturmakta ve sendikalı işçiler büyük bir oranda da adı sendika olan bu patron örgütleri tarafından denetim altında tutulmakta. Ve biz sendikalar üzerindeki bu kara tabloyu değiştireceksek sadece mevcut sendikalı işçiler ile bunu yapmamız zor görünüyor. Buradaki bürokratik yapı ahtapot kollarıyla öyle bir sarılmış ki, dışarıdaki sendikasız işçiler bu alana dahil edilmeden bu düzenin değişmesi kolay olmayacak.

İçeriden biri olarak söylüyorum; bu yapı sendikal örgütlenmenin önünde devletin ve patronların çıkardığı engellerin yanında bir de sendikal bürokrasi engeli ile karşılaşıyoruz. Geçtiğimiz yıl içinde birçok direnişte açıkça bu durumu gördük. Sendika yönetimlerinin yeni örgütlenen yerlerin dengeleri değiştireceğinden korktukları için kendilerine üye olan işçileri bütünlüklü bir şekilde sahiplenmediklerini ya da kendilerine muhalefet olabilecek yerleri zayıflatmak için çaba sarf ettiklerine şahit olduk. Mevcut bürokratik yapı kendi saltanatları sürsün diye her türlü dalkavukluğa şahit olduk. Başta da söyledik bu haliyle ortaya çıkan tablo biz işçiler açısından karanlık bir tablo. Ama şu bir gerçek ki her şey zıddıyla var oluyor, tablo bu kadar karanlık ama bunu aydınlığa çevirecek bir mücadele de alttan alta şekilleniyor.

Yeni örgütlenme pratikleri, yeni arayışlar memleketin dört bir tarafında küçük küçük işaret fişekleri şeklinde parlıyor, gelişiyor. Bizlere düşen görev bu pratikleri geliştirmek deneyimleri çoğaltmak olacak.

Bu deneyimleri çoğaltmadığımız örgütlenmeleri büyütemediğimiz takdirde patronların yanında sendika bürokratları da vampir gibi kanımızı emmeye devam edecek. Siyasi iktidara ve patronlara karşı el pençe divan duran ama işçiye aslan kesilen bu asalak sürüsü bu karanlık tablodan hiç rahatsız değiller. Bu asalaklar da patronlar gibi mücadeleci sendikalardan ve mücadeleci işçilerden rahatsızlar. Şunu bilsinler ki verdiğimiz bu rahatsızlık geçici değil önce sırtımızdaki bu asalakları atacak ardından patronların düzeni son bulana kadar da mücadeleye devam edeceğiz.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Yasaklara dair - Hicri İzgören

SON HABERLER

Mısırlı avukat Suzan Nada: Yaşanan krizlere karşı ortak mücadele yürütülmeli

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Figen Yüksekdağ’dan konferansa mesaj: Kadınların dayanışması çok şeyi değiştirebilir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kobanê düşmedi, direniş tarihe geçti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Polen Ekoloji Kolektifi: COP’lar sermayenin pazaryeri

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Konferans ikinci gününde: Barışın Siyasal Sorumluluğu: Demokratik Çözüm, Meclis ve Siyasi Partiler oturumu sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Faysal Sarıyıldız: İki yıldır söz var, somut adım yok

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Şimdi salonlardan sokaklara çıkma zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır