• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Kasım 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Gültan Kışanak: Çerçeve yasa yürürlüğe girmeli

7 Kasım 2026 Cumartesi - 09:50
Kategori: Güncel, Manşet

Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gültan Kışanak, sürecin ilerlemesi için Abdullah Öcalan’ın barış ve siyasallaşma sürecini koordine edebilecek imkanlara kavuşturulması ve Çerçeve Yasa’nın bir an önce yürürlüğe girmesi gerektiğini söyledi

Kürdistan ve Türkiye’nin önemli gündem maddelerinden biri olan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin ANF’ye değerlendirmelerde bulunan siyasetçi Gültan Kışanak, sürecin hedefinin tüm halkların kendi dili, kimliği ve kültürüyle özgürce yaşayabileceği demokratik ortak bir gelecek inşa etmek olduğunu belirtti. Sürecin ilerlemesi için toplumsal örgütlenmenin önemine işaret eden Gültan Kışanak, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün önündeki engellerin kaldırılması ve Meclis’te çıkarılan Çerçeve Yasa’nın yürürlüğe girmesi gerektiğini söyledi.

Demokratik, ortak bir gelecek inşa etmeliyiz

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yalnızca iktidarla yürütülen müzakerelerden ibaret olmadığını belirten Gültan Kışanak, 27 Şubat çağrısının bütün toplumu ilgilendiren demokratik bir yeniden yapılanma çağrısı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin hedefi ortak bir gelecek, demokratik bir gelecek inşa etmek; Kürt halkının da kendi diliyle, kimliğiyle ve kültürüyle var olabileceği demokratik bir yaşam alanı oluşturmaktır.
Bunun, tüm toplumu ilgilendiren bir konu olduğu; toplumun kendisini demokratik olarak yeniden kurması, örgütlemesi, haklarının farkına varması, demokratik bir güç haline gelmesi ve daha iyi bir gelecek kurabilmek için kendisini asıl muhatap haline getirmesi gerektiğine dair bir çağrı yapıldı.”

Kadınlar bu süreçte kurucu özne olmalı

Demokratik toplumun inşasında kadınların öncü rol oynaması gerektiğini kaydeden Gültan Kışanak, kadın hareketinin sahip olduğu birikim ve toplumsal dönüşüm gücüne dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Eğer demokratik bir gelecek kurabilirsek, demokratik bir ortak yaşam inşa edeceksek kadınların bunda hem öncü rol oynaması hem de kendilerini kurucu özne olarak konumlandırması gerekir. Toplumun yarısını oluşturan, demokratik bilinç ve zihniyet devrimi konusunda kendisini oldukça geliştirmiş, değiştirmiş ve toplumsal dönüşüme öncülük yapabilecek kadar güçlenmiş bir kadın hareketi var. O nedenle bu çağrıyı, kadınlara da yapılmış bir çağrı olarak değerlendirdik.”

Barışı toplumsallaştırmamız gerekiyor

Barışın sadece silahların susmasıyla sınırlı olmadığını dile getiren Gültan Kışanak, toplumun farklı kesimlerinde ortak bir mutabakat zemini oluşturulmasının önemine değinerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Toplumun çok farklı kesimlerinde, silahların devre dışı bırakılması, her halkın, kimliğin ve kültürün varlığının kabul edilmesi, hukuk içine alınması ve demokratik gerekliliklerinin yerine getirilmesi konusunda toplumsal bir mutabakat oluşturmamız gerekiyor. Bu nedenle kadınlar hem barışın toplumsallaştırılması ve inşası hem de demokratik toplumun inşası ve demokratik geleceğimizin kurulması konusunda kendilerine büyük bir sorumluluk düştüğünün farkında…
Herkes, ‘Barış içerisinde yaşamak istiyoruz, birlikte yaşamak istiyoruz, daha demokratik bir gelecekte yaşamak istiyoruz’ diyor. Fakat buraya nasıl ulaşacağımız sorusuna verilen cevaplarda farklılıklarımız var. Bunu tartışarak, konuşarak ve toplumsal zeminde daha güçlü tartışmalar yürüterek doğru cevaplar bulacağımıza inanıyorum.”

Sayın Öcalan’ın öncü rolünü biliniyor

Sürecin başından itibaren Abdullah Öcalan’a öncülük çağrısı yapıldığını hatırlatan Gültan Kışanak, tıkanıklıkların aşılması için Öcalan’ın koordinatörlük rolünün imkanlarına kavuşturulması gerektiğini belirterek şunları ifade etti:

“Birincisi, süreç başladığında Sayın Öcalan’a yapılan bir çağrı vardı. Bu, ‘Gel, bu sürece öncülük et’ çağrısıydı. Daha sonraki açıklamalarda da bunun bir barış ve siyasallaşma sürecine öncülük etme ve koordinatörlük yapma daveti, çağrısı ve beklentisi olduğu ifade edildi. Bu rolü ancak Sayın Öcalan’ın oynayabileceğini herkes biliyor. İktidar da biliyor. İktidarın diğer ortağı MHP de bunu çok açık bir şekilde dile getiriyor. Ancak iktidar, bu reel duruma denk bir tutum içerisinde değil…
Sayın Öcalan’ın barış ve siyasallaşma sürecinde oynayacağı rolün önündeki imkanların açığa çıkarılması, bütün iletişim kanallarının açılması ve belirli bir kurulla birlikte çalışmasının imkanlarının yaratılması gerekiyor.”

Çerçeve yasa yürürlüğe girmeli

Meclis’te çıkarılan Çerçeve Yasa’nın bekletilmeden hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizen Gültan Kışanak, hükümetin atması gereken acil adımlara ilişkin şöyle konuştu:

“Eksik de olsa bir yasa çıkarıldı. Bu yasanın bir an önce yürürlüğe girmesi gerekiyor. Yani bu yasa orada, masada beklesin diye çıkarılmadı. İki yıldır toplumda herkesin, başta biz kadınların, demokratik kamuoyunun, Kürtlerin ve bu ülkede barış isteyen herkesin yaptığı çağrı şuydu: 11 Temmuz’da silahlarını bıraktılar, yaktılar ancak daha sonra geri dönmek zorunda kaldılar. Bir yasa çıkarın ki silah bırakanlar gelip burada demokratik toplumsal yaşama ve siyasal yaşama katılabilsin.
Sayın Öcalan’ın, silahlı mücadeleden demokratik siyasi mücadeleye geçiş süreci olan siyasallaşma sürecinin ve barışın inşasının koordinatörlüğünü yapabilecek imkanlara kavuşturulması ve Meclis’te büyük bir mutabakatla çıkarılan Çerçeve Yasa’nın bir an önce yürürlüğe girmesi.”

Savaş ve çatışma ortamı kadına yönelik şiddeti artırıyor

Savaş ve çatışma koşullarının kadına yönelik şiddeti katmerleştirdiğini dile getiren Gültan Kışanak, barış mücadelesi ile kadına yönelik şiddetle mücadelenin iç içe geçtiğini şu sözlerle vurguladı:

“Biliyoruz ki çatışmanın ve savaşın olduğu yerlerde şiddet giderek daha makbul, kutsanan bir alan haline geliyor ve maalesef bu durum, kadınlara büyük bir şiddet dalgası olarak geri dönüyor. Bireysel silahlanma ve şiddeti meşru görme eğilimi ortaya çıkıyor. Koruculuk gibi bir mekanizmanın yarattığı sorun alanlarını yaşadık, gördük. Kadın bedeninin savaşta fethedilmesi, yenilmesi gereken bir alan olarak görülmesiyle kadına yönelik şiddetin de buradan yükseldiğine tanık olduk.
O nedenle şunu biliyoruz: Savaş ve çatışma, kadına yönelik şiddetin arttığı, tırmandığı, çeşitlendiği, katmerlendiği ve kadınlara yaşam hakkı tanımayan bir noktaya doğru hızla ilerlediği bir ortam yaratıyor. Bu nedenle kadınlar açısından kadına yönelik şiddeti durdurma mücadelesiyle savaşı ve çatışmayı durdurma, barışı inşa etme mücadelesi birbiriyle tamamen örtüşen mücadelelerdir.”

25 Kasım’da barış ve dayanışmayı büyüteceğiz

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında kadınların sokaklarda barış sesini yükselteceğini belirten Gültan Kışanak, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:

“25 Kasım’da da kadına yönelik her türlü şiddeti durdurabilecek güçlü bir kadın örgütlenmesini ve kadın bilincini açığa çıkarmak, kadın dayanışmasını örgütlemek için hep birlikte çalışacağız. Aynı zamanda bu mücadeleyi, 25 Kasım’da barışın toplumsallaşması ve barış mücadelesinin güçlenmesi için de yürüteceğiz. Bu iki konu birbiriyle doğrudan bağlantılı.
Bu 25 Kasım’ın kadınların mahallelerinde, evlerinde, sokaklarında ve iş yerlerinde şiddet kültürüne karşı barış kültürünü nasıl geliştirebileceklerini, şiddeti nasıl durdurabileceklerini ve kadınlar olarak nasıl daha güçlü örgütlenebileceklerini tartışacakları bir dönem olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda 25 Kasım haftasında sokaklara ve meydanlara çıkarak seslerini tüm kamuoyuna en güçlü şekilde duyuracaklar.”

HABER MERKEZİ 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Dilovası yangınında ailelerin adalet mücadelesi sürüyor

SON HABERLER

Gültan Kışanak: Çerçeve yasa yürürlüğe girmeli

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Dilovası yangınında ailelerin adalet mücadelesi sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

11 üniversiteye rektör atandı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Kurtalan’dan yükselen emekçi sesi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Narsist iktidarın yenilgisi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

AKP iktidarının 24. yılında memleket ahvali

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

KDP-YNK çekişmesi: Ayrışma değil bütünleşme zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır