Siyaset bilimci Dr. Ecehan Balta, Kürdistan’da 50 yıllık savaşın doğada yarattığı tahribatın tespit edilmesi ve ekolojik restorasyonun barış politikalarına dahil edilmesi çağrısında bulundu. Ecehan Balta, doğanın da barışın bir öznesi olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguladı
“Kadınlar Yan Yana Barışı Konuşuyor” konferansında bir araya gelen kadınların ekoloji oturumunda konuşan Dr. Ecehan Balta, savaşın doğada yarattığı tahribat, doğal varlıkların talanı ve ekolojik onarımın barış sürecindeki rolünü değerlendirdi. Ecehan Balta, barışın toplumsallaşmasının doğayla barışmayı da içermesi gerektiğini belirterek, doğanın kendi hakları bulunan bir varlık ve hukuk öznesi olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
Kalkınma anlayışı
Mevcut kalkınma anlayışının doğayı sınırsızca kullanılabilecek bir kaynak olarak gördüğünü belirten Ecehan Balta, doğanın talan edilmesinin yalnızca ekolojik dengeyi değil, halkların tarihini, kültürünü ve gelecek kuşakların yaşam hakkını da tehdit ettiğini kaydetti. Ecehan Balta, “Barajların altında tarihimiz, kültürümüz, kültürel mirasımız kalıyor. Bütün bu bedellerin bir karşılığı var” dedi.
Enerji projeleri ve Dicle
Çatışmaların sona ermesinin doğaya yönelik yıkımın da sona ereceği anlamına gelmediğine dikkat çeken Ecehan Balta, Kürdistan’da farklı enerji ve madencilik projelerinin doğa üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü belirtti. Amed’deki (Diyarbakır) kaya gazı arama faaliyetlerini, Varto’daki güneş enerjisi santralini, farklı bölgelerdeki rüzgâr enerjisi santrallerini, barajları ve Gabar’daki petrol faaliyetlerini örnek gösteren Ecehan Balta, Dicle Nehri’nin 100 kilometrelik bölümünün nehir statüsünü kaybederek dereye dönüştüğünü ifade etti.
Kadın emeği ve toprak reformu
Ekolojik tahribatın tespitinde kadınların bilgisinin ve deneyiminin esas alınması gerektiğini vurgulayan Ecehan Balta, doğayla kurulan ilişkinin yalnızca bilimsel ve teknik veriler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirtti. Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi’nde kayıtlı çiftçilerin sadece yüzde 17’sinin kadın, yüzde 83’ünün erkek olduğunu; mülkiyet ilişkilerinde kadınların tarlaların yüzde 20’sine bile sahip olmadığını söyleyen Ecehan Balta, “Erkek işçi 100 lira, kadın işçi 80 lira, çocuk işçi 60 lira, Suriyeli işçi 40 lira diye başlayan ücret tarifeleri gördük” dedi.
Barış ve ekolojik restorasyon
Enerji projelerinin yerel halkın yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını ortadan kaldırabildiğini belirten Ecehan Balta, Akbelen’de termik santralin alanını genişletmek için 43 köyün boşaltıldığını hatırlattı. Kadınları özne kabul eden köklü bir toprak reformuna ihtiyaç olduğunu söyleyen Ecehan Balta, “Bu inşa sürecinde en önemli anahtar, en önemli kilit taşı kadınların sendikası olacak” diye konuştu.
Haber: Melike Aydın / JINNEWS









