YBŞ Sözcüsü Hadî Îlyas, Bağdat’la varılan entegrasyon anlaşmasının teslimiyet değil, Êzidî güçlerinin ve kurumlarının Irak devleti içinde yasal statü kazanması anlamına geldiğini belirtti
Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) Sözcüsü Hadî Îlyas, Irak ile varılan ve 26 Ekim’de kamuoyuna duyurulan entegrasyon anlaşmasının ayrıntılarını anlattı. Mezopotamya Ajansından Özgür Paksoy’a konuşan Hadî Îlyas, anlaşmanın YBŞ ve Şengal Kadın Birlikleri’nin (YJŞ) tasfiyesi anlamına gelmediğini, güçlerin Irak güvenlik sistemi içinde resmi statü kazanacağını söyledi.
2014’te DAİŞ’in Êzidîlere yönelik saldırıları sırasında kurulan YBŞ ve YJŞ’nin 12 yıllık mücadelesinin ardından Bağdat’la yapılan görüşmelerin Şubat ayında üst düzey temaslarla başladığını belirten Îlyas, bundan sonraki aşamanın güçlerin konumlandırılması olduğunu ifade etti. Güçlerin hangi bölgelerde, hangi sayılarla görev yapacağı ve iç güvenlik ile savunma sorumluluklarının önümüzdeki iki ay içinde netleşmesi bekleniyor.
‘Tasfiye değil, resmi statü’
Anlaşmanın “teslimiyet” olarak yorumlanmasını reddeden Îlyas, YBŞ’nin feshedilmediğini, yalnızca isim ve statü değişikliği yaşanacağını söyledi. YBŞ ve YJŞ savaşçılarının farklı taburlar ve iç güvenlik birimleri içerisinde görev yapacağını belirten Îlyas, “İsim olarak kalmayabilir ama güç olarak şüphesiz kalacak. Tam aksine resmiyet kazandık” dedi.
Îlyas’a göre Şengal’de kurulacak taburların Tilqeseb, Tilezer, Xanesor ve Sinonê gibi yerel isimlerle yapılandırılması, iç güvenlik güçlerinin de Êzidîlerden oluşması planlanıyor. Şengal’deki mevcut iç güvenlik birimlerinde görev yapan polislerin yaklaşık yüzde 80’inin Êzidî olduğunu belirten Îlyas, yeni düzenlemeyle güvenlik yapısında Êzidîlerin ağırlığının korunacağını söyledi.
Silahların devlet kontrolü konusunun da görüşmelerde ele alındığını aktaran Îlyas, YBŞ’nin elinde ağır silah, tank veya top bulunmadığını, ferdi silahların ise resmi statü sonrasında devlet envanterine alınabileceğini ifade etti. Silahların devletin bilgisi dışında kullanılmaması gerektiğini belirten Îlyas, Şengal’in dış saldırılara karşı da Bağdat tarafından korunması gerektiğini söyledi.
‘Toplumumuzu savunmak kırmızı çizgimiz’
Entegrasyon görüşmelerinde temel kırmızı çizgilerinin YBŞ ve YJŞ güçlerinin Şengal’den çıkarılmaması olduğunu vurgulayan Îlyas, “Toplumumuzu savunmak bizim için esastır. 2014 yılından sonra gördük, Êzidî toplumu dışında kimse Êzidî toplumunu savunamaz” dedi.
Îlyas, 9 Ekim 2020’de Bağdat ile Hewlêr arasında yapılan ve KDP’nin uygulanmasını istediği anlaşmanın Êzidîlerin iradesini içermediğini savundu. Êzidîlerin kendi gelecekleri hakkında doğrudan karar verebilecek bir iradeye sahip olduğunu belirten Îlyas, “Kimse Êzidîlerin geleceğini belirleyemez” ifadelerini kullandı.
Özerk Yönetim ve yeniden inşa
Anlaşmanın yalnızca askeri entegrasyonla sınırlı olmadığını belirten Îlyas, Şengal’in idari, kültürel ve ekonomik yapısının da görüşmelerin konusu olduğunu söyledi. 2014’ten bu yana hizmet veren Şengal Özerk Yönetimi’ne bağlı belediye, sağlık, eğitim ve diğer kurumların yasal statüye kavuşturulması gerektiğini belirten Îlyas, bu kurumların devlet tarafından tanınmasını istedi.
Îlyas, DAİŞ saldırıları sırasında kaybolan binlerce Êzidînin akıbetinin ortaya çıkarılması için özel bir komisyon kurulması gerektiğini de söyledi. Binlerce kişinin hâlâ kamplarda yaşadığını ve Şengal’de çok sayıda evin yıkık olduğunu belirten Îlyas, yeni yıl itibarıyla yeniden inşa sürecinin başlatılması ve göçmenlerin dönüşünün sağlanması gerektiğini vurguladı. ŞENGAL
YJŞ de resmi statü kazanacak
Kadın savunma gücü YJŞ’nin de entegrasyon sürecinin içinde yer alacağını belirten Îlyas, YJŞ’nin Irak açısından yeni bir yapılanma olduğunu söyledi. YJŞ savaşçılarının iç güvenlik ve toplumsal güçler içerisinde görev yapacağını aktaran Îlyas, “YJŞ resmi statüye kavuşturulacak ve çalışmalarını sürdürecek” dedi.
Îlyas, anlaşmanın Êzidî toplumu açısından bir son değil, yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, 530 dolayındaki Êzidî savaşçının şehit olarak tanınması, yaralıların haklarının güvenceye alınması, kayıpların bulunması, göçmenlerin dönüşü ve Şengal’in yeniden inşasının sürecin temel başlıkları olduğunu kaydetti.
HABER MERKEZİ








