Ev-Eksen Genel Başkanı Gülsüm Nazlıoğlu, barışın toplumsallaşmasının kadınların ortak emek ve yaşam mücadelesinden geçtiğini belirtiyor. 63 yaşındaki Gülsüm Nazlıoğlu, ‘Bir gün bile sigortam yok’ diyerek görünmeyen emeğin görünür kılınmasını istiyor
Kadın emeğinin görünür kılınması ve toplumsal barışın sağlanması, eşitlik ve hak mücadelesinin temel başlıkları arasında yer alıyor. Ankara’da Ev-Eksenli Çalışanlar Sendikası (Ev-Eksen) Genel Başkanı Gülsüm Nazlıoğlu, JINNEWS’ten Nazlıcan Nujin Yıldız’a barışın toplumsallaşması ile kadınların emek ve yaşam mücadelesi arasındaki bağı anlattı. Gülsüm Nazlıoğlu, ev eksenli çalışan kadınların görünmeyen emeğini, sigortasızlığını ve emeklilik hakkı mücadelesini dile getirdi.
Görünmeyen emek
Emek meselesinin kadınlar için öncelikli dönüşüm alanlarından biri olduğunu söyleyen Gülsüm Nazlıoğlu, kapitalist dünyada emek denince yalnızca komün ve toplumsal yaşamın anlaşılmaması gerektiğini belirtti. Kırk yıla yakındır ev eksenli çalıştığını anlatan Gülsüm Nazlıoğlu, “Evde dikiş diken, makarna yapan, nakış yapan, boyama yapan bir işçiyim” dedi. Yasanın bu işi vasıfsız işçilik olarak tanımladığını aktaran Gülsüm Nazlıoğlu, “63 yaşına gelmişim ve bir gün bile sigortam yok” diye konuştu.
Sigortasızlık nedeniyle hanedeki erkek gelir sahibine muhtaç kaldığını ifade eden Gülsüm Nazlıoğlu, yıllarca kendi kazancıyla eve katkı sunduğunu söyledi. Gülsüm Nazlıoğlu, hanenin işlettiği bakkal örneğinde olduğu gibi kadınların ücretsiz aile işçiliği yaptığını, iş yerinin kadının üzerine kayıtlı olmadığını ve sigortasının bulunmadığını aktardı.
Örgütlenme deneyimi
Kadın istihdamının dönüşmesi gerektiğini ancak bunun tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Gülsüm Nazlıoğlu, ev eksenli çalışmada örgütlenmeyi yapan kadınlardan biri olduğunu söyledi. Gülsüm Nazlıoğlu, “Bir eve giriyorsun, o kadının bütün hayatını dinlemen gerekiyor” dedi. Kadını bütünüyle dinleyince bir yoldaşlık hukuku oluştuğunu belirterek, “Siparişlerimi geceye ayarlıyorum, gündüz örgütlenmemi yapıyorum” diye konuştu.
Emeklilik hakkı kazanılmalı
Ev eksenli ve sigortasız çalışan kadınların yaşadıklarından örnekler veren Gülsüm Nazlıoğlu, Muğla’daki bir toplantıda yol parası olmadığı için geciken bir kadının “Bizim bir an evvel emeklilik hakkını almamız lazım” dediğini aktardı. Gülsüm Nazlıoğlu, “Parasını alamadığı gün yine erkeğe muhtaç kalıyor” dedi. Ev eksenli çalışan kadınların emeklilik hakkı istemesinin birçok kesimde tuhaf karşılandığını dile getiren Gülsüm Nazlıoğlu, “Ben de çalışıyorum, benim farkım işimin eve gelmesi” diyerek yıllarca bunu anlatamadıklarını ama sonunda anlattıklarını ve davaları kazandıklarını söyledi.
Barış ve toplumsal inşa
Ev eksenli çalışan kadınlarla süreci tartıştıklarını paylaşan Gülsüm Nazlıoğlu, “Neden barış istiyoruz, neden terörist demiyoruz da gerilla diyoruz” diye sorduklarını belirtti.
Savaşın bütçeyi ve çocukları aldığını ifade eden Gülsüm Nazlıoğlu, “Hem canımı alıyor hem paramı alıyor” diye konuştu. Bölgedeki kadınların Batı’daki kadınlara meseleyi doğrudan anlattığını, karşı karşıya gelip birbirlerini anladıklarını söyleyen Gülsüm Nazlıoğlu, Colemêrg (Hakkâri) örneğini verdi. Bir arkadaşın çocuğu tutuklandığında “Bu mesele hepimizin meselesi” dediklerini aktardı.
Yan yana durmak
Savaşları çıkaranların erkekler olduğunu ifade eden Gülsüm Nazlıoğlu, “Biz kadınlara kalsa mümkün değil” dedi. Gülsüm Nazlıoğlu, “Bizim içimizde mücadele ruhu var, beynimizde şiddet yok” diye konuştu. Bütün Kürdistan’ıyla ve Türkiye’siyle bir araya gelerek inşa sürecinin toplumsallaşmasını sağlayacaklarını belirten Gülsüm Nazlıoğlu, “Yan yana durmayı becermemiz lazım” ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ









