• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Türkiye’nin zor barışı-Hüseyin Kalkan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
22 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Öcalan’a konulan görüş yasağının kaldırıldığını duyurdu. Bu karar olumlu yankılandı. Tecridin son bulacağı ve açlık grevlerinin biteceği beklentisi doğurdu. Ancak öyle olmadı. Avukatların Öcalan ile görüşme talebi yanıtlanmadı. Üstelik geçtiğimiz hafta açlık grevindeki tutukluların koğuşları basıldı. Kişisel bazı eşyalara el konuldu. Tutukluların avukatı Fırat Vural, Tekirdağ cezaevi müdürüyle yapılan görüşmede uygulamanın İçişleri Bakanı’nın talimatıyla yapıldığının anlaşıldığını aktardı. Vural bunun merkezi bir karar olduğunu belirtti. Ayrıca HDP yaptığı açıklamadan bu gelişme ile ilgili İçişleri Bakanı’nı uygulamadan sorumlu tuttu ve eleştirdi. Görülüyor ki bir bakanın yaptığını başka bir bakan bozuyor. Bu gelişme hükümet içindeki bir çelişkiye işaret ediyor olabilir. Çiller-Ağar ekolünden gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, o ekolün geleneksel metotları ile sorunu çözmek istiyor olabilir. Varsa hükümet içindeki bu çelişkinin hangi yönde çözüleceğini önümüzdeki günlerde anlayacağız.

Bir simge olarak beyaz tülbent

Ancak bu olay bize Kürt sorunun çözümünde, en küçük bir adım atmanın ne kadar güç olduğunu göstermesi bakımında önemli. Sonuç olarak bu mevcut yasaların uygulanmasını isteyen bir eylem. Hükümet duyarsız kalınca anneler beyaz tülbentleri ile devreye girdiler ve herkese bir yol gösterdiler. Çözüm yolu barıştan geçiyor. Artık onların tülbentleri çok fazla şeyi simgeliyor. En başta barışı.

Devlet 8 yıldan bu yana Öcalan’a tecrit uyguluyor. Bunun yasal bir dayanağı yok. Sayıları binleri aşan açlık grevi eylemcileri ve ölüm orucundakiler sadece mevcut yasaların uygulanmasını istiyorlar. Sadece hükümlü ve tutuklular değil, Türkiye ve dünyadaki sivil toplum örgütleri, hatta hükümetler bu uygulamaya son verilmesini istiyorlar. İktidar bizim fark ettiğimizden daha büyük bir baskı altında. Anlaşılıyor ki iktidarın bir kanadı bu konularda adım atmak istiyor ve bu sorunu çözmek istiyor. Adalet Bakanı’nın avukat görüşmesine ilişkin yaptığı açıklama bunun kanıtı. Devlet içinde bir kanat da çözüme direniyor. Atılacak adımları domine edebildiklerine göre de hayli güçlü bir kanat bu kanat.

Barışı kazanmanın zorlukları

93’ten bu yana bu topraklarda barış deneniyor. Her defasında bir provokasyon süreçleri bitirdi. Avukat görüşmesi beklenirken, açlık grevinde olan ve her biri kritik sınır aşmış olan tutuklu ve hükümlülerin koğuşunu basmak, kişisel eşyalarına el koymak, onların dışarı ile iletişimini bütünü ile koparmak, yeni bir provokasyon sayılmalıdır. Öcalan’ın mektubu ile birlikte başlayan yumuşama süreci sabote edilmek istenmektedir.

Oysa ki adını ne koyarsan koy 1983’ten beri bir çatışma sürmektedir. Ve kara bir delik gibi Türkiye’nin imkânlarını yutmaktadır. Bugün Türkiye’de ekonomik krizin dünyaya göre çok ağır cereyan etmesinin, bu çatışmayla yakın ilişkisi var. Üstelik içerideki çatışmaya Suriye’deki çatışma da eklendi.

Öcalan, mektubunda Türkiye’nin hassasiyetlerine dikkat çekerken, devlet, en azında devlet içinde bir kanat, Öcalan’ın hassasiyetleri ile oynamayı bir marifet sayıyor. Bütün bunlar Türkiye’de barışı kurmanın zor olduğunu gösteriyor. Bunca yıl süren savaş, ondan yararlanan kanatlar oluşturdu. Şimdi barışı önüne koyanlar, daha büyük bir güç sarf etmek, daha çok çalışmak zorunda. Gelinen noktada tecridin kalkması, açlık grevlerinin ve ölüm oruçlarının herhangi bir can kaybı olmada sonra ermesi önümüzdeki sürecin barışa evrilmesi için elzem. Artık kimse Kürtleri hesaba katmadan bölgede adım atamaz, proje uygulayamaz. O yüzden kıyım ve asimilasyon rüyaları görmeden barışı kurmak en iyisi. Sorunun çözülmediği her gün, faturası giderek büyüyor. Bu durum topluma ve ülkeye büyük zarar veriyor. Barışa dair hiçbir şey bilmiyorsak, (yani cahilsek bu konuda) beyaz tülbentleri ile yollara düşen analara kulak vermeliyiz. Bizim için mutlaka bir sözleri vardır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Aklanma-İbrahim Sinemillioğlu

SON HABERLER

Ankara’daki kadın könferansı sona erdi: Barışın inşasında eşit söz ve karar hakkı olmalı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Mûş’ta ‘Ekmek, Barış ve Adalet için Bütçe’ buluşması

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Birçok kentte 1 Kasım açıklaması: Kobanê güç vermeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Yaşam Hakkı Savunucuları: Hiçbir canlının bedeni sermayenin mülkü değildir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kobanê halkı 1 Kasım’ı kutladı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren dört kardeş için taziye

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aykut Özmen İstanbul’da, Fahrettin Özkan Mersin’de anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır