Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ndeki tıkanıklıklara ve İmralı’daki yeni konut tartışmalarına dikkat çeken DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ‘Bu konuttan sonra bu tıkanıklıklar aşıldı diyemiyoruz. Aşılsın diye uğraşıyoruz. Aşılsın diye çabalıyoruz’ dedi
Farklı siyasi birikim ve mücadele deneyimine sahip kadınların bir araya gelerek ülke gündemini tartıştığı “Kadınlar yan yana geleceği konuşuyor” konferansı iki günlük programın ardından sona erdi. Konferansa katılan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Mezopotamya Ajansı’na (MA) güncel siyasi gelişmelere ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair değerlendirmelerde bulundu.
‘Kadınlar tarihi işe imza attı’
Konferansın ülkenin dört bir yanından gelen kadınların katılımıyla özlenen bir tablo oluşturduğunu vurgulayan Tülay Hatimoğulları, barışın inşasında kadınların en önemli yapı taşı olduğunu belirtti. İktidarın ve diğer siyasi partilerin kadınları süreçlerin dışında tutmaya çalışan adımlar attığını ifade eden Tülay Hatimoğulları, “Konferansta kadınların farklılıklarımızla nasıl bir arada yaşayabileceğimize dair muazzam mesaj verdi. Özlenen Türkiye tablosunun kendisini bu salonda görebildik, görebiliyoruz. Bunun Türkiye’nin her yerinde yaşam bulması için kadınlar yan yana geliyor ve geleceğini konuşuyor” dedi.
‘Milyonlarca yurttaşımız açlıkla yüz yüze’
Ekonomik adaletsizlik ve yoksulluğun Türkiye’nin en temel sorunları olduğuna dikkat çeken Hatimoğulları, adil bir barışın ancak eşit yurttaşlık ve cinsiyet eşitliği temelinde kurulabileceğini belirten Tülay Hatimoğulları şunları söyledi:
“Milyonlarca yurttaşımız açlıkla yüz yüze ve güvencesiz. Türkiye’nin en temel meselelerinden biri açlık ve yoksulluk. Ekonomik adaletin olmadığı yerde bir cinsiyet eşitliğinden yeterince bahsedemiyoruz. Yine adaletin olmadığı bir yerde gerçekten adil bir barıştan bahsetmek çok zor. O bakımdan adalet mücadelesi kapitalizme karşı yürütülen antikapitalist mücadelenin barışla kurduğu köprüler neler olmalı, kadınlar bu konuda çok önemli vurgular yaptı. Cinsiyet eşitliği vurgusunun eşit yurttaşlık hakkı tanımında iç içeleşen, harmanlanan bir eşit yurttaşlık tartışmasının olması gerektiğini vurguladı. Hem kadın hareketinin hem eşit yurttaşlık tartışması nerede yürütülecekse yürütülsün bu tartışma çok önemli.”
‘Yeni Konutun siyasi bir anlamı olmalıdır’
DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar’ın Abdullah Öcalan’ın yeni yere geçtiğine dair açıklamalarını hatırlatan Hatimoğulları, konut tartışmalarının magazinel bir şekilde yürütülmesinin sürece zarar verdiğini söyledi. Öcalan’ın yeni konuta taşınmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Tülay Hatimoğulları, şunları kaydetti:
“Bu süreç Sayın Öcalan ile yürütülüyor ve yeni konut demek aslında müzakere ve diyalog sürecinin daha da güçlendirilmesi için Sayın Öcalan’ın özgür çalışabileceği, yaşayabileceği koşulların oluşması demektir. Bu taşınmanın ya da yeni konutun tam anlamı budur. Bir siyasi anlamı olmalıdır. Sayın Öcalan taşınırken de zaten bu siyasi anlamı güçlendirmek için oraya taşınmıştır.”
Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nun adaya gitmesi lazım
Öcalan’ın aydınlar, gazeteciler, akademisyenler ve siyasi partilerle görüşmek istediğini dile getiren Tülay Hatimoğulları, Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nun en acil şekilde adaya gitmesi ve DEM Parti heyetinin görüşme taleplerinin karşılanması gerektiğini şu sözlerle vurguladı:
“Komisyon İmralı’nın dışında, komisyonun koordinatörü de İmralı’da. Böyle bir komisyon çalışması olmaz ki. Dolayısıyla bu heyetin yani bu komisyonun mutlaka en acil şekilde adaya gitmesi gerekiyor. Sayın Öcalan’ın DEM Parti’nin Eş Genel Başkanları ve MYK üyelerimizle görüşme talebi vardı. Bizim de talebimiz vardı uzun bir zamandır. Bu dahi gerçekleştirilmedi şu ana kadar. Dolayısıyla bu taşınma meselesinin siyasal anlamıyla buluşması gerekir ki hakikaten sürece bir katkı sağlasın ve süreç ilerletirsin.”
‘Tıkanıklık aşıldı diyemiyoruz’
Sürecin ilerleyişine dair yaşanan durağanlığa değinen Tülay Hatimoğulları, iktidarın somut adımlar atmadığını ve süreci oyaladığını ifade etti. Çerçeve yasanın uygulanmadığını ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarına bağlandığını belirten Tülay Hatimoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dolayısıyla bu konuttan sonra bu tıkanıklıklar aşıldı diyemiyoruz. Aşılsın diye uğraşıyoruz. Aşılsın diye çabalıyoruz… İktidar sürece samimiyetini ortaya koyacaksa toplumun buna olan inancını arttıracak hamleler olmalı ve adımlar atılmalı.”
Haber: Necla Demir Arvas – Ceren Leventoğlu / MA









