‘Kadınlar Yan Yana, Geleceği Konuşuyoruz’ konferansının ardından değerlendirmelerde bulunan TJA aktivisti Sebahat Tuncel, buluşmanın farklı kadın mücadelelerini ortaklaştıran ve barışın toplumsallaşmasını hedefleyen güçlü bir adım olduğunu söyledi
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’yle birlikte Kürt sorununun demokratik çözümü ve kalıcı barışın toplumsallaşmasına yönelik tartışmalar sürerken, kadınlar “Kadınlar Yan Yana, Geleceği Konuşuyoruz” konferansında bir araya geldi. İki gün süren oturumlar ve forumlarda özgürlükler, demokrasi, adalet, eşit yurttaşlık, kapitalizm ve sömürüye karşı emek mücadelesi ile toplumsal cinsiyet eşitliği başlıkları ele alındı. Konferansın çağrıcılarından Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Sebahat Tuncel, JINNEWS‘e yaptığı değerlendirmede buluşmanın detaylarını paylaştı.
‘Kendi barışımızı inşa etmeliyiz’
Konferansın hazırlık sürecinde farklı kesimlerden kadınların bir araya gelme arayışının öne çıktığını belirten Sebahat Tuncel, iktidarın politikaları nedeniyle sürece şüpheyle yaklaşan kesimleri de davet ettiklerini söyledi. Sebahat Tuncel, sürecin işleyişine dair yöneltilen eleştirilere rağmen kadınların geleceği barış ekseninde konuşmak üzere buluştuğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Devlet politikalarını eleştiriyoruz, mesafeli durabiliriz ama barış, devletin veya iktidarın tekelinde olmayacak kadar önemli ve ciddi bir iş. Dolayısıyla biz kendi barışımızı geliştirmeliyiz, kendi barışımızı inşa etmeliyiz.”
‘Sadece silahların susması barış getirmez’
Kadınların erkek egemen kapitalist sistemin hayatlarını nasıl etkilediğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Sebahat Tuncel, yalnızca silahların susmasının barış getirmeyeceğini, asıl barışın kadınların ellerinde şekilleneceğini dile getirdi. Konferansta tartışılan başlıkların yerellerde, fabrikalarda, üniversitelerde ve köylerde sürdürülmesi gerektiğine dikkat çeken Sabahat Tuncel şunları söyledi:
“Burada bir sonuç bildirgesi çıkmayacak belki ama bu yürüyüşü yerellerde devam ettirelim mesajı çıktı. Çünkü bu hayat bizim ve özgür yaşamak istiyoruz.”
‘Sayın Öcalan’ın özgürlüğü barışın kalıcılaşmasının yoludur’
Konferansın en önemli yanının farklı mecralarda yürüyen kadın mücadelesinin ortaklaşması olduğunu belirten Sebahat Tuncel, kalıcı barışın inşasına dair şu değerlendirmelerde bulundu:
“Barış nasıl kalıcılaşacak sorusu çok soruldu. Bize göre barış ancak böyle kalıcılaşabilir; taraflar özgür olduğunda kalıcılaşabilir. Kürtlerin, Alevilerin, en çok da kadınların hak ve özgürlükleri güvence altına alındığında bir barıştan bahsedebiliriz. TJA olarak bizim de talebimiz Sayın Öcalan’ın özgürlüğü. Aynı zamanda bu, barışın kalıcılaşmasının yoludur.”
Önümüzdeki süreçte 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne hazırlandıklarını hatırlatan Sebahat Tuncel, Rojava direnişinden ve mücadele eden kadınların direnen damarından aldıkları umutla şiddetsiz, savaşsız ve eşit bir toplumsal düzeni hep birlikte geliştireceklerini sözlerine ekledi.
Kaynak: Nazlıcan Nujin Yıldız / JINNEWS









