• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Minnet-İshak Karakaş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
28 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Pazar günü öğleden önce davetli olduğum Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (ANYAKAY-DER) 1. Olağan Kongresi’ne katılmak için yola çıkmıştım. Güneşli bir İstanbul sabahıydı, ancak içimde umut ve tedirginlik sık sık yer değiştiriyordu. Güneş açıp vakit de öğlene gelirken umut ağır basmaya başladı ve sonra da yerini sevinç, gurur ve hepsinden fazla da minnete bıraktı.

Haberler gelmeye başladığında bulunduğum yer, bu kongre ortamı, daha fazla anlam kazandı. Bir halkın uyanışı ve özgürlüğe görkemli bir kararlılıkla uzanışına öncülük etmiş, bu dava uğruna bedel ödemiş insanların buluşmasıydı bu ve parçası olduğum bu mücadelede cismen kaybetsek de anıları hâlâ capcanlı insanlara, kaybettiğimiz insanlarımıza ve onların yakınlarına büyük bir minnet duyuyordum o an. Mücadelenin, direnişin ve kararlılığın yenilmeyeceğini bir kez daha gördüğümüz bir gündü bu.

Kongredeki herkesin o gün kulağı İstanbul ve Amed’den gelecek haberlerdeydi. Önce PKK lideri Abdullah Öcalan’ın açıklaması geldi. “Başta açlık grevi ve ölüm orucuna kendini yatırmış arkadaşlar olmak üzere iki avukatımın yapacağı geniş açıklamalar ışığında eyleminizin sona ermesini bekliyorum. Bana ilişkin maksadınızın hasıl olduğunu da rahatlıkla belirtip hepinize en derin sevgi ve teşekkürlerimi sunuyorum” diyordu Öcalan açıklamasının ilk paragrafında. Öcalan halkına minnetini sunarken, halk da bu ifadelerin karşılığı olarak, karşılığında minnetle dolu bir gün yaşıyordu. Birinci minnet sebebiydi bu.

Daha sonra Leyla Güven’in açıklaması geldi: “Bugünden itibaren açlık grevi eylemini sonlandırıyorum. Belirtmek isterim ki açlık grevi direnişi amacına ulaşmıştır. Ancak tecride karşı direnişimiz ve toplumsal barış için mücadelemiz her alanda sürecektir. Bu mücadelenin varması gereken yer barıştır.” Şimdi de yatağında küçücük kalmış, ama 200 günde direniş içinde devleşmiş bir kadın, bir anneye minnet duyuyorduk. İkinci minnet sebebiydi Leyla Güven. Leyla Güven açıklamasında tecride karşı eylem sürecinde hayatlarını feda eden insanların da adlarını sayıyor ve onları bu “sürecin gerçek kahramanları ve sahipleri olarak” anıyordu. Bu anma bir üçüncü minnet sebebimiz oldu.

Leyla Güven’in mücadelesi içinde kahramanca taşıdığı annelik vasfı ve Beyaz Tülbentli Annelerimiz’in bu süreç boyunca uğradıkları bütün şiddete rağmen sokaklarda, cezaevleri önünde direnişe inatla devam etmeleri bu kez de Barış Anneleri’mize duyduğumuz minnetimizi hatırlattı bize.

Ve sonra bütün bu süreçte zindanlarda, ülkede, ülke dışında tecride karşı bedenleriyle ve ruhlarıyla mücadele eden, direnen binlerce yoldaşa minnetimizi gönderdik kongreden.

Abdullah Öcalan açıklamasında şunu da söylüyordu: “Asıl bundan sonrasında da bana yeterli yoğunluk ve iradeyle eşlik etmenizi de özenle belirtiyor ve umuyorum.” Bu da son derece insani bir çağrı ve senelerce tecritte tutulmuş bir insanın en önce halkıyla hasret gidermesi ve karşılıklı bir minnetin ifadesi olmuştu.

Türkiye siyaset sınıfı bu kararlılık ve minnet dolu halkın iradi tutumunu gördükçe bu ülkede demokrasi ve barışın tecridin tümden kaldırılmasıyla mümkün olduğunu anlayacaktır.

Kongre katılımcılarının yüzlerindeki minnet ifadesini izlerken şunu da düşündüm: Tecride karşı bu mücadele birçok yerde de ifadesini bulduğu gibi aslında sadece milyonlarca Kürdün değil, bütün Türkiye halklarının, Türkiye toplumunun mücadelesi olma anlamını taşıdı hep ve bütün Türkiye minnet duymalıdır bu direngen insanlara. Halkın gücünü ve neleri değiştirebileceğini bir kez daha ortaya koydukları için.

Bütün bu süreçte elbette ulusalcı saplantıların sahibi ve özgücüne güvenmeyen kimi sözde muhalifler 23 Haziran seçimlerinde Kürt seçmenlerin olası tutumlarına ilişkin spekülasyonlar ve kara propaganda çalışmaları yapacaktır. Kürt halkı mücadelesinin başarısını kendi özgücüyle ölçer ve bir kez daha kendi özgücüyle süreci belirlemiştir. Kürt halkının minnet duygusu kendi liderlerine ve yoldaşlarınadır bu süreçte. Başka kimseye minnet duymak zorunda değil. Bu yüzden de seçimde de kendi kararlaştırdığı tavra göre davranacaktır. Bu spekülasyonları yapanlar Kürt halkının mücadelesine bakarak bir şeyler öğrenmeli ve kendileri de bir özgüven inşa etmelidir.

Kürt halkı kendisi ve Türkiye’nin bütün halkları ve emekçileri için kimseden minnet beklemeden demokrasi ve özgürlük mücadelesini sürdürecektir. Bu süreç bunu bir kez daha gösterdi.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Halkın Dersim’i ile devletin ‘Tunç eli’-Pakrat Estukyan

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır