• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Özel

Köşeye çekilmek yasak – Veli Saçılık

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Mayıs 2019
Kategori: Özel, Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yeni Yaşam gazetesinde bugün itibariyle haftada bir makale yazacağım.

Eskiden kişi yorumlarının olduğu gazete sütununa makale derlerdi. Köşe dönmenin bir maharet haline geldiği zamanlardan beri, makale sözcüğü yerini zamanla “köşe yazısı”na bıraktı. Sistemin fikri kontrol mekanizması olan “Ana Akım Medya”da köşe kapanlar hem parasal, hem de siyasal ranta sahip oldular. Ana Akım dedikleri medya, tehlike zilleri çalmadığı zamanlarda güya özgür tartışmalar yaparken, mesele devletin “bekası” olunca ip gibi tek sıraya geçerlerdi. Geçmiş zaman kipi kullanmamın nedeni aşikar. AKP iktidarıyla birlikte sermaye el değiştirmeye başlayınca Ana Akımı tüpçüler, müteahhitler ele geçirdi. Tek havuzda toplanan medya, haber kovalamak yerine AKP’nin onlara atacağı yem saatlerini kovalayan piranalara ve pelikanlara dönüştüler. Eskinin kelli felli burjuva kültürü almış Ana Akım gazetecilerinin yerini bir avuç doymak bilmeyen pirana ve görgüsüzlükleriyle monşerleri aratan Pelikanlar almış oldu. AKP güncel olarak hangi muhalifi kurban seçtiyse Havuz’a yem olarak onu attı.

Linç kampanyalarıyla siyasete yön verme, derin devlet “hooo” dediğinde hizalanma, 28 Şubat gelenekleri olarak, havuz medyası bünyesinde de çok sevildi, çok takdir ve tatbik edildi.

Yeni Yaşam’da yazmanın ağır bir sorumluluk gerektirdiğini biliyorum. Onlarca yılın emeği… Zulme inat gazetecilikte ısrar etme kararlılığı… Can pahasına fikir üretmekte, yazmakta ısrar etme… Tüm bunlar elbette büyük bir mesuliyet istiyor.

Musa Anter’in aklının aydınlığını hissetmeden, gözaltında kaybedilen Ferhat Tepe’nin büyük bir olgunluk ve ferasetle bu ağır bedeli göğüslediğini bilmeden, on iki yaşında sırtından vurulan Nihat Kazanhan’ın acısını sırtında taşımadan, Emine Ocak şahsında gözaltında evlatları kaybedilen anaların acısını anlamadan Yeni Yaşam’da yazı yazılamaz diye düşünüyorum. Zira bu gelenek, “biz yaşamayı uğrunda ölecek kadar çok sevdik” diyenler tarafından başlatıldı ve öyle de sürdürülüyor.

Sıraladığım bütün olay ve kişileri kavradığımı iddia etmiyorum ama şöyle bir şey var: İspanya’dan Che’ye bir mektup yazan bir kadın kendi soyisminin de Guevara olduğunu, Che’nin büyüklerinin de İspanya’dan göç ettiğini bildiğini ve dolayısıyla akraba olup olmadıklarını merak ettiğini sormaktadır… Che de yanıtında şöyle söyler: “Akraba mıyız bilemiyorum, ama dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan acıları yüreğinizde hissediyorsanız, en azından yoldaş sayılırız ve bu benim için daha kıymetlidir…”

Hukuk ve yargı alanında araştırmalar yaparken “çok acı var, dayanamıyorum” notu bırakarak intihar eden akademisyen Dicle Koğacıoğlu bizlere büyük bir yükü miras bırakarak aramızdan ayrıldı. Devasa adaletsizlik koşullarında insanlara yaşatılan acıların yalnızca izleyicisi olmak, acıları azaltacak söylem ve eylem içinde olmamak zaten Yeni Yaşam çalışan ve okurlarına uzak bir durum. Bu gazetede, bizi denetleyen, bizi gözetleyen, soframızdaki her lokmaya göz diken, ensemizde boza pişiren iktidar sahiplerine inat, sokakta bir duvara “özgürlük” yazarmış gibi, ya da cunta tarafından, stadyumlara doldurulan Şilili devrimcilerin hep bir ağızdan Venceremos’u söylediği coşkuyla yazılar yazmak isterim.

Acılar bize ölümü hatırlatmasın artık. “Acıyı bal eyledik – Sıratı yol eyledik” dedikten hemen sonra “Kardeş kardeş duruşmalı – Koklaşmalı söyleşmeli – Korka korka yaşamak ne” diyebilmeliyiz H.H Korkmazgil gibi. AKP iktidarının en büyük kötülüklerinden biri, korku ve yalnızlık duygusunu derinlemesine topluma yaymak oldu. Korku duygusu Ortaçağda Avrupa’yı saran veba hastalığı gibi insanları sarmış durumda. Korku duygusu, karakteri esir alan korkaklığa evrilmediği sürece gayet insani bir duygudur. Buraya önemli bir not olarak “cesaret bulaşıcıdır” sözünü bırakmadan da geçmeyelim.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

‘Otomatik Portakal’ Platon’un Devleti’yle

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır