• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

İşyurtlarında kölelik ve yeni cezaevleri yapımı – Şaban İba

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
8 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

AKP iktidarının bütün büyük yatırımlarını “yap işlet devret” modeline göre ve yandaş şirketlere “yatırım garantisi” vererek yaptırdığını biliyoruz. Ama bazı yatırımlar var ki, getirisi olmadığı için bunların aynı modelle yapılması mümkün değil. Bu yatırımların devlet bütçesinden sağlanması gerekiyor. Bunlardan biri ve AKP döneminin karakteristiği olan gösterişli cezaevleri ve adliye binaları yapımıdır. Ekonomik krize ve inşaat sektöründeki tıkanmaya rağmen yeni cezaevleri yapımı devam ederken iktidar bununla övünmekten geri almıyor.

2006’dan 2019’a kadar geçen 14 yıllık dönemde 166 adet yeni cezaevi açan AKP, önümüzdeki 2 yıl içinde 91 yeni cezaevi yapacak. Şu anda 48 yeni cezaevinin yapımı sürüyor. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevfikevleri Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre Türkiye’de 313 kapalı, 75 açık, 9 kadın kapalı, 8 kadın açık, 7 çocuk kapalı, 5 çocuk eğitimevi olmak üzere toplam 396 cezaevi var. Bunların toplam kapasitesi 220 bin kişi olmasına rağmen, Kasım 2018 verilerine göre cezaevlerinde 260 bin 144 kişi bulunuyor.

Cezaevleri yapımı Adalet Bakanlığı’na bağlı İşyurtları Kurumu tarafından sürdürülüyor. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a göre, “Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerden oluşan işyurtlarının amacı şöyle tanımlanmıştır: 1- Hükümlü ve tutukluların meslek ve sanatlarını koruyup geliştirmek. 2- Hükümlü ve tutuklulara bir meslek ve sanat öğretmek. 3-Ünitelerde üretilen ekonomik değerleri pazarlamak”. Bu bağlamda Adalet Bakanlığı bünyesindeki bulunan ve sayıları 300’ü geçen işyurtlarında çalıştırılan hükümlülerin ürettiği mal ve hizmetlerden elde edilen gelirler, yeni hapishaneler ve adliye sarayları yapımı için kullanılıyor.

Cezaevleri işyurtlarında tarımsal üretimden tekstile, hayvancılıktan el işi sanatlarına, mobilyadan bina tadilat ve bakım işlerine kadar 258 farklı iş kolunda üretim yapılıyor. 2018 yılında 4 milyar liraya yakın gelir sağlayan İşyurtları Kurumu cezaevleri yapımı için 3 milyar lira harcama yaptı. İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığı’nın hazırladığı faaliyet raporunda 2016 yılı mali gelirin 3 milyar TL’ye yakın olduğu belirtilirken, sermaye giderleri ise sadece merkez teşkilatı için 309 milyonun üzerinde. Buna karşılık işçi hükümlüye ödenen toplam ücret ise sadece 30 milyon 40 bin 365 TL. Hiçbir sektörde böylesine rantabl çalışan işletme yok.

2018 yılı sonu itibariyle işyurtlarında çalıştırılan hükümlü sayısı 58 bin 595 kişi. İşyurtlarında çalışan hükümlüler çırak ise 14 lira, kalfa ise 15.25 lira, usta ise 17.75 lira günlük ücret alıyor. Eğer özel sektör için üretim yapılıyorsa, günlük ücret 30 ile 44 lira arasında değişiyor. Yeni yapılan oda tipi koğuşlardan oluşan büyük kapasiteli cezaevleri kampüsü içerisinde çalışma alanlarıyla birlikte inşa ediliyor. Bu bakımdan cezaevleri kocaman birer fabrikaya dönüşmüş durumda. Hükümlüler ucuz emek gücü ve kölece çalışma koşulları ile devlete hizmete zorlanırken, onların sırtlarından kazanılan paralarla yeni cezaevleri yapılıyor.

Cezaevlerinde çalışmayı düzenleyen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a göre hükümlüler sağlık problemleri yoksa ve meslek sahibi değillerse çalışmak zorunda. İşçi mahkûmların çalışma koşulları ve ücretler İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığı tarafından yürütülüyor. Günlük ve haftalık yasal çalışma saatlerine uyulmuyor. Cezaevinde sabah 5’de kalkılıyor, 6.30’da yola çıkılıyor, saat 8’de işbaşı yapılıyor ve akşam 5’e kadar çalışıldıktan sonra cezaevine dönülüyor. İşyurtlarında iş yeri hekimi bulunmuyor. İşyurtları Kurumu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun kapsamına girmiyor. İşyurtlarının bazılarında gönüllü çalışan iş güvenliği uzmanları var.

Hükümlüler adeta ortaçağın kölelik koşullarında çalıştırılıyor. En düşük ücret, sınırsız günlük ve haftalık çalışma zorunluluğu, cezaevi yönetiminin psikolojik baskısı, katı disiplin ve kapalı cezaevine gönderme tehditleri işyurtlarındaki sömürü ve tahakkümün olağanüstü boyutunu gösteriyor. İşçi sınıfı ve emekçiden yana olan devrimci ve demokrat kesimlerin bu soruna ilgisizliği ise affedilir gibi değil.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Zaman ve zamanın üstüne düşünmek - Kuvvet Lordoğlu

SON HABERLER

Gimgim’da JES’e karşı keşif öncesi direniş çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

ABD’de Cadılar Bayramı kutlamalarında silahlı saldırılar: 6 kişi öldü

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

USA and Mexican flags on table. Negotiation between Mexico and United states. 3D rendered illustration.

İran’dan ‘ABD ile Türkiye veya Katar’da müzakere’ mesajı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

BM: Yemen’de son iki ayda 300 bini aşkın kişi yerinden edildi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ankara’daki kadın konferansı ortak mücadele ve dayanışma çağrısıyla son buldu

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali başvuruları başladı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Borsa İstanbul’un başına ‘vekaleten’ Atila Türeli getirildi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır