• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Hayatı roman olanlar-Ragıp Zarakolu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
1 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

A.Kadir Konuk hayatı “roman” olanlardan… Cezaevindeki yazarlar için “Yeni Sesler” dizisini ANZ ile birlikte oluşturduğumuzda, ilk kitap olarak Ersin Ergun’un “Seninle Kaldı Sevdam”ı seçmiştik 1987 yılında. İkinci kitap, Hüseyin Şimşek’in “Ayrımı Bol Bir Yoldu Metris”i oldu. Üçüncü kitap ise, A. Kadir Konuk’un “Gün Dirildi”si olacaktı. Üçü de farklı siyasettendi. Hepsi ikinci baskı yaptı. O zaman idamı Yargıtayca onaylanmış olanlardandı Kadir. Tariş işçi direnişinden dolayı. 1984 yılında Şemdinli ve Eruh baskını olduğunda, buna verilen yanıt Meclis’te onay bekleyen idam cezalarını onaylamak oldu. Tariş davasında yargılanan İlyas Has ve Hıdır Aslan’ın idam cezaları infaz olundu. Ülke içi ve uluslararası tepki olmasa idamlar devam edecekti. Yine Tariş davasından idam cezası onay bekleyen sıradaki 3. kişi Ali Akgün, 4. kişi ise A. Kadir Konuk’tu. İdam edilse Hıdır ve İlyas’ın kitabını, Gökalp Eren’in kitabını, onlarca diğer kitabı, binlerce yazısı yayınlanmayacak, Heinrich Böll’ün Köln’deki evinin ilk misafiri olmayacaktı. A. Kadir Konuk bir dönem Almanya’da Özgür Politika gazetesinin yasal sorumluluklarını da üstlendi. Başı da ağrıdı. Konuk, çok değerli olan anılarını kitaplaştırdı. Baharda çıkacak dedik, Belge ağır ekonomik koşullara karşın çıkarmayı başardı. Teşekkürler Belge ekibi!

A. Kadir Konuk’a anılarını yazarken, yaklaşımını sordum. O da kırmadı yanıtladı: “Çocukluk yıllarımda, annem durmadan ‘Kalk şunu yap, bunu yap’ diye emrediyor, kalkmayınca kitaplarımı çöpe atıyor, hep aynı sözü söylüyordu: ‘Bizim oğlan bina okur, döner döner yine okur!’ Bu sözün ne anlama geldiğini bilmiyordum, ama kitaplar bana tüm yaşamım boyunca bir doğruyu öğretmeye yettiler: “RESMİ TARİHLERE İNANMA. HAYALLERLE YAŞAMA, GERÇEKLERİ SAVUN!” Türkiye tarihini ve kitaplı dinlerin tümünü “Resmi tarihlerden” öğrenmek yerine değişik kaynak ve kanallardan öğrenmeyi yeğledim. Okuduğum binlerce sayfalık belgelerin bana öğrettiği gerçek: Türkiye’de hiçbir zaman gerçek demokrasi yaşanmadı

İnanmıyorsunuz değil mi? Böyle bir yazının içinde bütün belgeleri, kaynakları aktarmaya çalışmam saçmalık olur. Buyrun yeniden araştırın hepiniz, ama kafalarınızda kalıplaşmış sözleri önce bir kenara koyun lütfen. Özetleyelim: Tek kişilerin yönettiği ülkelerde demokrasi asla yoktur!

•Tek kişi: Mustafa Kemal Atatürk
•Tek kişi: İsmet İnönü
•Tek kişi: Adnan Menderes
•Tek kişi: 1960 1. Askeri Cunta
•Tek kişi: 1971 Askeri Cunta
•Tek kişi: 1980 Askeri Cunta
•Tek kişiler: Tek partili veya çok partili faşist koalisyonlar
•Tek kişi: İslami faşist diktatör

Öncesini bir tarafa bırakalım; 1920’den sonra yüzbinlerin katledildiği DEVLET eylemleri. İdam edilen insanlar! Yeni “Yasaklama” yasaları! Doldurulan zindanlar! Yüceltilen milliyetçilik! Kutsallaştırılan kişiler ve partiler!

Yenileştirilen, güçlendirilen Şeriat! “Osmanlılaştırma” eylemleri! Ve gırgırla oynanan “Seçim tiyatroları!” Biliyorum, böylesine özet yazıları sevmez tartışmacılar. Ama gıcıklık olsun istiyorum, belki yeniden araştırmaya yönlenebilirler, belki resmi olmayan gerçek yazıları bulabilirler ve belki şu anda yaşadıkları korku dolu köleliği reddetmeye çalışabilirler. Sinirlenmeyin lütfen, olur mu? Eğer o ülkede bir “Demokrasi” vardıysa, ne zaman, nereye gitti, kimler götürdü onu, kimler izin verdi götürülmesine, kimler destek sundu? Günümüzdeki faşist diktatörü bile “Demokrat” sayanlar, saydırmaya çalışanlar kimler? Demokrasi yok, faşizm çok, bu sistemi yok edebilmek için de herhangi bir mücadele, direniş yok. Çünkü İNSAN SEVGİSİYLE DOLU BİR BİRLİK de yok. Hiçbir parti-örgüt böyle bir birlik istemiyor. Bu birliğin kendi yapılarını dağıtacağını iyi biliyorlar. Oysa o dükkanlar, tekkeler, lider mağazaları özgürlükten çok gerekli onlara. Yapıları yıkılırsa nasıl geçinecekler? Bu nedenle diyorlar ki; “BİRLİK OLACAKSA BİZİM ÇATININ ALTINDA OLACAK!” 29 yıldır yaşamımın tüm alanlarında savundum aynı sözü: FAŞİZME KARŞI, İNSAN SEVGİSİYLE DOLU BİR BİRLİK YARATILMADIKÇA, O ÜLKEDE ÖZGÜRLÜK DE DEMOKRASİ DE YAŞANILAMAZ!

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Rejimin ittifaklar çıkmazı-Şaban İba

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır