Mûş’un Gimgim ve Çewlîg’in Kanîreş ilçelerinde yapılmak istenen Jeotermal Enerji Santrali’ne (JES) tepki gösteren kadınlar, topraklarından bir kez daha sürgün edilmek istemediklerini belirterek, “Halk olarak direniyoruz. Bu direnişimizi göz önünde bulundursunlar. Biz kazanacağız” dedi
Mûş’un Gimgim ve Çewlîg’in Kanîreş ilçelerine bağlı birbirine sınır köylerin bulunduğu havzada hayata geçirilmek istenen JES projesine karşı bölge halkının tepkisi büyüyor. Projeyi planlayan IGNIS H2 Enerji Arama A.Ş., çalışmaların “doğa dostu” reenjeksiyon yöntemiyle yapılacağını savunsa da, Türkiye’deki diğer enerji santrallerinde bu teknolojinin bulunmadığı biliniyor. Ayrıca projenin, Doğu Anadolu Fay Hattı ile Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kesişim noktası olan ve odak noktası Kanîreş Qerxabazar köyü ile Gimgim’i kapsayan hareketli bir hat üzerinde planlanması deprem riskini katbekat artırıyor.
Depremin Odak Noktasında ‘Reenjeksiyon’ Aldatmacası
Her iki ilçenin de en hareketli fay hatlarının kesişim noktasında yer alması ve kullanılacağı öne sürülen reenjeksiyon yönteminin fayları tetikleme tehlikesi projeyi tehlikeli kılarken, bölge halkı hukuki ve meşru mücadeleyi sürdürüyor. Projeye karşı açılan dava kapsamında her iki ilçede gerçekleştirilen keşif süreçlerini yakından takip eden kadınlar, JES projelerinin doğa düşmanı olduğunu vurguladı.
‘Başımızı veririz, toprağımızı vermeyiz’
Mücadeleden asla geri adım atmayacaklarını dile getiren Gimgim ve Kanîreşli kadınlar, projeye ve yaşananlara şu sözlerle tepki gösterdi:
“Ziyaretlerimiz bu talana fırsat vermeyecek. Topraklarımızı katleden bir proje istemiyoruz. Mahkemeye de cevabımız budur. Burada doğduk, atalarımız burayı bize bıraktı. Bizi sürgün edip metropollere yolladılar. Bu da yeni bir yöntem mi? Biz burada yaşayacağız. Bizden sonra da evlatlarımız yaşamını burada sürdürecek. Başımızı veririz, toprağımızı, suyumuz, doğamızı vermeyiz. Halk olarak direniyoruz. Kadınlar bu projeyi istemiyor. Bu direnişimizi göz önüne alsınlar. Biz kazanacağız.”
Kaynak: Can Kırbaş / MA








