• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ahmet Güneş

Elbette burası

12 Eylül 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Ahmet Güneş, Yazarlar

Adlar, lakaplar, kodlar ve veriler silsilesi. Günler sayıların ardında kalan hayatları örtbas etmekle geçiyor. Kahır yılları, onur savaşı, hayatta kalma ve hayatı yakalama arayışı, bir haritadır ve dünyanın aynasıdır. Elbette buradan bakınca.

Buralardan bahsederken, buraları hep eskilerle hatırlıyoruz. Hatırlamanın bile eski ve eksik kaldığı zamanlar, yaşandı, yaşanıyor ve belki yaşanacak yeniden. Rekabetlerin ateşi, hırsların felaketi, yüzleşmelerin hayati kısımları ve kıyaslamaları örüyor insanın çevresini de çeperini de. Hüznün inzivaya bile çekilemediği buralar, elbette.

Diğerkâm tavırlar, bekleyişler, betimlemeler, benzetmeler ve özlemek en çok da. Hayıflanan anıların yağmuru, insanı bir köşeye çeker, yalnız bırakır hem de dünyanın orta yerinde. Kıymet ile kıyamet yer değiştiriyor aynı cümlede, sadece. Dünyadan geçenler, sadece geçmiş olmadılar ve bıraktılar elbette.

Tekrarların cenderesinde ve ezberlerin himayesinde kalan hayatlardayız. Sonrası bir uçurum serinliği ya da aradığımız sığınaklar. İnsan kendi çölünü de denizini de dağını da hatta buzullarını da biliyor. Efsanelerden şölenler, kehanetlerden festivaller, tedbirlerden de teselliler buluyoruz. Çünkü burası burada kalmayandır elbette.

Sevgilerin öfkesi, hissetmenin neşesi, kelimelerin imtiyazsız etkisi, bir heyula gibi hayatımızın bir yerlerinde ve yön vermekte. Gürültü ve görüntü hapishanesinde, dışarısı neresidir diye bir cevap nerede kaldı diye çevrilir. Vaatler özgürlük, takvimler devrimler gösterirken, kırılan bir ayna ile baş başa kaldık. Paramparça olup parçaladık elbette.

Hatırlamanın yad etmeyi çağırdığı burası, el verdiği kadar bir yerde ve zamanda durup dünyanın dönmesini izliyor. Sırların faş edilmesi, ısrarların esir alınması asırlardır yanımızda ve bir çember olup bir pusulayı gösteriyor. Bakmak ve görmek arasında bilmek diye bir dünya harikası var. Henüz yabancı bize ve bizim gittiğimiz yola, elbette.

Feda edilen güzellikler, cesaretler, vazgeçilmiş adımlar ve bizi boşluklara boğan heder olmalar ve telafisi tarifini aramaya muhtaç olan sorular. Sessizliklere önce bir dil sonra da bir yankı bulmalı, öyle ki bir çağlayan gibi yolunu bulmalı ya da yapmalı. Çünkü burası burada kalamayanındır elbette.

İtirazların gölgesinde, isyanların yanı başında geçen günler, aylar ve yıllar. Meşhur edilmiş inkârlar, memnun edilmiş imhalar ve daha neler neler geçti buralardan. Sonra bir söz kuruldu, barikat niyetine; kimler geldi geçti ama ne olursa olsun biz buradayız hâlâ. Bize güzellikler borçlu kaldılar, elbette.

Menfaatlerin ateşinde insan gider hep bir başkasını yakar. Denilir ki cehennem öyle bulundu, hem de ilk ateşi bulan tarafından değil; düşünenler yüzünden. Serbest bırakılan hayaller, rüyaları asimile etti ve kâbuslar herkesi her şeye dönüştürdü.  Benzemek yeryüzüne bırakılan bir miras olarak kaldı elbette.

Kurşuna dizilen sezgiler, elleri ve ayakları bağlanan umutlar, birer birer kendini gösteriyor ve insan buna hayran hayran bakıyor. Zamanlar vardı deniliyor, kirletilmemiş zamanlar hem de. İnsan unutmadan özlüyor ve gelmesini bekliyor. Zaten beklemekti dünya ve biz, elbette.

Haftanın kitap önerisi: Jorge Luis Borges, Alef / Çeviren: Emrah İmre, Can Yayınları

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Umut zaferden daha önemlidir

Sonraki Haber

Sosyal yıkım programı: OVP

Sonraki Haber

Sosyal yıkım programı: OVP

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır