• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Direniyorum o halde varım-Murat Aslan*

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
9 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Olmakla olmamak arasında sıkıştırılan varlığımızın önünde iki temel yol bulunmaktadır. Ya varoluş ve özgürlük direncimizden vazgeçip hiçliğe teslim olacağız ve böylece sonsuza dek yok olacağız ya da sonuna kadar canımız pahasına direnerek varlığımızı gerçekleştirip özgürleştireceğiz.

“Direniyorum, o halde varım” deyişimiz Descartes’in “Düşünüyorum, o halde varım” sözünü akla getirebilir. Descartes de idealizm ve materyalizm çıkmazına sokulan varlığa bir cevap bulmaya çalıştı. Vardığı sonuç önemli bir hakikati ifade etse de tek yönlü kalması itibariyle eksiktir.

Varoluş biçiminde de, varoluşunun ispatında da direniş daha güçlü bir etken ve kanıttır. Descartes “Düşünüyorum, o halde varım” çıkarsamasıyla kendi varlığını yalnızca kendisine kanıtlayabileceği bir sonuca vardı. Oysa hiçbir varlığın kendi varlığını kendisine kanıtlamak gibi ontolojik bir derdi yoktur. Zira her varlık zaten kendi varoluşunun mutlak şahididir. Oysa biz “direniyorum, o halde varım” diyerek apayrı bir hakikate dikkat çekmiş oluyoruz.

Direniş halindeki her varlık kendi varlığını karşıtına da çevreye de kanıtlamış oluyor! Bu anlamda direnmek hem varlığın varoluşunu sağlayan temel güç hem de varlığının, henüz yok edilemediğinin ispatı oluyor.

“Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu” diyor ünlü yazar Shakespeare. Bana sorarsanız Shakespeare’in bu sözle dikkat çekmek istediği şey, “olmak-olmamak” arasında sıkışan varlığını direnişi ve direnişin nihai belirleyiciliğidir. “Olmak-olmamak” arasında sıkıştırılan varlık ya direnerek “olmak” sahasında yol alıp, özgür bir varlık haline gelecek ve özgürlüğünü daim kılacaktır ya da direnişten vazgeçerek “olmamak” fiilinin hazin gerçekliğine teslim olup, varolma imkanını yitirerek hiçleşecektir. Varlık için varoluş hali sonsuz bütünsel varlığın oluşum serüveninde mümkün olduğu için doğal olarak her aşamada bir “olmak-olmamak”, “varlık-yokluk” ikilemi olacaktır. Bu da demektir ki, her aşamada direniş potansiyeli ve makul sebebi olacaktır. Bu potansiyel her kinetiğe dönüştüğünde söz konusu varlık için özgürlük sahası daha da büyüyecektir.

Bizim hem şu anki direnişimizi hem de özgürlük mücadelesi tarihimizi bu perspektiften ele almalıyız. Olmakla-olmamak arasında sıkıştırılan ve “olmamaya” meylettirilmek istenen Kürt gerçekliğinin önünde yukarıda da belirttiğimiz gibi iki seçenek durmaktaydı. Ya direnmeyi tercih edip yok oluşa-hiçliğe karşı var olmakta ve böylece özgür yaşamda ısrar edecekti ya da direnmemeyi tercih edip, yok oluşa, hiçliğin mahşeri karanlığına mahkûm olacaktı. Bizler halk olarak kültürümüz ve yaşam felsefemiz gereği direnmeyi tercih ettik.

Aslında potansiyel haldeki her olgu direnişi tercih ederek varlık bulmak ister. Ancak umut ve öz gücüne güven kalmadığında henüz potansiyel haldeki varlık kendini hiçliğin karanlığına bırakır. Bizler direnmeyi tercih ederek varlığımızın sürdürülebilirliğini mümkün kıldık. Yalnız bu kadar da değil, “Kürt yoktur” diyenlere varlığımızın ispatı da direnişimizin bizzat kendisi oldu. Modern sistem felsefesinin “Düşünüyorum, o halde varım” anlayışı Kürt varlığının karşısına “Düşünmezsen yoktur” gibi bir çarpık anlayışı kaçınılmaz olarak doğuracaktı. Nitekim öyle de oldu. Hatırlanacağı üzere Kürt sorunu (Kürt varlığı) için “Düşünmezsen yoktur” demişti Avusturya’da Moloch.

Ancak direniş bu çarpık anlayışı yerle bir etmeye fazlasıyla yetti. Zira “olmayan” bir varlığın direnç göstermesi hem ontolojik, hem bilimsel, hem felsefi, hem de sosyolojik olarak mümkün değildir! Ortada bir direncin olabilmesi için o direnci sergileyen bir varlığın olması gerekiyor. Bu anlamda direniş, özgür Kürt varlığının inkâr edilemez kanıtı olmaktadır. Ki yine hatırlanacağı üzere Moloch’un “Düşünmezsen yoktur” hilkat garibesi söylemine karşı Avusturyalı zeki bir gazeteci (soruyu soran da oydu), “Eğer yoksa, bu direniş neyin nesi?” diye hakikatin örtülemez olduğunu ima eden bir soru sormuştu. “Direniyorum, o halde varım” deyişim tam da bundandır.

Varlığımızın (ki her varlığın) tek teminatı direniştir. Direniş özgür iradeye dayandığı için sistem biz direnişçilere hangi çağdışı yöntemlerle saldırırsa saldırsın direnişimize müdahale edemez. Kaldı ki, özgür iradenin de en iyi varlık ve anlam bulduğu yer yine direniştir. Direniyorum, o halde varım! Direniyorum, o halde özgürüm!..

Direniş halindeki her varlık kendi varlığını karşıtına da çevreye de kanıtlamış oluyor! Bu anlamda direnmek hem varlığın varoluşunu sağlayan temel güç hem de varlığının, henüz yok edilemediğinin ispatı oluyor. Direniyorum, o halde özgürüm!..

* Bandırma 2 nolu T Tipi Cezaevi, bir kardeşiyle birlikte açlık grevinde.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Umudu dürt umutsuzluğu yatıştır*-Azad Barış

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır