• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Devletleştirme, özelleştirme, şimdi de hükümetleştirme-Erol Katırcıoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Seçim bitti ama günlerdir kesinleşmiş sonuçları alamıyoruz. Seçilenler mazbatalarını almakta zorlanıyorlar. Çünkü seçilip seçilmedikleri belli değil. Daha doğrusu neredeyse bütün partiler alınan ilk sonuçlara itiraz ettiklerinden yeniden sayım işlemleri devam ediyor. Bu nedenle de kimin seçildiği tam netleşmedi.

Tabii ki çeşitli nedenleri var bu durumun. Ama diyebilirim ki temel neden seçim sonuçlarının manipüle edilebileceği ile ilgili kuşkular. Daha doğrusu, sandıktan çıkan sonuçların tutanaklara geçirilirken partilerin, özellikle de iktidar partisinin bir yamuk yapıp sonuçları kendi lehine çevirebilme olasılığı. Tabii ki benzer işleri yapma olasılığı muhalefet cephesiyle ilişkili de düşünülebilir ama açıktır ki bu seçimin bütün lojistiği iktidar partisi tarafından hazırlanmış olduğundan bu daha düşük bir olasılık.

Ama bence ortada bu belirsizliklerin ve birbirine duyulan güvensizliklerin ana nedeni kurumsal olarak devlet sisteminin çökmüş olmasıdır. Devlet ve hükümet ile ilgili kısa tanımları hatırlayacak olursak bu iddiamı sanırım daha iyi anlatmış olurum. Devlet bir ülke için ortak iyiyi ve genel iradeyi temsil eder. Hükümetler ise farklı ideolojik tercihleri olan yönetim erkini. Devlet kurumları hükümetlerin ideolojik tercihlerine karşı duyarsız, topluma karşı ise tarafsız kurumlardır.

Bu kısa tanımlardan gidersek bugünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi devlet kurumlarının hükümet kurumları haline getirilmiş bir türünü oluşturuyor ve bu nedenle de bugün Cumhurbaşkanı ve hükümeti “devletin” yerine geçmiş durumda. Ne demek istiyorum?

Demek istediğim, “Cumhurbaşkanı ve hükümetinin,” ortak iyiyi ve iradeyi tarafsız bir biçimde temsil edecek olan devleti değil tam aksine siyasi bir ideolojinin temsilcisi olarak taraflı ve kendi taraftarlarının lehine davranan bir hükümeti temsil eder hale gelmiş olduğudur. Bu durumun çok tehlikeli bir yönetim modeli ima ettiği açıktır. Hele hele toplumda yaratmış olduğu kutuplaşmış siyaseti düşünürsek, oluşan model tam anlamıyla “çatışmacı” siyasi bir model durumundadır.

Bugün toplumun devlet kurumlarına güvenmemesi ve alınan seçim sonuçlarının yeniden yeniden sayılmasını istemesi bu güvensizliğin, dolayısıyla da bu yönetim modelinin çarpıklığını ortaya koyan siyasi bir kriz halidir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi bir garabettir. Herkesi temsil eden bir devletin ve kurumlarının toplumda farklı ideolojik tercihleri olan bir kişi ve elitinin kontrolüne geçmesi ve böylelikle toplumun diğer farklı ideolojik tercihleri olan kesimlerin dışlanmasıdır. Ben bu duruma, devletleştirme, özelleştirme gibi terimlerden giderek “Hükümetleştirme” adı veriyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve partisinin “devleti” “hükümetleştirdiği,” yani tarafsız ve tüm toplumun iradesini yansıtması gereken devlet kurumlarını hükümet kurumları haline getirmiş olduğunu iddia ediyorum.

Örneklerim çok. Yalnızca, kanunlarında belirli bir “bağımsızlık” gözetilerek oluşturulmuş bütün “düzenleyici kurumların” bugün artık bakanlıkların içinde bir bağlı kuruluş haline geldiği tartışmasız bir biçimde ortada. Alın BDDK’yi, alın SPK’yi, alın Rekabet Kurumunu, alın EPDK’yi, alın RTÜK’ü, alın TRT’yi, alın AA’yı, saymakla bitmez… Bugün bütün bu kurumlar “devlet” değil “hükümet” kurumları haline gelmişlerdir. Yani “hükümetleştirilmişlerdir”. Tabii bunların yanında YSK’nin, AYM’nin, HSYK’nin ve diğer bir çok hukuk kurumunun da “hükümetleştirildiğini” biliyoruz.

Kısacası bugün siyasi olarak da ekonomik olarak da yaşadığımız kriz hali, ne dış güçler, ne iç düşmanlar ve ne de diğer saçma gerekçelerle değil doğrudan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin yanlış bir yönetim sistemi olmasıyla ilgilidir. Toplumun birliğini ve birlikte yaşama iradesini bozan bu sistemden kurtulmadıkça kriz hallerinden de kurtulamayız. Bizden söylemesi…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Kadının sesi ve soluğunu duymak-Kuvvet Lordoğlu

SON HABERLER

Birçok kentte 1 Kasım açıklaması: Kobanê güç vermeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Yaşam Hakkı Savunucuları: Hiçbir canlının bedeni sermayenin mülkü değildir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kobanê halkı 1 Kasım’ı kutladı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren dört kardeş için taziye

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aykut Özmen İstanbul’da, Fahrettin Özkan Mersin’de anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Screenshot

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için Antalya’da mevlit

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ankara’da kadın konferansı: Yasanın uygulanmasının belirsiz bir geleceğe bırakılması doğru değil

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır