• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
2 Kasım 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Demokratik Entegrasyon Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı

2 Kasım 2026 Pazartesi - 16:32
Kategori: Güncel, Manşet

İsviçre’nin Zürih kentinde düzenlenen Demokratik Entegrasyon Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, demokratik entegrasyonun devlet-toplum ilişkisinin toplum lehine yeniden düzenlenmesini öngördüğü, bunun yalnızca silah bırakma ya da silahlı güçlerin devlete hukuksal, sosyal ve ekonomik entegrasyonu anlamına gelmediğine dikkat çekildi

Kürt Toplumsal Araştırmalar Derneği (Akademî Kurd) tarafından 24 Ekim’de İsviçre’nin Zürih kentinde düzenlenen Demokratik Entegrasyon Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. 300 delegenin katılımıyla gerçekleştirilen konferansın sonuç bildirgesinde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Demokratik Komünal Toplum Manifestosu çerçevesinde geliştirdiği demokratik entegrasyon perspektifinin siyasal, toplumsal, hukuksal ve ekonomik boyutlarına ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

Tartışmaların sonuçlarının aktarıldığı bildirgede, demokratik entegrasyonun yalnızca çatışmaların sona erdirilmesiyle sınırlı olmadığı, çatışmalara neden olan siyasal, hukuksal ve toplumsal koşulların ortadan kaldırılmasını da gerektirdiği belirtildi.

Demokratik entegrasyon

Bildirgenin ilk bölümünde, demokratik entegrasyonun asimilasyon ve kimliksizleşmenin karşısında yer aldığı vurgulandı.

Demokratik entegrasyonun devlet-toplum ilişkisinin toplum lehine yeniden düzenlenmesini öngördüğü belirtilen bildirgede, bunun yalnızca PKK’nin silah bırakması ya da silahlı güçlerin Türkiye Cumhuriyeti’ne hukuksal, sosyal ve ekonomik entegrasyonu anlamına gelmediğine dikkat çekildi.

Bildiride “Demokratik Entegrasyon Kürt kimliğinin tanınması, dil hakkının güvenceye alınması, kültürel hakların özgürce kullanımı, siyasal temsil, yerel demokrasi, eşit yurttaşlık hukukunun güvenceye kavuşturulmasıdır” denildi.

Devletin ve Kürtlerin karşılıklı olarak birbirini tanımasını ve demokratik dönüşümünü gerektirdiği belirtilerek, mücadele ve müzakerenin birlikte yürütülmemesi halinde Kürt sorununun kalıcı biçimde çözülemeyeceği vurgulandı.

Özerk Rojava, demokratik Suriye

Bildirgenin Rojava’ya ilişkin bölümünde, Kuzey ve Doğu Suriye’deki gelişmeler demokratik entegrasyonun somut bir örneği olarak değerlendirildi.

Rojava yönetiminin yeni Şam yönetimiyle yürüttüğü entegrasyon sürecinin, bir yandan mevcut özerkliği korumayı, diğer yandan Suriye’nin demokratik temelde yeniden inşasını hedeflediği belirtildi.

29 Ocak anlaşmasıyla birlikte Kürtlerin devlet sistemi içerisinde yer almaya başladığı ifade edilen bildirgede, fiili özerklik döneminin gerisinde bir statü söz konusu olsa da kısmi özerkliğin korunmasının ve hukuksal güvenceye kavuşturulmasının önemli olduğu kaydedildi.

Rojava’da son 12 yılda oluşturulan kurumların korunması, askeri birliklerin mevcut yapılarıyla ordu sistemine entegre edilmesi, yerel yönetimlerin ve asayiş mekanizmalarının bölgenin demografik ve toplumsal yapısı temelinde düzenlenmesinin önemine dikkat çekildi.

Kürtçe eğitim, kadın birliklerinin konumu ve yeni anayasa tartışmalarının müzakere ve mücadele başlıkları arasında bulunduğu belirtilerek, Rojava’nın özerkliğinin korunması ile demokratik bir Suriye’nin inşasının birbirini tamamlayan süreçler olduğu vurgulandı.

Kadın mücadelesi 

Bildirgenin kadın mücadelesine ilişkin bölümünde, Kürt halkının 50 yılı aşkın süredir beş kuşaktır kesintisiz mücadele yürüttüğü ifade edildi. Kürt kadınlarının bu süreçte yalnızca mücadeleye katılan değil, kendi toplumsal ve siyasal konumunu inşa eden bir özne haline geldiği belirtildi.

Kadınların kazanımlarının mücadeleyle sağlandığı vurgulanan açıklamada demokratik entegrasyon sürecinde kadınların mevcut sisteme nasıl ve hangi koşullarda entegre olacağı sorusunun önemini koruduğu ifade edildi.

Türkiye’de kadınları, emek güçlerini, farklı kültür ve inançları kapsayacak demokratik bir dönüşümün henüz gerçekleşmediği belirtilen bildirgede, demokratik entegrasyonun aşırı teorik tartışmalar yerine somut ve uygulanabilir adımlarla geliştirilmesi gerektiği kaydedildi.

Gençlerin, öğrencilerin, akademisyenlerin ve demokratik toplum örgütlerinin bu süreçte aktif rol üstlenmesi gerektiğine dikkat çekilerek, toplumsal örgütlenmenin demokratik dönüşümdeki belirleyici rolü vurgulandı.

Yasal düzenlemeler 

Bildirgenin hukuksal boyutuna ilişkin bölümünde, Kürt sorununun demokratik çözümünde yasal düzenlemelerin belirleyici önemde olduğu ifade edildi.

Kürtlerin varlığını, dilini, kültürünü, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü ve yerel demokrasi ilkesini kapsayan bir hukuksal çerçeveye ihtiyaç duyulduğu belirtilerek, bu çerçevenin Demokratik Toplum Yasası ile oluşturulabileceği kaydedildi.

Bildiride, “Yasaların yürürlüğe girip uygulanmaya başladığı andan itibaren demokrasi çarkı dönmeye başlayacak” denildi.

Demokratik Toplum Yasası’nın, toplumun kendisini özgürce ifade edebileceği ve örgütleyebileceği demokratik alanın hukuksal güvenceye kavuşturulmasını amaçladığı belirtildi.

Bununla birlikte, yasal düzenlemelerin tek başına sınırsız bir güvence sağlamayacağına dikkat çekilerek, demokratik toplumun örgütlü gücünün ve siyasal iradenin bu sürecin ayrılmaz parçaları olduğu vurgulandı.

Bildirgenin dikkat çeken başlıklarından biri de geçiş sürecine ilişkin hukuksal ve toplumsal düzenlemeler oldu.

Demokratik entegrasyonun devlet kurumlarında ve yasalarda kapsamlı reformları gerektirdiği belirtilirken, geçmişte yaşanan hak ihlalleriyle yüzleşilmesi ve mağdurların taleplerini esas alan onarıcı adalet mekanizmalarının oluşturulması gerektiği ifade edildi.

Bildirgede  “Olağanüstü Demokratik Hal” ilan edilmesi önerildi.

Geçiş sürecinde uluslararası deneyimlerden yararlanılması gerektiği belirtilerek, Birleşmiş Milletler tarafından geliştirilenCezasızlıkla Mücadele İlkeleri’ne (Joinet Prensipleri’ne) dikkat çekildi.

Bildiride, devletin gerekli adımları atmaması halinde sivil toplumun inisiyatif üstlenmesi, gerçekle yüzleşme komisyonlarının oluşturulması ve geçiş adaletine ilişkin raporlamaların hazırlanması gerektiği vurgulandı.

Kominal ekonomi

Demokratik entegrasyonun ekonomik boyutuna da geniş yer verilen bildirgede, siyasal ve kültürel hakların tanınmasının yanında ekonomik yaşamın da demokratik, eşitlikçi ve komünal temelde yeniden örgütlenmesi gerektiği belirtildi.

Demokratik komünal ekonominin emek, dayanışma, kolektif üretim ve toplumsal ihtiyaçlar temelinde geliştirilmesi gerektiği ifade edilerek, Kürdistan ve Avrupa’da faaliyet yürüten küçük işletmelerin kooperatifler etrafında bir araya gelmesi önerildi.

Ortak ekonomik girişimlerin ve dayanışma ağlarının geliştirilmesinin Kürt halkının ekonomik birliğini güçlendireceği belirtilen bildirgede, kadın emeğinin görünür kılınması ve kadınların üretim süreçlerine eşit katılımının sağlanmasının önemine dikkat çekildi.

Ayrıca yapay zekâ ve teknolojik gelişmelerin toplumun ortak ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesi, teknolojik dönüşümün adil paylaşım ve kolektif üretim temelinde ele alınması gerektiği vurgulandı.

‘Tartışmalar sürecek’

Bildirgenin son bölümünde, konferansın demokratik entegrasyonun teorik çerçevesini ve uygulama yöntemlerini tartışmaya açan başlangıç niteliğinde bir çalışma olduğu belirtildi.

İsviçre’de yaşayan Kürdistanlılar açısından demokratik entegrasyonun daha kapsamlı biçimde tartışılması ve anlaşılması gerektiğine dikkat çeken Akademî Kurd, önümüzdeki dönemde bu alandaki çalışmalarını sürdüreceğini duyurdu.

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

ÖHD’den İstanbul Barosu açıklaması: Irkçı zihniyetin varlığı ülke için utanç kaynağı olmalıdır

Sonraki Haber

DEM Parti Eş Genel Başkanlarından nöbette olan Barış Anneleri’ne ziyaret

Sonraki Haber

DEM Parti Eş Genel Başkanlarından nöbette olan Barış Anneleri'ne ziyaret

SON HABERLER

Paris’te sokağa çıkma yasağı ilan edildi

Yazar: Yeni Yaşam
2 Kasım 2026

DEM Parti Eş Genel Başkanlarından nöbette olan Barış Anneleri’ne ziyaret

Yazar: Yeni Yaşam
2 Kasım 2026

Demokratik Entegrasyon Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı

Yazar: Yeni Yaşam
2 Kasım 2026

ÖHD’den İstanbul Barosu açıklaması: Irkçı zihniyetin varlığı ülke için utanç kaynağı olmalıdır

Yazar: Yeni Yaşam
2 Kasım 2026

Kadınlardan ‘Jülide Kural yalnız değildir’ kampanyası

Yazar: Yeni Yaşam
2 Kasım 2026

Bütçe Görüşmeleri: Ekmek varsa özgürlük ve adalet vardır

Yazar: Yeni Yaşam
2 Kasım 2026

İran: Zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını kabul etmiyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
2 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır