• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Çöküyoruz … Durduralım.-Beyza Üstün

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Çöküyoruz. Sevgili arkadaşım Fuat Ercan’ın ekonomi politik yorumuyla sistem çürüdü ne yazık ki biz de aynı gemideyiz.

Aynı karenin, aynı olayların içinde birlikte çöküyoruz. Seyretme faslı bitti artık o resimdeki biziz.

Patates sebze kuyruklarında bekletilen, marketlerde indirimi kovalayan, pazara akşam saatlerinde çıkıp daha ucuza alışveriş yapmaya çalışan bizler nihayet yüksek sesle bu çözüme inanmadığımızı, merminin yenmeyeceğini korkmadan söylemeye başladık. Aklımızın bize rağmen haykırdığı gerçek toplumsallaştı; neden sonuç ilişkisi, siyasi analizler, ekonomi politik yorumlar iki kelime ile çıkıveriyor ağızlardan. Mermi ve domates. Savaş ve Kürt halkı. Beton, açlık ve ölüm. Kadın cinayeti; erkek ve Şule Çet, Özgecan Aslan. Faili meçhuller ve Cumartesi Anneleri. Mahkumiyet ve direniş. Yasak ve gerçek.

Oysa yanı başımızda savaş değil barış istiyoruz diyen, halkların kardeşliği için el ele tutuşan, bunun sonucunda bir gecede açlığa mahkum edilen, Ankara Garı’nın önünde, Suruç’ta ölen, Kürt halkının eşit ve özgür yaşamasını istedikleri için cezaevlerine konan genç, yaşlı, kadın, erkek binlerce yurtsever, asgari ücretin altında ölümüne çalışmaya çalışan milyonlarca işçi bir bir yok olurken bizler duymadık birbirimizi. Ne Kürdistan coğrafyasındaki savaşı duyduk, ne binlerce yakılan ormanı, köyü umursadık. Ne de tarım alanları yok olurken köylülerin madenlere mahkum edilişini maden çökene kadar anladık. İki gün önce hastaneye kaldırılan bizdik oysa. Tecrit kalkmalı çözüm sürecine dönülmeli diye kendinden vazgeçen, halkları dayanışmaya çağıran Leyla Güven değildi hastaneye kaldırılan.

Tarım alanları, dereleri-pınarları sermayeye verip, Aydın ovalarındaki JES’ler, Trakya’da, Dilovası’nda kimya, deri, tekstil, demirdöküm vb sektörlerle, Diyarbakır, Edirne de kayagazı sondajlarıyla, Elbistan’da- Soma’da vd yerlerde termik santrallerle- kömür işletmeleri ile, Mersin’de Nükleer enerji santralleri ile toprağı, etrafında yaşayanları, suları zehirleyip, dereleri ülkenin her yerinde şirketlere verdikten sonra 5-10 noktada 3-5 kg domatesi ucuza sattırtıp seçim makyajı yapmak örtmüyor yaşananları.

Cumhur rejiminin; yaşam hakları, özgürlükleri elinden almak istediklerine “katılımcı” olmak istemiyorsak amalarla, kendi isteğimizle bindiğimiz o gemiden inelim artık. Amalarımızı o gemide bırakarak, eşitliğin özgürlüğün hepimiz için olduğu bir birliktelikte, kardeşlikte buluşalım artık.

Gemi batıyor, bina çöküyor, birlikte hızla çöküyoruz…

Kartal’da çöken bina Türkiye idi aslında; sevgili yoldaşım Asiye Kolçak’ın HDP’nin yerel yönetimler kadın adaylarını açıklamasına, Amed’e giderken, yolda söylediği gibi. 3. Havalimanı çöküyor, havzaya her yağmur yağdığında sadece işçilerin yatakhanelerine girmiyor çamur, şirketlerin borçlarını da katlayarak geleceklerine yağıyor biteviye.

3. Havalimanı çoktan çöktü. İşçiler binlercesi bir araya gelerek, hepimize bu gerçeği 14 Eylül 2018’de direnişleri duyurdu aslında. Sular eşlik etti bu direnişe, AKP başkanı defalarca açılış yapsa da işçilerin alın terinin, kanlarının üzerine kurulmaya çalışılan bu havalimanı hiç açılamayacak. Kuzey ormanlarında yaşayanların yaşamını yok eden, sulak alanları toprağa gömen bu betonçelik yığın kimseye yar olmayacak. İnsanca yaşamak, çalışmak isteyen işçilerden bu hakları ülkenin iktidar yapısından aldıkları yetkilerle yok edenler de, suları, ormanları, tarım alanlarını, emeği kendi sermaye birikimine sokanlar da siyasi ve ekonomik krizin girdabında her geçen gün başaşağı gitmeye devam edecek.

Öldüresiye saldırsalar da bizlere; işçilere, emekçilere, kadınlara, barış isteyenlere, gerçeği paylaşanlara, halklara bu topraklarda faşizmi bizler yıkacağız, amalarımızı bu çürüyen sisteme terk ettiysek, çok yakında hem de. Kadınlar: Bizler başarırız. Gençler: Mutlak el ele tutuşur çok yakında. Halklar: Kardeşliği kurar yeniden. Renklerimizi kuşanırsak, birlikte özgürleştiririz yaşamı. Sonra yeniden yaşamı kurarız; barışın olduğu, mermi ile domatesin yanyana gelmediği, eşit, özgür yaşamı yeniden kurarız.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Leyla kî ye-Kenan Kırkaya

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır