• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Çizmeyi aşmak-Veli Saçılık

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
3 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Muktedirlerin iktidar alanını zorlamadan, onların yüce gönüllülüğünü, hoşgörülü kimliğini yüceltmeye yarayacak biçimde nüktedan muhalefet biçimine “majestelerinin muhalefeti” denmesi abartılı bir tanımlama olmayacaktır sanırım. Demokrasi oyununun gişe rekorları kırdığı bu zamanda majestelerinin muhalefeti rolünü üstlenecek elbette birileri olmalı. “En sert” eleştiriyi yapan ama sistemin çizdiği sınırları asla zorlamayan muhalefet tarzı, onca işçinin, emekçinin hakkını yiyen iktidar elitlerinin karınlarında biriktirdikleri gazdan kurtulmalarına da yardımcı olur. Toplumsal alanda biriken öfkenin yatıştırılmaması, yani majestelerinin muhalefetinin sahne almaması, maazallah sistemin “cumhurlop” olmasına yol açar ki! Hiçbir muktedir bu sonu yaşamak istemez.

Devrimci muhalefet tarzı ile majestelerinin muhalefeti arasındaki temel fark, devrimcilerin mütemadiyen ‘hadlerini bilmemeleri’ ya da ‘çizmeyi aşmaları’ tarafından belirlenir.

Devrimciler arkalarındaki binlerce yıllık tarihsel birikim ve bireysel deneyimlerinin sonucunda, çizmeyi aşmanın bedelinin ağır olduğunu bilir.

Çizme bazen muktedirler tarafından da aşılabilir. Ankara TEM Şube’de işkence tehdidi yapan polis amirine yasal çerçevede kalmasını söylediğimde bana cevap olarak “bizim yasalarımızın çerçevesi çok geniştir, nerede başlayıp, nerede biteceği belli olmaz” demişti. Çerçevenin sınırları elastiki olunca istenmeyen sınır ihlalleri de yaşanıyor elbet. Geçtiğimiz günlerde, belediyenin önüne x-ray cihazı koyan polisler “evet biz burada yasaları çiğniyoruz” demişlerdi, yıllar önce Sakıp Sabancı “Kürt meselesi çözülsün” minvalinde bir şeyler söylediğinde Alparslan Türkeş “Sakıp Ağa çizmeyi aşmasın” tehdidi savurmuştu. Tarih sıkça biçim değiştiren ama öz olarak aynı kalan çatışmalarla doludur. Çizmenin sahipleri aynı kalırken, çizmenin altında ezilenler değişebilir. Çizmeyi aşanlar, çizgiyi geçenler, üstü çizilenler ibret-i alem olsun diye Serez’in Esnaf Çarşısında Şeyh Bedrettin’e yapıldığı gibi bir ipin ucunda sallandırılır. Eğer muhalefetiniz güçlü, bastığınız yer sağlamsa insanlar ipin ucunda sallanan ceset değil, fikirleri temsil eden bir bayrak görürler. Deniz, Hüseyin, Yusuf’ta olduğu gibi.

Denizleri anmışken söylemeden geçmeyelim. Denizlerin temsil ettiği değerler devrimci özünden çıkarılarak “iyi çocuklardı” seviyesine indirmeye çalışan epey bir çevre var. Deniz Gezmiş’in son sözünün “Yaşasın tam bağımsız Türkiye!” kısmı söylenirken “Yaşasın Marksizm-Leninizmin yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!” kısmı özellikle sansürleniyor. Salt bağımsızlıkçı bir D. Gezmiş, çizmeyi aşmayan, majestelerinin muhalefeti içerisinde, sadece ABD’ye ‘sallayan’ zenofobik bir tipoloji olarak imal ve takdim ediliyor. Kendini Marksist ve Türk-Kürt halklarının kardeşliğine adamış bir D. Gezmiş çizmeyi elbette aşıyor. 6 Mayıs’ı özünden kopararak ananlar, 18 Mayıs’ta İbrahim Kaypakkaya’yı anmamakta gayet dirayetli davranıyorlar. Adında sol, sosyalist, halk ve hatta komünist sözcükleri bulunan birçok siyasi çevrelerin 6 Mayıs’ı coşkuyla anarken Denizler’in son sözlerini nasıl sansürlediklerini ve sonrasında 18 Mayıs’ta nasıl sessiz kaldıklarını sosyal medya hesaplarında bile görebiliyoruz. İçi boşaltılmış, gerçeklikten koparılmış ütopik söylemlerle bezenmiş lafzi muhalefet sınırlarında kalarak güvenceli muhalefet majestelerinin muhalefeti olmak değil de nedir? İmajlar dünyasından özgürlükler dünyasına “aman ağzımızın tadı kaçmasın Ali Rıza Bey” ruh haliyle geçemeyeceğimiz yeterince açık değil mi?

Bir başka çizmeyi aşma hikâyesi de Dersim’dir. Dersim’de AKP’nin atadığı kayyumun ilk görevi Dersim tabelasını indirmek olmuştu. Halkın seçtiği Dersim Belediye Meclisi doğal olarak Dersim tabelasının tekrar asılması kararını aldı. Karara karşı savaş açan milliyetçiler Dersim’de gerekirse bir katliam daha yapacaklarını direkt söylediler. Kendini solcu zanneden bir kısım nasyonalist, F. M. Maçoğlu’na ateş püskürdü. Dersimli “Komünist Başkan”a Dersim adını inkar etmesini ve çizmeyi aşmamasını salık verdiler. Komünist sözcüğünün ütopik ve tehlikesiz olmasını isteyenler Maçoğlu’na ve Dersimlilere çizmeyi aşma tehdidini savurma cüretini kendilerinde buldular. Maçoğlu’nun “Belediye meclisi karar aldı ama yetki Valilikte” şeklindeki teskin edici açıklaması sonrası Milliyetçi Cephe’nin (MC) saldırılarının dozajı aştığını vurgulamak gerekir. Dersim ya da başka konularda bize çizilen sınırlar aynı zamanda bizim içinde esir tutulduğumuz hapishanelerdir. Çizilen sınırları aşmak, yasaklı olanı özgürleştirmek sahici muhalefetin esasıdır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Buldan: Bir fotoğrafımız olsun isterdim

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır