• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Cepheleşme siyaseti-Şaban İba

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Egemen siyasetin unsurlarından biri, demokratik muhalefete karşı tahammülsüzlüğün had safhada olmasıdır. İktidarların tekçi ve baskıcı yönetim tarzından kaynaklanan siyaset üslubunda nezakete, hoşgörüye ve tevazuya yer yok. Tahakküme muhalefet edenler, “bölücülük, vatana ihanet, mürtecilik, ayrımcılık, rejimi yıkma veya tehdit oluşturma” gibi son derece ağır ve haksız suçlamalara maruz kalmaktadır. Muhalefeti yıldırma ve korkutma siyaseti, hem parlamentoda hem de parlamento dışındaki toplumsal muhalefet güçlerine karşı ağır baskı biçimleriyle devam etmektedir.

İkinci unsur, çok partili sisteme geçişle birlikte siyasal ve toplumsal arenada gelişen cepheleşme siyasetidir. “Güçlü devletgüçlü iktidar” geleneğinin egemen olması, paralel bir muhalefetin gelişmesini engellemiştir. Toplumun aydınlanmasına ve siyasetin toplumsallaşmasına yönelik siyasi ve felsefi düşünce üretiminden çok, kişisel çıkarlara dayalı çekişmelerin her şeyi belirlediği siyasal kültür, “biz” ve “ötekiler” şeklinde ikili bir muhalefet algısına dönüşmüştür.

Çok partili sisteme geçişle başlayan siyasal ve toplumsal süreçte cepheleşme siyasetinin üç önemli dönemi olmuştur. Birincisi, 1950-1960 yılları arasında Demokrat Parti (DP) ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) arasındaki cepheleşmedir. İkincisi 1975-1980 dönemindeki Milliyetçi Cephe hükümetleridir. Üçüncüsü, 24 Haziran 2018’de şekillenen ve aynı zamanda rejim değişikliğinin ifadesi olan Cumhur ve Millet ittifakları dönemidir.

Bugüne benzerlikleri bakımından cepheleşme siyasetinin birinci dönemini kısaca irdelemek istiyorum. DP iktidarının üçüncü döneminde ana muhalefet partisi olan CHP ile iktidar partisi arasında gelişen cepheleşme siyaseti, 1957 genel seçimlerinden sonraki süreçte başladı. Bu seçimde DP, yüzde 47 (1954 seçiminde yüzde 55), CHP, yüzde 41 (1954 seçiminde yüzde 39), Cumhuriyetçi Millet Partisi (CMP), yüzde 7, Hürriyet Partisi’nin (HP) yüzde 4 oy alması, DP iktidarının gücünü iyice zayıflattı. Bu sonuçlara göre DP tek başına iktidar olmaya devam etse de muhalefetin toplam oyu iktidarın oylarını geçtiği için yaşanan oy kaybı, DP yönetimini bir sonraki seçimin kazanılamayacağı yönünde endişelendirdi. Nitekim Menderes durumu şöyle özetlemişti: “1950’de kazandık, 1954’te kazandık, 1957’de yaralandık, kazandık”.

Seçim öncesinde muhalefet partilerinin seçim ittifakı oluşturma çabaları, iktidarın seçim yasasında yaptığı yeni düzenleme ile engellenmişti. Muhalefet partileri seçime tek tek girmek zorunda kaldılarsa da, 1954 seçimlerine göre oylarını artırmıştı. Partilerin moralini yükselten bu nispi seçim başarısı muhalefetin toparlanmasını sağladı. Seçimden bir yıl sonra 1958 Ekim’inde Türkiye Köylü Partisi ile Cumhuriyetçi Millet Partisi birleşerek Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) adını aldı. Hürriyet Partisi de kendisini feshederek CHP’ye katıldı.

Başbakan Menderes, muhalefetin Güç Birliği girişimine devam etmesini, DP’ye karşı “Haçlı İttifakı” olarak nitelendirdi. CHP’nin 14. Kurultay’ında kabul edilen ve iktidar hedefini ortaya koyan “İlk Hedefler Beyannamesi”nin ardından atağa geçen DP yönetimi, Vatan Cephesi Ocakları’nı kurdu. Ülke genelinde hızla örgütlenen ve parti dışında ayrı binaları ve tabelaları olan Vatan Cephesi Ocakları’nın her biri iktidarın temsilcilik büroları gibi çalışıyordu. Ayrıca DP il ve ilçe örgütlerinin desteğiyle birçok yerde iktidar lehine haberler yapan Vatan Cephesi adında gazeteler de yayınlanıyordu.

Vatan Cephesi Ocakları’na katılanların listesinin her gün düzenli olarak devlet radyosundan açıklanması, toplumsal kutuplaşmayı arttıran etkenlerden biriydi. Radyonun haber saatlerinde okunan isim listeleri muhalefet partili kitlelerde tedirginliğe ve tepkiye yol açtı. Çıkarılan bir yasa ile iktisadi devlet teşekküllerinde çalışanların da Vatan Cephesi’ne katılabilmeleri sağlanmıştı. Yaklaşık bir yıl içinde Ocaklara ve dolayısıyla DP’ye 1 milyona yakın insan katıldı. Amaç iktidara halkın desteğini artırmaktı. Kutuplaşma giderek halk kitlelerine yansıdı. Bazı kasaba ve köylerde DP ve CHP’lilerin kahveleri ve hatta camileri ayrıldı.

Bütün bu gelişmeler siyasal gerginliğin dozunu artırmaya başladı ve kısa zamanda oluşan muhalefet-iktidar kutuplaşması Türkiye’yi bir kaosa sürükledi.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Çarpıtma ve sessizlik-Ayşe Gökkan

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır