• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Annemin, yüzyıllık çınarımızın ardından-İshak Karakaş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
11 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Annemi kaybettim. Dayêmi. 100 yaşında bile bana sığınak olan, yaralarımı saran kocaman bir yüreği. Ailemizin direğini, abidesini. Ve Kürt halkının yüzyıllık derin acılarının, efsanevi direnişinin tanığı, bir sözlü tarih anlatıcısını da kaybetmiş oldum böylelikle. Onu neden daha çok dinlemedim, neden daha çok anlattırmadım diye hayıflanıyorum şimdi. En son, geçen Ekim ayında onu yine İstanbul’a, yanımıza getirmiştik. Sırayla abimin ve benim yanımda kalsın diye. Öfkelendi, protestolar yaptı, küçük fiskeler bile vurdu bana, şehrine, Amed’e geri götürmemiz için.

Topraklarından ayırdık mı onu, kökleri sökülen asırlık bir ağaç gibi hemen solmaya başlıyordu. Mecburen yine götürdük şehrine, kızlarının yanına. Şimdi onu çok sevdiği Diyarbakır’ın toprağına defnettikten sonra, yas evimizde ve anlattıklarını hatırlıyorum yine. Annemin babası, dedem Telhê Em Keçel (Talha Tazecan) Şeyh Said’in komutanlarındandı. İsyan bastırıldığında dağa çekilmişler. Büyük dedem Em Keçel, anneannem, annem, dayım ve teyzem Lice’nin alt tarafında bir Ermeni köyü olan Fum’da kalıyorlar o sırada. Günün birinde kimlikleri deşifre oluyor. Büyük dedem hariç, ki onun da adı infaz edileceklerin arasındaydı. Onun için evde değildi o da. Bir gün askerler gelip hepsini tutuklayarak cezaevine koyuyor.

Yalnız bir Zaza Kürdü olan Ali Çavuş ile Ermeni Tomas amcanın şahitliği ile annem tutuklanmaktan kurtuluyor. Evleri sahipsiz kalmasın diye annem eve dönerken, anneannem Meryem, teyzem Sarê, dayım Mahmut tutuklanıyor ve cezaevine konuluyor. Annem dedeme firarda olduğu sırada ayakkabısının içinde su götürdüğünü anlatırdı. 58 gün sonra dedem Talha bunu duyup, gelip teslim oluyor, ailesi evine dönerken, kendisi Diyarbakır’a getirilip iğne ile idam ediliyor. Diyarbakır Surları’nın dışında defnediyorlar dedemi.

Çift Kapı ile Urfa Kapı arasındaki o yerde şimdi bir çay bahçesi işletiliyor. Haliyle uzun yıllardır üniversite öğrencilerinin, gençlerin gelip oturduğu, sohbet ettiği bir yer orası. Fakat gel gör ki, babam bunu anneme farklı yorumlayıp anlatıyordu devamlı. “Ya Kamile, sen ‘babam şehittir’ diyorsun, ama bak onun mezarının üzerinde eğleniyorlar.” Annem de babama “ben senin ağabeyine söz söylüyor muyum ki, sen benim şehit babama söylüyorsun” diye cevap verirdi hep.

Üzülüyordu herhalde annem bu duruma ama hayat devam ediyordu, edecekti tabii. Amcam Mehmet Karakaş da aynı isyan sonrasında şehit olmuştur. Lice’nin dağ köylerinde gizlenirken ihbar yemiş ve kendisi ve yanında bulunan iki yakın akrabası ile katledilmiş, gövdeleri köyde kalırken kafalarını kesip Lice’ye götürmüşler. Babam da hep şehit abisini ve akrabalarını anardı. Biz bu şehitlerimizin hikâyelerini dinleyerek büyüdük. Annem de babam da şimdi çok sevdikleri, özledikleri o kahraman yakınlarının yanında. Daha kişisel bir anımı da anlatmak istiyorum annemle ilgili. Bu yazım da böyle olsun. Bir anma, dertleşme yazısı olsun.

Küçüktük, okullar tatil edildiğinde bizler ailecek şehirden yaylaya giderdik. Tüm akrabalar bir arada geçirirdik yazı. Yoğurt, yumurta, tavuk gibi yiyecekleri köylülerden temin ederdik. Amcaoğlum Yaşar ile oyun oynamış, acıkmıştık. Yemek konusunda Yaşar biraz müşkülpesentti. Ben de Yaşar’a uyarak biraz sızlanmaya, nazlanmaya başladım. Annem “yoğurt ekmek getireyim” dedi, ben nazlandım, “sana yumurta haşlayayım” dedi, ben yine nazlandım, o esnada da ayrana ekmek doğruyordu. Tası kaptığı gibi başıma boca etti. Ben kaçmaya başladım, yemin ediyordu, “Diyarbakır’a kadar gitsen de, ben de peşinden gelirim” diye.

Çaresiz oturdum, gelip elindeki çubuk ile beni dövdü, bir tas ayran ile ekmeği yedirdi sonra da bana. O gün bu gündür, yemek seçmem, önüme ne gelirse yerim. Biz Kürt aileleri, Kürt toplumu düğünlerde coşkuyla, cenazelerde hüzünle bir araya geliyoruz. Amed’e annemi sonsuzluğa yolculamaya geldim. Annemin taziyesi sürerken 48 yaşındaki yeğenim Cemal Karakuş’un cenazesi geldi. Ardından annemin amca kızı Hacı Hüsna’yı da kaybettik. Onlara da huzur diliyorum. Cezaevinden haber alıp avukatları aracılığıyla acımı paylaşan Selahattin Demirtaş’ın şahsında beni taziye günlerimizde yalnız bırakmayan bütün yoldaşlarıma, dostlarıma çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız. Acılarımızı, yitirdiklerimizi unutmadan devam edeceğiz hayata. Dirençle.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

İstanbul’un İstanbul olmasında Kürtlerin rolü-Ömer Ağın

SON HABERLER

Konferans ikinci gününde ‘Doğanın ve Yaşamın Özgürleştirilmesi Mücadelesini Konuşuyoruz’ oturumuyla sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Amedspor Eyüpsporu 5-1 mağlup etti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Arzoxlî’de GES projesine karşı çadır nöbeti 11’inci gününde, Cixsê’de direniş 93’üncü gününde devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Xarpet’te halk buluşmasında Öcalan’ın özgürlüğü vurgusu

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Van YYÜ’deki ihale, yurt ve personel usulsüzlükleri Sayıştay raporuna yansıdı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Google Finlandiya’da veri merkezi için 400 bine yakın ağaç kesti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Birçok kentte 1 Kasım açıklaması: Kobanê güç vermeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır