• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Ağrı’nın hakkı – Özge Yurttaş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
22 Temmuz 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Her gün “flaş” gelişmelerin yaşandığı koşullarda 15 gün öncesinde kalmış bir konuyu açmak için geç kalmış olabilirim. Ama olay geride kalsa da konu her daim güncelliğini koruyan cinsten. Üzülerek de olsa Ağrı Belediye Başkanı sıfatını adının yanına yazmak zorunda olduğum Savcı Sayan 6 Temmuz’da sosyal medya hesabında bir tekstil fabrikasından fotoğraflarını paylaşarak şunları yazdı “Zara, H&M, Lc.Waikiki ve Polonun ürünleri, Ağrı’daki atölyelerde dikiliyor…Avrupalı kadınlar Ağrı’da yoksul mahallelerde oturan kızların diktikleri elbiseleri giyiyorlar.. Nerden , Nereye… Birde terörün olmadığını düşünün..” (İmla ve noktalama hataları kendisine aittir.)

Tekstil sektörü, “güvencesiz çalışma” biçimlerinin en yaygın olduğu sektörlerden birisi. Hem küresel düzeyde hem Türkiye’de ucuz emek gücü üzerine inşa edilmiş bir sektör. Ağrı’da Sayan’ın üretim yapmakla övündüğü büyük tekstil markalarına belli ki fason üretici olarak üretim yapılıyor. Bu büyük markalar dünya üzerinde en ağır emek sömürüsünün yaşandığı firmalar aynı zamanda. Örneğin İsveç kökenli tekstil devi H&M, üretiminin önemli bir kısmını dünyada tekstil işçiliğinin en ucuz olduğu Etiyopya’da gerçekleştiriliyor. Görünen o ki TL döviz karşısında değer kaybettikçe sadece Ağrı değil tüm Türkiye Bangladeş’ten Etiyopya’ya dünya çapında günlük işçi ücretinin en düşük olduğu ülkeleri kovalayan tekstil tekelleri için bir cennete dönüşecek. Ağrı için sıraya girenler arasında dünya spor tekstili piyasasının önemli bir kısmını elinde bulunduran ve “esnek çalışma” düzeninin mucitleri arasında yer alan Nike gibi markalar da bulunuyor.

Sayan da işte bu güvencesiz iş ve düşük ücret cehennemine Ağrı’yı dahil etmekle övünüyor. Sayan’ın övündüğü bu proje tam anlamıyla bir AKP projesi. Bir önceki yerel seçimde kıl payı kaçırılmasının ardından Ağrı’nın alınması için devreye sokulan Ağrı’yı alma planında anlaşılan istihdam olanaklarının geliştirilmesi üzerinde durulmuş. 2018 Haziranı’nda Ağrı’da 4 etaptan oluşması planlanan Tekstil Kent’in temeli atılıyor. Proje valilik tarafından koordine ediliyor. Valilik firmalara üretim tesisi / bina vadediyor. Proje kapsamında İŞKUR program ve teşviklerinden de yararlanılıyor. Yerel seçim kampanyası kapsamında 25 Mart 2019’da Ağrı’da mitingi yapan Erdoğan “Ağrı’yı tekstil kenti yapacağız” diyerek kentte 5000 kişilik istihdam yaratma sözü veriyor. Kentte tekstil üretimi başlıyor.

AKP’nin ve Sayan’ın ekonomik kalkınma ve istihdam olanağı diyerek övündüğü proje Ağrı’yı dünyanın en düşük ücretli, ağır çalışma koşullarına sahip işkollarından birisinin üssü yapmak. Ağrı Türkiye’de gelir düzeyinin en düşük olduğu 3 kentten birisi. Kentteki istihdamının büyük bölümü Türkiye ortalamasının çok üstünde olacak biçimde tarım sektöründe. Bu nedenle üretim sektöründe istihdam vaadi kulağa hoş geliyor. Büyük hizmet, dev proje diye sunulanın Ağrı’yı Etiyopya’ya, Bangladeş’e rakip yapmak olduğu göz önüne alınınca bu plan Ağrı halkına reva mı? 90’lıl yıllarda zorunlu göç dalgası ile başta İstanbul olmak üzere metropollere göçen Kürt halkının yıllarca ucuz iş gücü olarak tekstil sektörünü beslediği göz önüne alınırsa burada yeni olan tek şeyin Kürt halkı için gurbette değil memleketinde sömürü olduğunu söylemek mümkün.

Uzun vadeli insani kalkınma politikaları hayata geçirmeyen bir iktidar elindeki imkanları kullanarak kölece çalışacağımız fabrikalar açtırıyor diye bu kibre minnet mi duyalım? Aza kanaat edip uysal yurttaşlar mı olalım? Ağrı halkı da tüm Türkiye halkları da daha insani koşullarda yaşamayı, insana yaraşır koşullarda çalışmayı hak ediyor. Sayan’ın şovu bu gerçeği örtmeye yetmemeli.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Faşizmi aşmak-Cafer Menafi

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır