• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Vicdanın mührü-Hicri İzgören

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
28 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Türkiye’de siyasetçiler yalanı seviyor. Siyasetçinin söylemlerinden yalan söylemeyi çıkarmak mümkün olabilseydi siyasetçi sudan çıkmış balığa dönerdi ama ne mümkün. Türkiye’de iktidarlar hemen her dönemde manipülasyonlar üzerine inşa edilmiş söylemler kullanageldi. Ama denilebilir ki hiçbir dönem son dönemlerde olduğu kadar kara propagandanın pençesinde olmadı. İşte yine Türkiye’ye özgü yeni bir seçim arefesindeyiz. Mevcut iktidar medyayı da yedeğine alarak yalan-dolan üstüne ayrıştırma, kutuplaştırma ve ötekileştirme üzerine kurdu söylemlerini. Kendinden olmayanı hainlikle suçladı, baskı altına aldı, davalar açtı, gözaltına aldı, tutuklayıp mahpuslara gönderdi. Haklar hukuklar çiğnendi, eli kolu bağlı olarak mücadele etmeye mahkum edildi. Kişi biraz da kendi tercihlerinin cezasını çekiyor ve bunun farkında değil. Şairin dediği gibi “Kabahatin çoğu senin canım kardeşim.” “…. Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende. / Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer / ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak / kabahat senin, –demeye de dilim varmıyor ama– / kabahatın çoğu senin, canım kardeşim.”

***

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler demokrasi mücadelesi için büyük bir dönüşümü başlatacağı gibi, aynı zamanda kayyıma, tekçi anlayışa, otoriter rejime karşı da bir demokrasi referandumu anlamını taşıyor. Seçmenlerin büyük bir bölümü, belli ezberlerle hamasi söylemlere oy veriyor. Seçim bildirgelerinde neler var neler yok ona bakmıyor. Bilinen ve var olan siyaset anlayışının ötesinde yeni bir bakış açısı, yani bir anlayış geliştirilmeye çalışıldığında bildik siyaset daha bir saldırgan hale geliyor. Argümanları ve uygulamaları daha da ırkçı bir hal alıyor. HDP’yle bunca uğraşmanın, onu sistem dışına itmenin ve yok etme çalışmalarının sebebi de buradan kaynaklı. Çünkü alışılagelmiş söylemlerin, nutukların ötesinde bir dil kullanıp farklı şeyler söylüyor. Türkiye’de ilk olarak bir parti ülkedeki tüm halk kesimlerinin, tüm renk ve kültürlerin eşit olacağı özgürlük ve birlik adına çoğulcu bir yapıdan söz ediyor. Gerçek demokrasiye ancak bu sayede ulaşılabileceği gerçeğini söylüyor ve programını bunun üzerine kurguluyor. Bu seçim bildirgesini de bu paradigmayla oluşturmuş. Yerel yönetimlerde doğrudan demokrasiyi hayata geçirmeyi hedefliyor. Yaşadığı kentin yönetimine katılmak her bireyin temel kent hakkıdır diyor. Yerel Yönetim anlayışımız halkın doğrudan yönettiği kentler inşa etmek üzerine kuruludur. İhtiyaçlar da çözüm de halk tarafından belirlenmeli diyor. Bildirge; çok kültürlü ve çok dilli bir yaşamı varlık gerekçesi olarak belirlemiş, iktidarın ırkçı, cinsiyetçi ve milliyetçi kültür ve sanat anlayışına karşı, demokratik ve toplumcu bir sanatın geliştirilmesi için mücadele etmenin gerekliliğini vurguluyor. Kültür ve sanatın gelişmesi ve yaygınlaştırılması için; kültür evleri, kütüphaneler, müzeler, galeriler, sinema ve tiyatro salonları gibi mekanlar inşa etmeyi ve var olan tarihsel ve kültürel mekânları koruyacak önlemler almayı, doğal ve kültürel eserleri aslına uygun olarak restore etmeyi, demokratik-ekolojik toplumsal kültürü canlandıran yerel etkinlikler düzenleyerek kültürel, sanatsal, edebi faaliyetler yürütmeyi öngörüyor. Bununla birlikte: Kültürü ve anadili unutturma rejimine karşı şehirlerde toplumsal hafızayı ayakta ve canlı tutacak, bunu gelecek nesillere aktaracak çalışmaların yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.

***

Türkiye içinde bulunduğu her türlü krizin panzehiri barış, demokrasi hak ve özgürlüklerin, adaletin ikamesidir. Bu seçim sırdan bir yerel seçimin ötesinde anlamlar taşıyor. Görünen o ki bugün artık hayat bizden yeni tanımlar, anlamlar, yeni roller ve hamleler bekliyor. Mühür elimizde şimdi. Yeni bir mevsimin ılık rüzgârlarıyla bazı eskileri silkeleme zamanıdır. Şimdi özgüven tazelemek, şimdi yenilenmek zamanıdır. Paslı bir çiviyi duvardan söker gibi… Çürük bir dişi çeker gibi… Bir sevda çiçeğini sular gibi. Bir yağmurun sesine ayarlanmış adımlar gibi. Emek gibi, şiir gibi, aşk gib… İşte yarının pusulası, işte vicdanın mührü.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Normal olmayan bir seçimi normalmiş gibi yaşamak ne kadar normal?-Ferda Koç

SON HABERLER

Kobanê düşmedi, direniş tarihe geçti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Polen Ekoloji Kolektifi: COP’lar sermayenin pazaryeri

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

‘Yan Yanayız Geleceği Konuşuyoruz’ konferansı ikinci gününde

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Faysal Sarıyıldız: İki yıldır söz var, somut adım yok

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Şimdi salonlardan sokaklara çıkma zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Gazetemiz Yeni Yaşam’ın internet sitesine erişim engeli

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Altın Portakal Film Festivali’nde ödül gecesi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır