KDP parlamentoyu topladı, YNK hükümetten çekildi. Bafil Talabani’nin Federe Kürdistan Bölgesi’nde Silêmanî merkezli bir idare oluşturucaklarına dair mesajları, bölgedeki duruma dair belirsizliğin artmasına neden oldu
Ferid Demirel
Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) Başkanı Bafil Talabani, Federe Kürdistan hükümetinden çekildiklerini açıkladı
KDP’nin Parlamentoyu toplaması ve YNK Başkanı Bafil Talabani’nin Federe Kürdistan Bölgesi Parlamentosu’ndan çekildiğini açıklaması ve Silêmanî merkezli bir idare oluşturucaklarına dair mesajları, bölgedeki duruma dair belirsizliğin artmasına neden oldu
Bafil Talabani: Kürdistan hükümetinden çekiliyoruz
5 Kasım akşamı resmî X hesabı üzerinden yayımladığı bir video ile kararı kamuoyuyla paylaşan Talabani, Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) çağrısıyla 4 Kasım’da toplanan Kürdistan Bölgesi Parlamentosu’nun Başkanlık Divanı’nı seçmesini kabul etmediğini belirterek şunları söyledi:
“Buradan size ilan ediyorum: Biz bu durumu tanımıyoruz. Bu durumdan ortaya çıkacak hiçbir şeyi tanımıyoruz. Bu geçici hükümet iki yıldır görevde ve en basit ihtiyaçları bile karşılayamadı. Maaşlar düzenli şekilde ödenmiyor. Bizim petrolümüzün fiyatına bakın. Bağdat’ın petrol fiyatına bakın. Bizdeki benzinin fiyatına bakın, Bağdat’taki benzinin fiyatına bakın. Örnekler çok. Bu hükümet başarısız olmuştur. Bu nedenle Kürdistan Yurtseverler Birliği liderliğinin bu gelişmeden sonraki ilk kararı şudur: Biz, kendi kendisine Kürdistan Hükümeti diyen bu başarısız hükümetten çekiliyoruz.”
Ekim 2024’ten bu yana hükümet kurulamamıştı
Talabani’nin bu adımı, bir süredir KDP ve YNK arasında devam eden hükümeti kurma girişimlerinin krize dönüşmesinin ardından geldi.
Federe Kürdistan Bölgesi’nde parlamento seçimleri Ekim 2024 tarihinde gerçekleşen seçimin üzerinden iki yıldır geçmiş olmasına rağmen hükümet kurulabilmiş değil. Bu durumdan kaynaklı taraflar arasında çok sayıda görüşme gerçekleştirildi. Görüşmeler sürerken KDP, parlamentoyu yeniden faaliyete geçirmek üzere tarafları toplantıya çağırdı.
KDP Parlamentoyu nasıl topladı?
KDP’nin çağrısı sonrasında 4 Kasım’da Kürdistan Parlamentosu toplandı ve toplantı için gerekli olan 50+1 yeter sayısına ulaşıldı. Oturuma 52 milletvekilinin katıldığı bildirildi. Oturumda Kürdistan Parlamentosu Başkanlık Divanı seçildi. Yapılan oylamada KDP Milletvekili Vala Ferid 52 oyla Parlamento Başkanı, Erbil seçim çevresinden Hristiyan Milletvekili Rami Nuri 52 oyla Parlamento Başkan Yardımcısı seçildi. Türkmen Reform Partisi Milletvekili Muna Nebi Kahveçi de 52 oy alarak Parlamento Sekreteri oldu.
KDP, parlamentoyu tek başına toplamak için yeterli sandalyeye sahip değildi. Oturumun yapılabilmesi, diğer gruplardan ve bağımsız hareket eden milletvekillerinden gelen destekle mümkün oldu.
Kürdistan Bölgesindeki parlamento dağılımı
Irak Kürdistan Bölgesi’nde 20 Ekim 2024’te yapılan parlamento seçimlerinde 100 sandalyenin 39’unu KDP, 23’ünü YNK, 15’ini Yeni Nesil, 7’sini Yekgirtû, 4’ünü Helwest, 3’ünü Komel, 2’sini Halk Cephesi, birer sandalyeyi Goran ve Kürdistan İttifakı kazanırken, 5 sandalye azınlık temsilcilerine ayrıldı.
Seçimlerin ardından YNK’den Herdî Salah ve Muhammed Faysal Kerimhan’ın, Komel’den ise Hêro Atar’ın ayrılmasıyla parti gruplarının sandalye dağılımında değişiklikler yaşandı. Oturum günü Niştiman Nawperdanî’nin de bağımsız hareket etmesiyle YNK listesinden seçilmiş üç milletvekili toplantıya katıldı.
3 Kasım itibarıyla Parlamento Divanı, toplantı talebi için resmî olarak yalnızca 43 imza aldığını açıklarken bazı muhalefet grupları boykot kararı aldı. Parlamento Divanı Başkanı Ardalan Muhammed Serspî ise gerekli sayıda milletvekili hazır bulunduğunda meclisin faaliyete açılacağını söyledi.
Boykot kararına rağmen 52 sayısına nasıl ulaşıldı?
Federe Kürdistan Bölgesi’nde yayın yapan medya organlarının aktardığı katılım dağılımına göre KDP’nin 39 milletvekilinin yanı sıra üç azınlık temsilcisi, YNK’den seçilmiş üç milletvekili, Yeni Nesil’den seçilmiş üç milletvekili, Helwest’ten seçilmiş iki milletvekili, Halk Cephesi’nden bir milletvekili ve Kürdistan İttifakı’nın sosyalist temsilcisi oturumda yer aldı. Böylece kendi gruplarının boykot kararına uymayan milletvekillerinin katılımıyla toplam sayı 52’ye ulaştı.
Söz konusu bu değişim, bölgede milletvekillerinin satın alındığı ve silahla tehdit edildiği iddialarına neden oldu. Oturuma katılan bazı milletvekilleri ise kararlarını parlamentonun yeniden çalışması ve bölgenin kurumlarının korunması gerektiği gerekçesiyle savundu.
Parlamento toplandı ve Başkanlık Divanı seçildi
Başkanlık Divanı, yaşanan tartışmaların ortasında 5 Kasım’da Kürdistan Bölgesi’nde görev yapan başkonsoloslar ve yabancı ülke temsilcileriyle bir toplantı gerçekleştirdi. Parlamento Başkanı Dr. Vala Ferid’in diğer divan üyeleriyle birlikte katıldığı toplantı, yeni divanın diplomatik kabulünü güçlendirme girişimi olarak okunabilir. Ancak toplantının yapılması, katılan ülkelerin oturumun bütün usullerini ve bundan sonraki siyasi adımları resmen onayladığı anlamına gelmiyor.
YNK, sistemin anlamlı bir güç paylaşımını savunuyor
Yeni hükümetin kurulması için KDP ve YNK arasında çok sayıda görüşme gerçekleşti. Gücün dağılımı konusunda iki partinin uzlaşamaması, krizin temel başlıklarından birini oluşturuyor. Bölge başkanlığı, başbakanlık, parlamento başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere stratejik bakanlıkların paylaşımı, müzakerelerde öne çıkan anlaşmazlıklar arasında yer alıyor.
YNK, sistemin anlamlı bir güç paylaşımına geri dönmesi gerektiğini savunuyor. Yeni Nesil ile ittifakı da bu talebi güçlendirmeyi amaçlıyordu. İki partinin 2024 seçimlerinde kazandıkları sandalyelerin toplamı, KDP’den yalnızca bir eksikle 38’di. YNK ve Yeni Nesil, bu toplam üzerinden KDP’ye yakın büyüklükte bir blok olarak müzakere etmeyi hedefliyordu. Ancak milletvekillerinin ayrılması ve bağımsız hareket etmeye başlaması, ittifakın parlamentodaki fiilî gücünü etkiledi.
KDP eşit güç paylaşımına karşı çıkıyor
KDP ise seçimlerde 39 sandalye kazandığını, YNK’nin 23 sandalyede kaldığını vurgulayarak seçim sonrası ittifakın iki parti arasında eşit güç paylaşımını gerektirdiği yorumuna karşı çıkıyordu.
Talabani, 5 Kasım’daki açıklamasında hükümet kurma çalışmaları için Hewlêr’e 15’ten fazla kez gittiğini, ayrıca Hewlêr’den birçok kişinin kendisiyle görüşmeye geldiğini ancak bir sonuca ulaşamadıklarını söyleyerek, “İlerleme kaydedilen her aşamada bir bahaneyle süreci bozdular” dedi.
KDP’nin, bütün tarafların uzlaşması sağlanmadan parlamentoyu toplaması ve ardından Talabani’nin oturumu tanımadığını ve hükümetten çekildiğini açıklaması, 1990’lardaki gibi ikili bir yönetimin ortaya çıkıp çıkmayacağı tartışmasına yol açtı.
Talabani: Siz başlattınız, ben bitireceğim
Talabani, söz konusu adıma karşılık rest çekerek, “Bizi karşılık vermeye zorluyorsunuz. Siz orada ne yaparsanız, biz de burada aynısını yaparız” dedi. Hewlêr’de bölge başkanı, başbakan ve bakanların atanması durumunda kendi taraflarında da karşılıklarının atanacağını belirtti:
“Bu bölge Kürdistan Yurtseverler Birliği’nindir. Kürdistan Yurtseverler Birliği şehitlerinin kanıyla kurulmuştur. Size söylediğim budur. Siz başlattınız, ben bitireceğim.”
Talabani aynı konuşmada, Kürdistan’da kimsenin kanının dökülmesine izin vermeyeceklerini de söyledi. Talabani’nin açıklaması çatışmadan kaçınma güvencesiyle söz konusu fiili siyasi durumu kabul etmemeyi aynı anda barındırıyor.
İki bölgeli sistem KDP ve YNK’yi nasıl etkiler?
- YNK’nin Yeni Nesil Hareketi ile kurduğu ittifak ve Bağdat ile bölge ülkeleriyle geliştirdiği ilişkiler, Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki güç dengeleri açısından da önem taşıyor. Bu adımlar, KDP’nin karşısındaki pazarlık gücünü artırma arayışının parçaları olarak okunabilir.
- Şengal’deki YBŞ ve YJŞ birliklerinin Bağdat merkezli federal güvenlik sistemine entegrasyon süreci de daha geniş güç dengelerinin bir başka boyutunu oluşturuyor. Bu gelişmenin KDP’nin bölgesel nüfuzuna ilişkin kaygılarını artırmış olması mümkün.
- KDP’nin YNK’nin katılımı olmadan parlamentoyu harekete geçirebildiğini göstermesi, YNK’nin en önemli pazarlık araçlarından birini, yani kurumsal süreci fiilen engelleme gücünü zayıflatabilir.
- Talabani’nin açıklamasını, ayrışma tehdidi üzerinden yeniden müzakere zemini oluşturma girişimi olarak değerlendiren yorumlar bulunuyor. Fakat bu, açıklamanın kendiliğinden krizden çıkış fırsatı yarattığı anlamına gelmiyor.
- Krizin yatışması, KDP’nin YNK ve diğer taraflarla güç paylaşımına ilişkin nasıl bir uzlaşmaya açık olacağına ve YNK’nin parlamentoda oluşan yeni tabloyu hangi koşullarda kabul edebileceğine bağlı. Bu zeminin oluşmaması, geçmişte olduğu gibi ikili bir yönetim sistemine yönelme riskini artırabilir.
- 1990’lı yıllarda her iki bölgede ikili bir yönetim oluştu ve uzun yıllara dayanan çatışmalara neden oldu. Tarihte “birakûjî” yani kardeş kavgası olarak değerlendirilen bu durumdan kaynaklı, Federe Kürdistan Bölgesi’nde çok sayıda can kaybı yaşandı.
- Böyle bir ayrışma, Kürdistan Bölgesi’nin Bağdat karşısındaki ortak müzakere gücünü ve bölgesel kurumların karar uygulama kapasitesini de daha da zayıflatabilir.
Bütün bu gelişmelerin ortasında, bölgesel medyaya dayandırılan bir başka iddiaya göre Tom Barrack’ın 7 Kasım’da Süleymaniye’de YNK lideri Bafil Talabani’yi ziyaret etmesi bekleniyor. Ziyaretin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve gündemi konusunda resmî teyit bulunmadığı için bu bilgi henüz kesinleşmiş bir program olarak değerlendirilemez.
Ziyaretin gerçekleşmesi durumunda da bunun artan KDP–YNK geriliminde arabuluculuk amacı taşıyıp taşımadığı ya da son gelişmelerden önce planlanmış bir temas olup olmadığı henüz bilinmiyor.









