• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Kasım 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Ekoloji

Dünyada dereler özgür bırakılıyor, ya bizde?

7 Kasım 2026 Cumartesi - 23:00
Kategori: Ekoloji, Manşet

Avrupa’nın birçok ülkesinde ve ABD’de akarsular önündeki baraj ve bentler kaldırılarak sular doğal akışına bırakılıyor. Türkiye’de ise doğal SİT alanları dahil nerede akan su varsa önüne bentler kurulmaya devam ediliyor

K. Bülent Ongun

 Avrupa ve ABD’de ömrünü tamamlamış veya ekolojik dengeye zarar veren barajlar ve diğer nehir engelleri doğayı yeniden canlandırmak amacıyla Dam Removal Europe ve American Rivers gibi kuruluşların öncülüğünde kaldırılmakta. Dam Removal Europe verilerine göre bir yılda 603 nehir engeli kaldırılarak 3.740 km’den fazla nehir serbest akışa kavuştu. İsveç, Finlandiya ve İspanya en çok engel kaldıran ülkeler olurken, AB 2030’a kadar 25 bin kilometrelik nehri özgürleştirmeyi hedefliyor. ABD’de ise American Rivers raporuna göre sadece 2025 yılında 30 eyalette 100 baraj sökülerek balıkların göç yolları açıldı ve bölgelerde sık sık yaşanan sel riskleri azaltıldı.

3740 km nehir hattı özgür

Dam Removal Europe tarafından yayımlanan rapora göre, Avrupa genelinde bir yıl içinde en az 603 baraj ve nehir engeli kaldırıldı. Bu sayı, önceki yıla göre yüzde 11 artarak yeni bir rekora ulaştı. Çalışmalar sonucunda 3 bin 740 kilometreden fazla nehir hattında suyun kesintisiz akışı yeniden sağlandı. En fazla engelin kaldırıldığı ülkeler İsveç, Finlandiya ve İspanya oldu. Kaldırılan yapıların yarısını yolların altındaki su geçişleri, yüzde 31’ini küçük bentler, yüzde 10’unu ise barajlar oluşturdu. Uzmanlar, bu engellerin özellikle balıkların üreme alanlarına ulaşmasını zorlaştırdığını ve nehirlerdeki doğal yaşamı olumsuz etkilediğini belirtiyor.

Hefef 25 bin km

Avrupa Birliği, 2030 yılına kadar en az 25 bin kilometrelik nehrin serbest akışını yeniden sağlamayı hedefliyor. Bu kapsamda kullanım dışı kalan barajların ve nehirlerdeki eski yapıların kaldırılmasına öncelik veriliyor. Portekiz’in Côa Vadisi’nde bulunan iki eski geçici barajın kaldırılması da gündemde. Projenin hayata geçirilmesi halinde yaklaşık 50 kilometrelik nehir bağlantısı yeniden sağlanabilecek. Ancak çalışmalar için gerekli finansman henüz bulunamadı. Uzmanlar, Avrupa nehirlerinde hâlâ çok sayıda yapay engel bulunduğunu ve doğal yaşamın iyileştirilmesi için çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.

Tatlı su girişimi

Küresel Freshwater Challenge (Tatlı Su Girişimi), dünyanın en büyük tatlı su ekosistemlerini koruma ve eski haline getirme (restorasyon) ortaklığı olarak 2023 yılında Kolombiya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Ekvador, Gabon, Meksika ve Zambiya öncülüğünde kuruldu. Sonrasında Türkiye’nin de yer aldığı 54’ten fazla ülke ve Avrupa Birliği (AB) bu girişime katıldığını açıklamıştı. Girişimin temel hedefi; 300.000 kilometre bozulmuş nehrin yeniden canlandırılması, 350 milyon hektar sulak alanın (dünyadaki bozulmuş tatlı su ekosistemlerinin yüzde 30’u) restore edilmesi, Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi hedefleriyle uyumlu şekilde doğal tatlı su alanlarının korunması.

ABD’de 2025’te 100 baraj yıkıldı

ABD’de 2025 yılı içerisinde tam 30 eyalette toplam 100 adet barajın yıkılarak kaldırılırken 1912 yılından bu yana kaldırrılan baraj sayısı 2 bin 350’ye ulaştı. Bu devasa projeler sayesinde, 7.875 kilometreden (yaklaşık 4.893 mil) daha uzun nehir uzunluğu yeniden birbirine bağlanarak, suyun özgürce akmasının önündeki asırlık engeller ortadan kalkmış oldu.  Yüzyıllardır nehirlerin doğal seyrini kesintiye uğratan bu yapılar, artık birer birer sökülerek, suyun serbest dolaşımının önündeki engelleri kaldırıyor. Bu durumun etkileri yalnızca nehirlerin akış hızında veya debisinde gözlemlenmiyor; aynı zamanda balık türlerinin ulaşamadıkları üreme alanlarına erişimi yeniden mümkün kılınıyor, yaban hayatı için yeni ve yaşanabilir habitatlar yaratılıyor ve birçok bölgede sel gibi doğal afetlerin riskleri önemli ölçüde azaltılıyor.

Balık türü yüzde 75 azalmıştı

Son 56 yılda Avrupa’daki tatlı su göçmen balık popülasyonunda görülen yüzde 75’lik düşüşün nedeni su önüne kurulan barajlar bentlerdi. Barajların su sıcaklığını değiştirdiği, tortu taşınmasını engellediği ve nehir florası ile faunasına kalıcı zararlar verdiği bilimsel olarak tescillendi. Geçmişte dümdüz edilen nehir yataklarına yeniden menderesler kazandırılarak suyun akış hızı doğal dengesine kavuşturulmaya çalışılmakta. Suların önündeki engellerin kaldırılmasıyla kıta genelinde yeniden birbirine bağlanan 3 bin 740 kilometrelik Avrupa nehirlerinin 2030 yılına kadar 25 bin kilometreye ulaşılması hedefleniyor.

Barajlar su döngüsünü bozar

Türkiye’de inşa edilen barajlar ve bentlerin, doğal su döngüsünün işleyişini, hızını ve rotasını önemli ölçüde değiştirdiği bilinmektedir. Türkiye’nin topoğrafyası ve akarsu ağının yoğunluğu nedeniyle bu yapılar bölgesel hidrolojik döngüler üzerinde derin olumsuz  etkilere sahiptir. Akarsuların önü kesilerek oluşturulan devasa baraj gölleri (Atatürk, Karakaya, Keban barajları..), suyun güneş ışığına maruz kaldığı yüzey alanını kat kat artırır. Bu durum, atmosferdeki su buharı (nem) miktarını da artırarak baraj çevresinde bölgesel iklim alanlarının oluşmasına neden olur. Çevredeki yerleşim yerlerinde kışların daha yumuşak, yazların ise daha nemli geçmesine yol açar. Aşırı buharlaşma ile havzadaki toplam tatlı su miktarında net bir azalmayla, su döngüsünde doğrudan kayba neden olmaktadır.

Türkiye’de tüm sular hapsedildi

 Dünyada ortaya çıkan farkındalık susuzluğun, ekolojik yıkımların başlıca nedenlerinden birisinin suları bentler ardına hapsedilmesidir. Hapsedilmiş suların özgür bırakılması hem ekolojik yaşamı hem de sel gibi felaketleri önleyen çok önemli bir süreçtir. Türkiye’nin de imzaladığı ‘Tatlı Su Girişimi’ gereği sular özgür bırakılmaya başlanırken, Türkiye’de  durum tam tersi bir seyir izliyor. DSİ ve bağlı olduğu bakanlığın sürekli açıklamalar yapıp şu kadar barj yaptık ve yapmaya devam edeceğiz vurguları imzalanan girişime tam ters bir durum.

Nerede akarsu varsa önüne bent!

Geçtiğimiz günlerde doğal sit alanlarında HES kurulabilmesinin önünde yasal tüm engeller kaldırılırken, ilgili  şirketin bir üniversiteden olumlu rapor getirmesi halinde HES kurmasının önü açıldı. Diğer yandan bir havzada ya da doğal alanların herhangi bir yerinde yapılacak olan baraj-HES  gibi girişimler için kopyala yapıştır ÇED rapoları kabul edilirken, normalde çevresel etki için en az 2 yıl o bölgenin izlenip ekosistemin nasıl işlediği kayıt altına alınarak rapor hazılanması gerekmektedir. Ancak Türkiye’de birkaç haftada hazılanan ÇED’lerle baraj ve HES’ler ve diğer tüm doğa düşmanı girişimler rahatça yapılabilmektedir.

1861 adet baraj ve gölet

Tüm bunlara karşın yaklaşık 1861 adet baraj ve göletlerle  tüm akarsular bentler ardına hapsedilerek ekolojik yaşama büyük zararlar vermektedir. Sadece Fırat Nehri ve nehri besleyen akarsular üzerinde 82 adet baraj-HES bulunurken bu sayıya 46 adet daha eklenmeye çalışılmaktadır. Fırat ve Dicle üzerine inşa edilen devasa barajlarda (Keban, Karakaya, Atatürk, Birecik, Karkamış, Ilısu) hapsedilen sular doğal yaşamdan çalınırken, özellikle köyler, çiftçiler ve suya bağlı yaşayan diğer canlılar suya erişememektedir. Doğal akışından koparılan sularda ve su çevresinde yaşayan canlıların yaşama süreçleri darbelenirken, biyoçeşitlilikte büyük kayıplar yaşanmaktadır. HES’ler ve derelerin ıslah çalışmaları adı altında beton kanallara alınması sel felaketlerinin sıklığını ve şiddetini artıran en temel nedendir. Doğal dengesi bozulan akarsular, aşırı yağışlar karşısında tampon bölgelerini kaybederek yıkıcı sellere dönüşmektedir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Fransa’da halk yine sokakta: Sefiller’i okumak istiyoruz, yaşamak değil

Sonraki Haber

 Çocuklar anne ve babaları ile görüştürülmüyor

Sonraki Haber

 Çocuklar anne ve babaları ile görüştürülmüyor

SON HABERLER

Toplumsal atmosfer ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Kiracıyım kiracısın kiracıyız

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Filler kavga edince ot ezilir

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

 Çocuklar anne ve babaları ile görüştürülmüyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Dünyada dereler özgür bırakılıyor, ya bizde?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Fransa’da halk yine sokakta: Sefiller’i okumak istiyoruz, yaşamak değil

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

DEM Parti ve DBP’den Avusturya’da halk buluşmaları

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır