• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
4 Kasım 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

DEM Partili vekiller Ticaret Bakanlığı bütçesine dair konuştu: Türkiye kazanırken Diyarbakır kaybediyor

4 Kasım 2026 Çarşamba - 21:12
Kategori: Editörün Seçtikleri, Güncel

DEM Parti Amed Milletvekilleri Mehmet Kamaç ve Serhat Eren, Ticaret Bakanlığı’nın 2027 bütçesine dair konuştu. Amed’in ihracatının Türkiye genelinin aksine gerilediğine dikkat çeken Eren, ‘Türkiye kazanırken Diyarbakır kaybediyor. Türkiye kaybederken Diyarbakır iki kat kaybediyor. 9 ayda Türkiye yüzde 5 arttı, Diyarbakır yüzde 19,5 düştü. Çünkü Diyarbakırlı üretici Suriye’ye mal satmak için 500 km’yi aşan bir yol kat ediyor’ dedi

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi görüşmeleri devam ediyor. Ticaret Bakanlığı 2027 bütçesi görüşmelerini sürdüren komisyonda konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekilleri Mehmet Kamaç ve Serhat Eren bakanlık bütçesine dair değerlendirmelerde bulundu.

Ticaret Bakanlığı’nın bütçesini sosyal adalet açısından değerlendirmek istediğini belirten Kamaç, “Ticaret politikası piyasada zaten güçlü olanın imkânlarını arttırdığı ölçüde değil, kendi emeğiyle ayakta kalmaya çalışan insanlara ne kadar alan açtığıyla değerlendirilmelidir. Bir tarafta güçlü teminatı, finans birimi ve farklı avantajlarla çalışma imkânı bulunan büyük işletmeler, diğer tarafta dükkânının kirasını, çalışanın ücretini ve sattığı malın yerine koyma maliyetini aynı kaptan karşılayan küçük esnaf söz konusu. Bu iki kesime aynı şartları sunmak, eşit fırsat sunmak anlamına gelmez. Sosyal adalet, imkânları eşit olmayanlara aynı şartları koyup sonucu onların sorumluluğuna bırakmak demek değildir” dedi.

Ciro artasa kazanç artmayabilir

Esnafın durumunu değerlendirirken satış tutarıyla kazancın karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Kamaç şunları söyledi:

“Fiyatların yükselmesi nedeniyle bir işletmenin cirosu artabilir. Ancak bu kazancının arttığını göstermez. Esnaf sattığı malı yeniden alırken daha fazla para ödüyorsa, kira ve diğer giderlerinden sonra elinde daha az kaynak kalıyorsa görünürde büyüyen ticaretin içinde gerçekte küçülüyor demektir. Küçük esnafın temel sıkıntılarından biri de tam da budur. İşini sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu işletme sermayesini koruyamamak. Müşteriye vadeli satıyor. Tedarikçiye daha erken ödeme yapmak zorunda kalıyor. Tahsilatı geciktiğinde kendi borcu gecikiyor. Bu kez krediye başvurduğunda karşıda teminat, kefil, kredi notu ve mevcut borç durumu çıkıyor. Finansmana en fazla ihtiyaç duyduğu anda finansmana erişme şartlarını karşılayamaz hale geliyor. Bu döngüyü kırmayan bir destek politikası esnafın sorununu çözemez.”

‘Girişimcilik imkânını aile servetine bağımlı bırakılamaz‘

Ticaret Bakanlığı’nın esnafın ihtiyacını bankalar ve Hazine ve Maliye Bakanlığı karşısında sahiplenmesi gerektiğini söyleyen Kamaç, devamla şunları söyledi:

 “Küçük esnafı korumanın bir başka yolu kredi ihtiyacını büyüten haksız ticari koşulları düzeltmektir. Küçük üretici ürününü teslim ettiği halde parasını uzun vadede alamıyorsa büyük alıcının finansman yükünü kendi sırtında taşıyor demektir. Bu üreticiye kredi önermeden önce alacağını zamanında tahsil etmesini güvence altına almalısınız. Destek programını ilan etmekle o desteği erişilebilir kılmak aynı şeyler değildir. Başvuru hazırlayacak personeli, danışmanlık alacak bütçesi ve yeterli teminatı bulunmayan küçük işletmeler için yerinde ve ücretsiz başvuru desteği sağlanmalıdır. Esnaf odaları ve ticaret odaları ile birlikte çalışılarak hangi işletmelerin neden destek dışında kaldığı belirlenmelidir. Bölgesel eşitsizlikleri azaltmak için de yalnızca verilen krediyi değil karşılanamayan ihtiyacı da ölçmelisiniz. Kadınların ve gençlerin kurduğu küçük işletmelerin aileden devralmış bir mülkü veya güçlü bir kefili olmadan da erişebileceği yollar geliştirmelisiniz. Girişimcilik imkânını aile servetine bağımlı bırakamazsınız.”

‘ Bu düzende kim kazanıyor?’

Arından konuşan Eren ise, Amed’in İpek Yolu üzerinde ve Mezopotamya ile Anadolu arasında bin yıldır ticaretle yaşayan bir kent olduğunu belirterek, “Hasanpaşa Hanı’nda kervanlar indirilir, Sipahi Pazarı’nda bakırlar dövülür, Suriçi’nin çarşısında ise dört dilde pazarlık yapılırdı. O çarşılar, hanlar yüzlerce yıldır ayakta kaldı. Çünkü orada yük de kazanç da paylaşılırdı. Bugün Suriçi’nin, Hasanpaşa Hanı’nın, Sipahi Pazarı esnafının acı selamını getirdim. Bizim için tek bir soru sor vekilim dediler: Bu düzende kim kazanıyor?” dedi.

‘9 ay içerisinde 786 esnaf kepenk kapattı’

Amed Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği verilerine dikkat çeken Eren şöyle konuştu:

“İlk 9 ay içerisinde 786 esnaf kepenk kapattı. Yıl sonu tahmini  bin 200. Yani her gün 3 esnaf kepenk kapatıyor. Bugün bu görüşmeler bittikten sonra da muhtemelen 3 esnaf daha kepenk kapatmış olacak. 10 yıl önce Bakkallar Odası’nın verilerine göre 5 bin bakkalımız var iken bugün Diyarbakır’da 2 bin bakkal kaldı. Bakkallar gitti, zincir marketler geldi. Bakkal mahallede kazanır, mahallede harcardı. Veresiye defteri vardı, parası olmayan bile akşam eve bir şeyler götürebiliyordu. Zincir markette ise kasa kapanır, para kentten çıkar, emekçi asgari ücretle çalışır, veresiye yoktur. ‘Paran yoksa gelme’ derler. Diyarbakır’ın parası Diyarbakır’da kalmıyor.”

‘Diyarbakır’da zincir market 20 TL’ye aldığı biberi 250 TL’ye satıyor’

Bakanlığın Nisan ayındaki açıklamasını hatırlatan Eren, “Sayın Bakan, Nisan ayında bakanlığınızın kendisi açıkladı: Diyarbakır’da bir zincir market 20 TL’ye aldığı biberi Diyarbakır raflarında 250 TL’ye satıyor. Yine Konya’dan 5 TL’ye gelen salatalık Diyarbakır raflarında 80 TL’ye, Adana’dan gelen kapya biber raflarda 200 TL’ye satılıyor. 12 kat, 15 kat, 28 kat. Buna fiyat makası diyorlar. Bu makasın bir ucu üreticiyi, diğer ucu tüketiciyi kesiyor. 7 ay geçti, o market hangisi, ne ceza aldı? Bugün aynı biberi kaça satıyor?” dedi.

Cezalar yetersiz 

Bakanlığın her ay rekor cezalar açıkladığını belirten Eren, “9 ayda 2 milyar 600 milyon TL ceza açıkladınız. Kulağa ne kadar büyük geliyor değil mi? Tek bir zincir marketin yıllık cirosunun binde biri bile etmiyor. Zincir bunu masrafhanesine yazıp yoluna devam ediyor. Peki tahsilat? Sayıştay’ın 2025 raporu ortada. Bakanlığın tahsili tamamlanmamış, alacak hesabı 5 yılda 7 milyar liradan 365 milyar liraya çıkmış. Yurttaşın 100 liralık borcuna gecikme faizi işleten devlet kendi 365 milyar liralık alacak hesabını kapatamıyor” ifadelerini kullandı.

Sınır kapıları vurgusu

Eren son olarak, Amed’in ihracatının Türkiye genelinin aksine gerilediğine dikkat çekerek, bunun temel nedeninin sınır kapılarının kapalı olması ve ulaşım sorunları oldğunu söyledi.

Eren şöyle konuştu:

İhracat Genel Müdürü’nün Mayıs’taki Diyarbakır ziyaretine atıfta bulunan Eren, “368 milyon dolarlık ihracat 1 milyar dolara çıkabilir dedi. Demek ki ürün var, emek var, kapasite var, eksik olan ne? Kapı ve yol. DTSO’nun verisine göre ilk 5 ayda Türkiye’nin Suriye ihracatı yüzde 24 arttı, Diyarbakır’ın yüzde 36 düştü. Irak’a ihracatta Türkiye yüzde 23, Diyarbakır yüzde 42 geriledi. Türkiye kazanırken Diyarbakır kaybediyor. Türkiye kaybederken Diyarbakır iki kat kaybediyor. 9 ayda Türkiye yüzde 5 arttı, Diyarbakır yüzde 19,5 düştü. Çünkü Diyarbakırlı üretici Suriye’ye mal satmak için 500 km’yi aşan bir yol kat ediyor. Neden; Cilvegözü’ne gitmek için. Oysa Nusaybin Diyarbakır’a 2 saat. Karşısında Qamişlo duruyor, akrabalarımız duruyor ama kapı kapalı. Önce 31 Mart denildi, sonra yıl sonu, sonra 2027 başı, bugün hâlâ tarih yok. Sayın Bakan, buradan soruyorum: Nusaybin Kapısı ne zaman açılacak? Buna bir bütçe ayrılacak mı? Mürşitpınar 2016’dan, Şenyurt 1980’den beri kapalı. 46 yıl. O kapının açık halini gören esnaf bugün torun büyütüyor.”

Nisêbîn, Mürşitpınar ve Şenyurt sınır kapılarının açılmasını isteyen Eren, Habur’da tırların 9 güne varan bekleme süreleriyle karşılaştığını belirterek, “Ticarette zaman paradır ve bu bölgenin zamanı kapıda çürüyor” dedi.

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

DBP’den Mereş’te halk buluşması: İnkâr defteri kapandı, barışın sözünü halkla kuruyoruz

SON HABERLER

DEM Partili vekiller Ticaret Bakanlığı bütçesine dair konuştu: Türkiye kazanırken Diyarbakır kaybediyor

Yazar: Yeni Yaşam
4 Kasım 2026

DBP’den Mereş’te halk buluşması: İnkâr defteri kapandı, barışın sözünü halkla kuruyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
4 Kasım 2026

Kongra Star’dan Hesekê’de öğrencilere saldırı açıklaması: Anadilde eğitim kırmızı çizgimizdir

Yazar: Yeni Yaşam
4 Kasım 2026

İsmail Saymaz ve Murat Ağırel için 14 yıl 10’ar ay hapis istemi

Yazar: Yeni Yaşam
4 Kasım 2026

Kürtçe müziğin dijital arşivi: StêrkCloud

Yazar: Yeni Yaşam
4 Kasım 2026

Dosya avukatları ve barolardan Kobanê Davası tutsakları için tahliye başvurusu

Yazar: Yeni Yaşam
4 Kasım 2026

4 Kasım operasyonları 10’uncu yılında protesto edildi

Yazar: Yeni Yaşam
4 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır