Amed Şiddetle Mücadele Ağı’nın düzenlediği adalet ve hafıza nöbetinde katledilen kadınların hikayeleri okundu, adalet istendi
Amed Şiddetle Mücadele Ağı tarafından kadın katliamlarına karşı başlatılan “Kadın, Adalet ve Hafıza Nöbeti” 5’inci haftasında da Diyarbakır Adliyesi önünde devam etti. Nöbette, “Kadınlar adalet ve hafıza nöbeti tutuyor” pankartı ile katledilen kadınların fotoğrafları taşındı.
‘Hakikatin karanlıkta kalmaması için buradayız’
Kadınların ölümlerimin ‘intihar’, ‘kaza’, ‘şüpheli ölüm’ denilerek karanlıkta bırakıldığı bir coğrafyada, unutmayı ve sessiz kalmayı reddettiklerini belirtti.
Zilan Esen, şöyle konuştu:
“Kadınların birer sayı, birer dosya numarası, gazete manşeti ya da istatistik olmadığını hatırlatıyoruz. Kadınların yaşamlarının sistematik biçimde sürekli hedef alınmasının adı kadın kırımıdır. Bu kırım; tarihsel-toplumsal değerlerin taşıyıcısı olan kadınların hakikatine, varoluşuna yönelmiş bir savaştır. Bu cinayetler münferit değil; patriyarkanın, cezasızlığın ve kadınların yaşamları üzerinde hak iddia eden erkek egemen düzenin sonucudur. Nöbetlerimizde kadınların hikâyelerini anlatırken onların onurunu ve geride kalan yakınlarının haklarını gözetmeyi; doğrulanmamış bilgileri yeniden üretmemeyi ve hiçbir kadının yaşamını bir teşhir nesnesine dönüştürmemeyi esas alacağız. Talep ettiğimiz adalet yalnızca ölümden sonra verilecek bir hükümle sınırlı değildir. Şüpheli kadın ölümü, ölüm biçiminin adı değildir; soruşturma makamlarının gidermekle yükümlü olduğu şüphenin adıdır. Hakikatin karanlıkta bırakılmaması ve hiç kimsenin unutulmaması için buradayız.”
Açıklamanın ardından katledilen kadınların hikayesi okundu.
‘Kadın kırımı yaşanıyor’
Ardından söz alan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, şöyle devam etti:
“Kadın erkek eşitsizliği temel gündemlerden bir tanesi. Yıllar geçiyor ama kadına yönelik şiddet değişmiyor. Dil, kimlik ayrımı gözetilmeksizin kadın kırımı yaşanıyor. Kadınların güvende olması gereken evlerinde babaları, eşleri, yakınları tarafından katlediliyorlar. İktidar, meclis, siyasi partiler ne yapıyor? Bu çığlığı her yerde duyurmaya çalışıyoruz ama onlar kadınların kazanımı olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek geçit verdiler. Birinin şiddet mağduru faili olduğu çatı aile olabilir mi? Olamaz. Bu kadın kırımının tek adı erkek egemen sistem. Erkek egemen sistem devam ettiriliyor. Her şüpheli ölüm, intiharın altında cinayet vardır ve soruşturmayan yargı var. Katilleri koruyorlar. Biz bu düzeni değiştirmeye kararlıyız. Akladığınız her katil yeni katilleri doğuruyor. Topluma sesleniyorum bu şiddeti, haksızlığı kabul etmeyelim, meşru görmeyelim. Özsavunma yaşatır kampanyası yürütüyoruz HDK olarak. Gördüğünüz saldırıya sesiz kalmayalım örgütlenelim”
Hafıza ve Adalet Nöbeti 4’üncü haftasında: Rojda Odabaşı adalet istedi
AMED









