• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Savaş şehveti – Kenan Kırkaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
9 Ağustos 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Savaşın, öldürmenin insan duygusundaki etkisi nedir? Acıma, merhamet, üzüntü, mutluluk, başarı, tatmin… ya da şehvet? Habil ile Kabil’e dayandırılan ilk cinayetten beri, öldürmenin insan üzerinde değişen muhtemel etkisi hep gizemini korudu. Belki de o yüzden kutsal inançlarda kan dökmek bir ritüel olarak bayrama dönüştürüldü.

Elbette teorik olarak ölümü ve öldürmeyi onaylayan insan yok. Oysa arenalar inşa edip ölüm oyunları düzenleyen Roma imparatorları belli ki öldürmenin insan üzerindeki etkilerini keşfetmişlerdi. Ölümü izlemenin, on binlerce insan üzerinde yarattığı şehvet duygusu ve kendinden geçme hali, aynı zamanda imparatorun kudretiydi. Arenaya ölmek ve öldürmek ikilemi ile sürüklenen kişi ise seyre gelen en az 50 bin insanı terbiye etmek için seçilmiş kurbandı. O şehvetin ve kendinden geçme halinin üzerinde imparatorluklar, iktidarlar yükseltildi.

Arenalardaki ölüm oyunları tarihe karıştı(!) Artık o arenalarda insanlar kültürel etkinlikler eşliğinde kendinden geçiyor. Ama o ölüm arenaları evlerimize taşındı. Bir tuşla yüzbinlerce insanın hayatını alan, ölüm oyunlarını ve savaşları canlı yayınlarda evlerimizde izliyoruz. Irak savaşını canlı izledik. 8 yıldır Suriye’deki savaşa canlı yayınlarla tanık oluyoruz. IŞİD’in kafa kesme görüntülerine hepimiz maruz kaldık. O ölüm arenasından kaçanlara da “mülteci” diyerek, onları yaşam alanlarımızda barındırmıyoruz. İnsanlar o şehveti kitleler halinde, linç seansları eşliğinde yaşıyor

Savaştan bahsederken kendinden geçen devlet adamları var. Savaş manşetleri atarken aynı şehveti yaşayan gazete yöneticilerini, analistleri, yazarları arenalardaki insanlar yerine koyup takım elbiseli halleriyle resmetmek çok zor değil. Çağdaş yasalarda cinayet en büyük suç olarak tarif edilirken, savaş adı altında yürütülen toplu cinayetler reva görülüyor. Arena kültürü insanlık adına bir utanç olarak tarihe gömüldü ama bu kültürün çağdaşları türedi ve her yerdeler.

Üstelik bu şiddet ve savaş şehveti kendine has bir dil yaratıyor, bir lisan icat ediyor. Çünkü bu işin uyuşturan bir etkisi var, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt etme yetisini öldürüyor insanın. Bu dil öldürmeyi kahramanlaştırıyor, zaferler kuruyor üzerinde. Görünürde savaş karşıtıyken kendi yürüttüğü savaşı yüceltiyor. Savaş ve öldürmek için yürüttüğü görüşmeleri “diplomasi” diye pazarlarken, karşısındaki güç bu görüşmeleri yaptığında, “emperyalizmin uşağı, dış güçlerin piyonu” diyerek suçluyor. Başkasının toprağına girmeyi “Barış Koridoru”, “Barış harekatı” diyerek güzelliyor. Bu da ilk cinayetten beri ahlaki çürümenin ve yozlaşmanın temel nedeni haline gelmiş durumda.

Türkiye’de son 10 gündür yükseltilen “savaş çığırtkanlığı” tam da böyle bir ruh halini, böyle bir şehvet ve kendinden geçmeyi gösteriyor bize. Rojava’ya yönelik, “girdik, giriyoruz, başlarına yıkacağız” tehditleri eşliğinde ABD ile yapılan görüşmeler önceki gün itibariyle “anlaşmayla” sonuçlandı. En azından açıklamalar o yönde ve biz halen bu anlaşmanın içeriğini detaylarını tam olarak bilmiyoruz.

Hiç kimse de çıkıp, “yahu niye başkasının toprağına giriyoruz, neden kardeş dediğimiz insanları birincil tehdit olarak bütün dünyaya gösteriyoruz, neden Trump kalkıp ‘bunlar Kürtleri haritadan silecekti ben engel oldum’ sözlerini tasdik eder adımlar atıyoruz” demiyor. Kimse çıkıp şu savaş manşetlerine, ölüm çağrılarına itiraz etmiyor. Bu şehvetin etkisine hepsi kapılmış durumda. Hatta uyuşma o denli büyük ve güçlü ki kimsenin üst üste yapılan zamlara itiraz edecek mecali yok. Zaten o yüzden hayat pahalılığını eleştirenlere karşı yöneticiler çıkıp “bir merminin fiyatı ne kadar biliyor musunuz?” dediğinde herkes sus pus oluyor.

Şimdi hep bir ağızdan başarı hikayesi uyduruyorlar. Başkalarının müdahil olduğu, başkalarının Kürtler adına Türkiye ile masaya oturduğu bir durumda ne Kürtler ne de Türkiye kazançlı çıkar. Üstelik bu şehvet haline o kadar kapılmışlar ki, Kürtlerle oturup bu meseleyi çözebileceklerken meseleyi uluslararası hale getirmeyi ve ABD üzerinden bu sorunu çözmeye çalışmayı bir başarı olarak resmediyorlar yerli ve milli siyaset yürütücüler olarak.

Bu konuda umut veren savaşın, çatışmanın bir süreliğine de olsa ertelenmiş olması, 2013-2015 yılları arasında savaşa karşı barış sürecini geliştiren Öcalan ile yeniden görüşmenin yapılmış olmasıdır. Henüz detaylarını bilmediğimiz bu görüşme Kürtlerin de bu diplomasi masasına dahil edildiği anlamına gelirse, kalıcı bir barıştan bahsedilebilir. Aksine savaş ve tehdit dilinin diplomatik bir siyaset aracı haline geldiği ve sonuç almaya başladığı bir yerde sulh dilinin kalıcılaşması ne mümkündür ne de uzun süreli olabilir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Bağlar’da ev baskını: Hamile kadına gözaltı

SON HABERLER

Konferans ikinci gününde ‘Doğanın ve Yaşamın Özgürleştirilmesi Mücadelesini Konuşuyoruz’ oturumuyla sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Amedspor Eyüpsporu 5-1 mağlup etti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Arzoxlî’de GES projesine karşı çadır nöbeti 11’inci gününde, Cixsê’de direniş 93’üncü gününde devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Xarpet’te halk buluşmasında Öcalan’ın özgürlüğü vurgusu

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Van YYÜ’deki ihale, yurt ve personel usulsüzlükleri Sayıştay raporuna yansıdı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Google Finlandiya’da veri merkezi için 400 bine yakın ağaç kesti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Birçok kentte 1 Kasım açıklaması: Kobanê güç vermeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır