• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Kürdistan’a yönelik saldırı sadece sansür değildir-Kenan Kırkaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
21 Temmuz 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Önce Can Yayınları Paulo Coelho’nun, 11 Dakika isimli romanındaki Kürdistan tanımını sansürledi, ardından Yapı Kredi Yayınları tarafından yeniden yayınlanan Evliya Çelebinin Seyathanamesi’ndeki Kürdistan… Can Yayınları’nda da Yapı Kredi Yayınları’nda da yer alan Kürdistan, “Kürt” diye çevrildi.

Kürdistan adlandırmasına yönelik saldırı “sansür” diyerek geçiştirilmeyecek kadar ciddi. Her iki kaynakta da Kürdistan’ın Kürt diye çevrilmesi meselenin tesadüf olmadığını gösteriyor. Bütün göstergeler ideolojik olarak Kürdistan’a karşı gittikçe derinleşen bir saldırı konsepti ile karşı karşıya olduğumuzu ve sansür zihniyetinin de bunun sonucunda ortaya çıktığını gösteriyor. Tıpkı 1924’ten sonra Kürt kelimesinin yasaklanması, sansürlenmesi, ardından gelen saldırılar, katliamlar gibi bir konsept. Bu zihniyet, 1930 yılında gazete manşetlerine taşınan “Muhayyel Kürdistan burada meftundur” zihniyetinin devamıdır. O manşet vaktiyle Dersim Katliamı’nın habercisiydi. Bugün de Kürdistan’ı yok sayan, inkar eden, cezalandıran, tarihten silmeye kalkan zihniyet katliamlarını sürdürmektedir.

Ancak bugünkü rejim bütün saldırılarına rağmen gelinen aşamada Kürtlüğü inkar edemeyeceğini gördüğü için şimdi Kürtlüğün içini boşaltacak daha inceltilmiş bir asimilasyon politikasını yürürlüğe koyuyor. Yeni konseptin farkı şudur: Kürt vardır ama dili yasaktır, Kürt vardır ama tarihsizdir, olan tarihi de tahrip edilmektedir, Kürt vardır ama vatansızdır, Kürt vardır ama makul ve makbul olmak zorundadır; yani folklorik bir öğe olmanın ötesinde bir anlam taşımamaktadır.

Üstelik bu konseptin yeni aktörleri Kürtlerin kendilerine minnet duymalarını bekliyor. Kendilerince içi boşaltılmış bu Kürtlüğün kabulünü bile Kürtlere dünyayı bahşetmek olarak telakki ediyorlar. Yanlarına bazı Kürt çevrelerini de alarak “asimilasyonu” bitirdik propagandası yayıyorlar. Tıpkı Lozan’da yandaş Kürtlerin eliyle Kürtlerin inkarını onaylattıkları gibi şimdi yine bazı Kürt çevrelerin eliyle “Kürde evet Kürdistan’a hayır”, “Kürde evet diline hayır”, “Kürde evet kolektif haklarına hayır” anlayışını hayata geçirmeye çalışıyorlar.

Bunu yapmak için de rejim bütün unsurları ile saldırı halindedir. Bir gün Kürt bölgesiyle “al gülüm ver gülüm” ticaret geliştiriyor ve bunun için gerektiğinde Kürt bölgesinin bayrağını İstanbul’da dalgalandırıyorlar; bir bakıyorsunuz Kerkük’te Kürdistan bayrağına karşı savaş ilan ediyorlar, Trabzon’da Kürdistan atkısı taşıyanı linç ediyorlar. Sabah akşam Esad zihniyetini kötülüyorlar; bir bakıyorsunuz Esad rejiminin vaktiyle Rojava’da hayata geçirdiği Arap Kemerini, “Arap-Osmanlı Kemeri” haline getirmeye çalışıyorlar. İşlerine geldiği zaman, “Bu millet köksüz değil, Kürdistan vardır. Açın Meclis zabıtlarını, Mustafa Kemal’in demeçlerini orada görürsünüz” diyorlar; bir bakıyorsunuz Kürdistan diyenleri “defolun gidin” diyerek kovuyorlar.

Bütün bunların yaşandığı bir yerde, tarihi kaynaklarda “Kürdistan”ın “Kürt” ile değiştirilmesi tesadüfi olabilir mi? Ya da bu sadece bir “sansür” meselesine indirgenebilir mi? Beli ki Cumhuriyet’in ilk kuruluş yıllarında Kürtlüğü inkar etmek için yaratılan uyduruk tarih tezlerinin benzeri bugün Kürdistan’ın inkarı için devreye sokulmaktadır.

Ne yapılırsa, ne yapılırsa nafile. Kürtlüğü inkar edemedikleri gibi Kürdistan’ı da inkar edemeyecekler. Onların var ya da yok demesiyle Kürdün de Kürdistan’ın da hakikati değişmez. Çünkü Kürtler tarihin bu aşamasında kimliklerinden, kültürlerinden ve tarihlerinden asla taviz vermeyecektir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Cezaevi izniyle cinayet

SON HABERLER

Konferans ikinci gününde ‘Doğanın ve Yaşamın Özgürleştirilmesi Mücadelesini Konuşuyoruz’ oturumuyla sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Amedspor Eyüpsporu 5-1 mağlup etti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Arzoxlî’de GES projesine karşı çadır nöbeti 11’inci gününde, Cixsê’de direniş 93’üncü gününde devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Xarpet’te halk buluşmasında Öcalan’ın özgürlüğü vurgusu

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Van YYÜ’deki ihale, yurt ve personel usulsüzlükleri Sayıştay raporuna yansıdı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Google Finlandiya’da veri merkezi için 400 bine yakın ağaç kesti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Birçok kentte 1 Kasım açıklaması: Kobanê güç vermeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır