• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Aman tanrım!-Kenan Kırkaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Batı sinemasının değişmez repliğidir, her türlü sevinç, üzüntüye abartılı bir şekilde “oh my god” denmesi. Batı tarzı şaşkınlığın ifadesi. Tıpkı dindarların korktuğu, heyecanlandığı, üzüldüğü her durum karşısında olur olmaz besmele çekmesi gibi.

Şimdi batılılar SETA’nın uluslararası basını fişleyen raporuna karşı derin bir “oh my god” şaşkınlığını yaşıyor. Sanırım Türkiye’nin garipliğini keşfettiler. Artık olanlar batılıların bile soğukkanlılıkla karşılamayacağı sınırları aşmaya başladı!

Düşünsenize işi düşünce ve fikir üretmek olan ve bunun için de düşünce özgürlüğüne herkesten çok sahip çıkması gereken SETA isimli bir kuruluş, eleştirel düşünen, gerçeği yansıtan insanları fişliyor, onları “evinde zor tutulan yüzde 50’ye düşman unsurlar” olarak hedef gösteriyor. KHK’ler ile muhalif basın susturulup Türkiye basını tek sesli hale getirilirken, uluslararası basının kimi haber kırıntılarına dahi tahammül edilmiyor. Uluslararası basın, “Türkiye aleyhtarı haberlere” imza atmakla suçlanıyor.

Elbette gazeteciler ve basın kurumları eleştiriden muaf değildir. Yapılan her iş gibi gazetecilik de eleştirilebilir. Ancak uluslararası basını kurum kurum, kişi kişi yaptığı haberler üzerinden tasnifleyen, haklarında kesin yargılar oluşturan SETA, herhangi bir kurum olarak görülemez. SETA iktidar gücünü elinde bulunduran AKP’nin “düşünce” kuruluşudur. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın SETA’dır, SETA Saray’ın kendisidir. Dolayısıyla SETA’nın raporu bir düşünce kuruluşunun raporu olarak nitelendirilemez, bu bir ihbar metni, bir polis fezlekesidir.

Avrupalıların bu durumun yeni olmadığını bilmeleri gerekir. Yeni olan uluslararası platformların ve basının bu pratiğe şaşırması ve tepki göstermesidir. 2011 Aralık ayında bir gecede 44 muhalif Kürt gazetecinin toplandığı, 35’inin yıllarca cezaevinde yatırıldığı bir ülkede işin bu noktaya varmış olmasına şaşırmalarıdır şaşırtıcı olan. SETA raporunu tartışırken, 150 basın mensubunun aynı gerekçelerle yani yaptıkları haberler nedeniyle cezaevinde olduğu gerçeğini göz ardı ederek bu sonuca şaşırmalarıdır şaşırtıcı olan. 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL ile onlarca basın kurumuna el konulduğu, yüzlerce basın mensubunun işsiz bırakıldığı, yüzlerce gazeteciye binlerce yıla varan hapis istemi ile davalar açıldığının yok sayılmasıdır şaşırtıcı olan.

Elbette yaşananlar şaşırtıcı değil derken olanları normalleştirmek değil amacım. Ama bu gerçekler ortadayken, sanki çok demokratik bir ülkedeymişiz, sanki SETA gerçekten düşünce üretiyormuş, sanki AKP üretilecek makul bir düşünceye ihtiyaç duyuyormuş gibi duruma şaşırmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum. SETA’nın raporu geldiğimiz aşamanın göstergesidir ve bizzat uluslararası basının yıllardır görmek istemediği gerçeğin kendisine dönmüş olmasının kanıtıdır.

İnsan, “etme bulma dünyası” demek istiyor ama bunun “duruma sevinmek” şeklinde algılanmasından çekiniyor. Bu rapora baktığımda tam da bugün SETA’nın ileri sürdüğü gerekçeler nedeniyle cezaevine girmiş, siyasi operasyonlara maruz kalmış bir gazeteci olarak birkaç yıl önce AB’den gelen yüksek bir heyet ile yaptığımız toplantıyı hatırladım. O toplantıya MİT TIR’ları davası nedeniyle bir süre tutuklandıktan sonra serbest bırakılan Cumhuriyet Gazetesi’nin o dönemdeki temsilcisi ve şimdiki Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül de davet edilmişti. Uzaylılarla diyalog kurar gibi, o her şeye yabancılaşan tavırları ile; tutuklanmış, mahkemelerde ve cezaevlerinde süründürülmüş gazetecilere, “E anlatın bakalım neler yaşadınız” sorularını yöneltmişlerdi. Öyle hiçbir şeyi bilmeyen görmeyen, duyumsamayan bir sinir bozucu bir yabancılıkla sormuşlardı ki… Anlatılanların karşındaki insanlarda bir çeşit hedonist duyguya yol açtığına tanıklık etmek zorlamıştı. O toplantıda, “Ne öğrenmek istiyorsunuz, neyi bilmiyorsunuz da teyit etmek istiyorsunuz, bütün bu yaşananlar sizin için yeterli bir veri ve bilgi değil mi” diyerek tepki göstermiş ve hakkımızda hazırlanan ve tamamı haberlerimizden oluşan 800 sayfalık iddianameyi önlerine koymuştum.

Şimdi o çok bilen batılıların yaşadıkları bu şaşırma halini görünce, dünyaya ve kendi gerçeklerine karşı yaşadıkları yabancılaşma haline üzülüyor insan. Esas soru şu. Dünya daha ne kadar yaşanan her türlü kötülük karşısında kendi konforunu bozmamayı sürdürecek? Mesele yabancılaşmak mı, iktidar açlığını gidermek için kötülükle uzlaşmak mı emin değilim. Bütün bunlar belki de George Orwell’ın milliyetçiliği tanımlamak için kullandığı “kendini aldatma ile karışık bir iktidar açlığı” tespitinden başka bir şey değil.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

‘Özgürlüğün anlam magması’-Azad Barış

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır