• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Varsayımsal-Aytuna Tosunoğlu

7
Görüntüleme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

O sırada ülkelerden birinde: Bazı kadınlar hapishane kapısının önünde çocuklarını bekliyorlar diye dövüldü, genç bir kız öğretmen oldu, atanamadığı için intihar etti, bazısı evini geçindiremiyor diye hayatına son verdi, dağda, ovada, sınırda genç oğullar birbirlerini öldürdü, şehit olmak ve etkisiz hale gelmek sarkacı bir o yana bir bu yana, bir o yana bir bu yana, inşaat işçileri kötü şartlar altında çalışmaya devam etti, bazısı öldü, adına kaza dendi, patron patronluğunu yapmaya, kapitali korumaya devam etti, emekçinin parası kötü ekonomi yönetimiyle eridi, genç kızlara “müsait” dendi, tecavüz edildi, öldürüldü, koyda inşa edilen saray sahipleri tarafından beğenilmeyince bir kısmının yıkımına ve yeniden yapılmasına karar verildi, bir kısım medya üyesi kendi iletişim araçları vasıtasıyla birbirine giydirdi, akademisyenler, gazeteciler, politikacılar düşünce suçu işledikleri için tutsak edildi, oğullarını kızlarını kendi eliyle toprağın altına koyan anneler çocuklarının evdeki odasını sanki hala yaşıyorlarmış gibi korudu, ıssız bayramlar geçti, dinciler dini yeniden yazdı, yaydı,
televizyonun soğuk ışığında türlü olmazlıklar, akıl dışılıklar, kifayetsizlikler sergilendi, adına gerçek dendi, özgürlükler bir kişinin tarif ettiği çerçeveye indirgendi, öncesi daha iyiydi dedirtecek kadar anti-depresan yutuldu, trafik kazası sonucu ortalığa saçılan karpuzları arkadan gelen araba sürücüleri ikişer üçer topladı, bayram hediyesi yaptı, yol boyunca ekilmeyen tarlalar geçildi, imar yasası beklendi, bir zümre bir diğer zümre için “eşek”, bir gazeteci bir diğer gazeteciye “köpek” dedi, bir büyüğümüz demiri soğutmak dedi, bir taksi şoförü park yeri kavgasında demir kullandı. Nokta.

Aynı anda başka bir ülkede: Bilişim sempozyumu yapıldı. Binlerce insan katıldı. Sahnede o ülkenin kadın bakanı umut dolu, nurlu ufuklardan bahsetti. Yeni iş kollarından dem vurdu. Yapay zekâ dedi, robot dedi, hiper-gerçeklik dedi, hastaya özel ilaç yapımı dedi, çocuk kanserlerinde kriyoterapi dedi. Girişimci olmanın önemini kapital adına savundu. Ön sırada oturan para babaları olmayan bıyıklarının altından gülümsedi, uzun bir vampir dişi görünür gibi oldu, kayboldu, gençlere imkanlar tanındı, düşüncende de özgürsün dendi, sınır mınır tanıma dendi. Herkes kaynaşsın, birbirleriyle konuşup ufuklar iyice açılsın diye su kenarında partiler yapıldı. Partiden
sonra kızlar, erkekler, geyler boş sokaklardan güvenle geçerek evlerine, otellerine gitti. Daha iyi bir dünya için mi, daha iyi bir kapitalizm için mi çalışacakları belli değildi.

Bir ip var, o ipin ucunca iki kişi. Biri çekerken diğeri yakınlaşıyor, ama sonra o da çekmeye başlıyor. Kazanan ipin kendisidir, aslında. Dünya nicedir küçülmüştür – dolayısıyla duygusal ve düşünsel açıdan dünyanın her köşesinde olup bitene karşı bir şeyler hissetmemizi sağlayan bir bilinç oluşumu vardır. Yarımdır ama vardır. Buradaki bilinç kavramı felsefe açısından ele alınabilecek bir bilinçlilik durumundan çok insani duyarlılık anlamını taşır. Ulaşamadığımız yaralara üzülürüz, o kadarıyla kalır. İskambil kağıtlarının karışması gibi, her duygu arkadan gelenin altında kalır, kapanır, görünmez olur. Empati kurma yeteneğimizi gittikçe törpüleyen ve bir yığın haline gelen “gerçeklikler” bizi uyuşturur. Anestezi etkisi yapar. Bütün kavramlar anestezinin etki süresini uzatmak üzere kurgulanmıştır. Uyanma ertelenir. Uyuşmaktayız. Algılarımız körelmekte… Bu uyuşukluk –yani kafası iyi olma- halinde bizden ne istenirse yapacak duruma gelir miyiz? Cevap: Hayır. Hiçbir canlı herhangi bir “gerçeklik” ilkesine, dayatmasına boyun eğmez. Yaşamın dolaysız şartlarına yakın olmak “gerçek”tir. Yerelleşme ne denli hüküm sürerse, insanlar da içtenliğin ve karşılıklı açıklığın karşına çıkan bütün dayatma, de facto yönetim engellerini yıkabilir.

Tam şu anda başka bir yerde: İnsanın empati kuramadığı bu dünyada uyumasının hangi politik, kültürel, dinsel kavramları yan ürün olarak beslediği/besleyeceği üzerine birileri yeni bir plan yapmaktadır. Olsun bakalım. Gerçeğin kendisi bir su gibi. Er ya da geç her izolasyonu aşar.

Önceki Haber

Mezarlıktaki Kürtçe tabelayı da kaldırdılar!

Sonraki Haber

ABD’den Türkiye’ye Temmuza kadar mühlet

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

ABD'den Türkiye'ye Temmuza kadar mühlet

SON HABERLER

Birçok kentte 1 Kasım açıklaması: Kobanê güç vermeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Yaşam Hakkı Savunucuları: Hiçbir canlının bedeni sermayenin mülkü değildir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kobanê halkı 1 Kasım’ı kutladı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren dört kardeş için taziye

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aykut Özmen İstanbul’da, Fahrettin Özkan Mersin’de anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Screenshot

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için Antalya’da mevlit

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ankara’da kadın konferansı: Yasanın uygulanmasının belirsiz bir geleceğe bırakılması doğru değil

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır