• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

‘Çocukları Sansüre Alet Etme!’-Ezgi Koman

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Türkiye’de her gün onlarca çocuk şiddetin pek çok türüne maruz kalıyor. Nedendir bilinmez bunlardan sadece bazıları toplumun tümünde büyük bir öfke oluşturuyor, infial yaratıyor. Bu öfke genellikle çocuk yararına etkili politikalar oluşturma gücüne dönüşmüyor, hatta o öfkeyle etkisinin nereye varacağının belli olmadığı öneriler karar vericilerin önüne bırakılıyor. Tıpkı çocuğa yönelik şiddet uygulayanlar için ölüm cezasını talep etmek gibi…

Geçtiğimiz günlerde yine çocuğa yönelik şiddet olayı toplumdaki pek çok kişinin öfkesini açığa çıkardı: Yazar Abdullah Şevki “kirli gerçekçilik” akımına dayandırarak yazdığını söylediği kitabındaki bir öyküde, failin ağzından çocuğa yönelik bir cinsel şiddeti tüm ayrıntılarıyla yazmıştı. Kamusal sorumluluğu olan bir yayıncı da bunda herhangi bir sorun görmemiş, kitabı yaygınlaştırmıştı.

Kitabın ilgili bölümü sosyal medyada paylaşılınca, toplumdaki öfke ve nefret de yaygınlaştı. Sosyal medyada konuya ilişkin yüzlerce mesaj yazıldı, açıklamalar yapıldı. Hukukçuların hızlıca suç duyurusunda bulunmasının ardından yazar ve kitabın yayıncısı gözaltına alındı. Bir süre sonra her ikisi de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Yayıncı da yazar da kendilerini savundu. Hatta yayıncı Artı Gerçek sitesine verdiği görüşte “Cinselliği içeren ya da şiddeti içeren her şeyi yok mu sayacaksınız?” diye sorabildi.

Muhabirin “Çocuk istismarını cinsellik olarak mı tanımlıyorsunuz” sorusuna ise “Güç karşısında, iktidar karşısında hepimiz bebeğiz. Ben işkence gördüm 12 Eylül’de, 11 yıl hapishanede yattım. İşkencedeyken hiçbir şey yapabilecek durumda değildim, elim kolum bağlı o bebekten bile daha savunmasızdım. Olaya geniş perspektiften bakın.” şeklinde; çok anlaşılamayan ama çocukları güçsüz ve masum gören algısını açıkça gösteren bir yanıt verdi.

Milletvekilleri konuyla ilgili soru önergeleri verdi. Önergelerde bu kitabın nasıl yayın “onayı” aldığı da soruldu, onayı verenlerin bu suça ortak sayılıp sayılmayacağı da…

Bir araştırmada ya da bir öyküde, bir haberde ya da senaryoda çocuğa yönelik şiddeti yazmak, göstermek yani deşifre etmek her zaman zordur, ince düşünmeyi gerektirir. Bu konuda farkındalığı artırmak da çok önemlidir bunu yaparkan “uyanık” olmak da. Çünkü şiddeti yeniden üretmekle, hatta teşvik etmekle, deşifre etmek arasından ince bir çizgi vardır.

Abdullah Şevki’nin kitabı; övme değil “iğrendirme” saiki ile yapılmış bile olsa, böylesi bir ince düşünmeyi içermiyor. Hatta kurgusal da olsa hem çocuk bedenini kullanıyor hem de fail üzerinden şiddeti yeniden üretiyor. İşte bu yüzden de çocukların hakkını ve evrensel hukuk ilkelerini ihlal ediyor.

İnsan hakları bir bütündür. Bir konuda hak mücadelesi yaparken bir başka konudaki hak ve özgürlüklerin engellenmesini öneriyorsak ya da buna yol açıyorsak konuya ilişkin daha fazla hak odaklı bir bakışa ihtiyacımız var demektir.

Tıpkı çocuğa yönelik cinsel şiddet uygulayanlar için ölüm cezası talebinde bulunmak gibi. Bu olay sonrasında da tüm kitapların bakanlık tarafından denetlenmesi talep etmenin özgürlükler açısından ne demek olduğu aslında aşikar değil mi? Ama işte içerisine düştüğümüz “öfke” ne yazık ki zaman zaman hepimizde körlük yarattığı gibi çocuklar açısından da hiçbir işe yaramıyor.

Bu olay bana 2014 yılında gerçekleştirilen “Çocukları Sansüre Alet Etme” kampanyasını hatırlattı. Kampanya, İçişleri Bakanlığı’nın Net Clean adlı İsveçli bir yazılım firmasıyla internette zararlı bulduğu içeriklerin Türkiye’den görünmesini engelleyen bir sistem kurmak için çalışmalar yürütmesi üzerine başlamış, pek çok sivil toplum kuruluşu “Sansür ve gözetim faaliyetlerine çocukla ilgili hassasiyetleri alet etme!” adıyla bir deklarasyon yayınlamıştı.

KHK ile kapatılan Gündem Çocuk Derneği’nin de katkı verdiği deklarasyondaki cümleyi şimdilik buraya bırakalım, belki işimize yarar:

“Çocuğun cinsel sömürüsüne karşı olan ve çocuk pornografisiyle mücadelenin önemine ve gerekliliğine inanan kurumlar olarak; çocuk haklarının insan haklarının bir parçası olduğu bilinciyle, çocuğun korunması konusundaki düzenlemelerin insan haklarına uygun olması gerektiğini düşünüyoruz”.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Harcamanın adı var miktarı yok

SON HABERLER

Ankara’daki kadın könferansı sona erdi: Barışın inşasında eşit söz ve karar hakkı olmalı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Mûş’ta ‘Ekmek, Barış ve Adalet için Bütçe’ buluşması

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Birçok kentte 1 Kasım açıklaması: Kobanê güç vermeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Yaşam Hakkı Savunucuları: Hiçbir canlının bedeni sermayenin mülkü değildir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kobanê halkı 1 Kasım’ı kutladı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren dört kardeş için taziye

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aykut Özmen İstanbul’da, Fahrettin Özkan Mersin’de anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır