• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Şimdi bir İtalyan çıkıp gelse şuradan… – M. Ender Öndeş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
30 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Artık öğrendik… Televizyonların lüzumsuz programlarında lüzumsuz adamlar ‘muhafazakâr Kürtler’den söz ediyorlarsa eğer, iki şey kesindir: Bir, seçim var; iki, iktidarın durumu berbat!

Muhafazakâr Kürtler!

Kim peki bunlar? Bilen var mı? Ne yerler ne içerler? Bildiğimiz anlamda ‘İslamcı’lıktan mı söz ediyoruz, yoksa namazında niyazında Kürtlerin tümünden mi? ‘Muhafazakâr’ olmayanlar kimlerdir bu arada? Allah rızası için herhangi bir gevezenin bu konuda bir alan çalışması var mıdır? Yoo! Ne gerek var, salla gitsin! ‘Muhafazakâr’ Kürtler var işte, onların oyları var, vs. vs…

Aslında bu mesele, biraz da ‘masum işçiler/öğrenciler ve provokatörler’ mantığının Kürdi bir versiyonu gibi. Bir yanda ‘masum’ Kürtler var, bir yanda da ipten kazıktan kurtulmuş teröristler. Birinciler, iyi ama sessiz; çünkü ikinciler tepelerine çöküyor, falan filan. Şu beyaz tülbentli kadınlar kimdir bu arada, o ayrı mevzu!

İşin doğrusu, olan şey şu: IŞİD ve AKP, son yıllarda hayırlı bir işe vesile oldular. Kürdün kafasında taşlar gitgide yerine oturdu. Bu, özel bir siyasi çalışmayla da değil, yaşarken oldu. Özünde mütedeyyin olan Kürtlerin dine bakışı, zalimlik ve hırsızlıkla sınanırken, insanlar kendilerini bu ikiliden ayırt edebilmek için ‘münafıklık/gerçek müslümanlık’ gibi kategoriler icat ederek çözüm yolu aradılar. Böylece kendi dinsel inançlarını korurken sahtekârlar ve zalimleri de yaşamlarından dışlayan bir çizgi yaratmış oldular.

Ama bu arada, daha da önemli bir başka şey oldu: Milyonlarca Kürt, özellikle HDP sürecinden sonra başka insanlarla bir araya geldikçe dini referanslara dayanmayan ahlak biçimleriyle de karşılaştılar. İnsanlar, alnı secdeden kalkmayıp dakikada kırk tane dalavere çeviren komşularıyla ve kafa kesen alçaklarla çevresindeki dindar olmayan gençleri, kadınları kıyaslayarak aradaki farkı test etme şansını yakaladı. Her rüşvet skandalında, her zalimlikte kendi dini inancını sorgulamadıysa da toplumu zehirleyen asıl cereyanın oradan geldiğini, o askılı giyen kızların, cami kapısı nedir bilmeyen gençlerin aslında bir anlamda, harama bulaşmama anlamında daha ‘muhafazakâr’ olduğunu keşfetti. O yüzdendir ki, o başörtülü Kürt kadınları 8 Mart gecelerinde hiç de öyle ‘irrite’ filan olmadılar; 1 Mayıs alanındaki beyaz tülbentli anneler yan kortejlerdeki kıpkızıl bayraklı kızları oğlanları yabancılamadılar. Çünkü önsezileriyle onların da kendi çocukları olduğunu anladılar. Sadece o kadar da değil, Lice’nin köylerinde Garo isimli bir Ermeni kendisine yer buldu; o büyük sağduyu, karşısındaki top sakallı ‘keferenin’ ruhunu üç kuruşa satmış devletlû Müslümanlardan daha iyi bir insan olduğunu fısıldadı onlara.

İyi oldu, güzel oldu. Allah razı olsun IŞİD’den AKP’den. Bakara-makaracılardan, haramın başından kalkıp cami kapısında boy gösterenlerden, kadim Kürt halkına İslamiyet dersi vermeye çalışan beyinsizlerden, Rakka soytarılarından Allah razı olsun. Böylece bir kısım Kürt entelektüellerinin ‘sağ şeritten yürüme’ eğilimleri de yavaş yavaş söndü. Halk, eksiğiyle gediğiyle de olsa bu tarafı sevdi, orada da kendi dinsel yaşamını idame ettirmesinin mümkün olduğunu, hatta bu ‘kâfir’ takımının bütün eksikliklerine rağmen öte yandaki fırıldaklardan daha iyi insanlar olduğunu gördü. Hayat yaptı bunu. Suruç’ta o çocuklar vardı, Kobani günlerinde de memleketin dört köşesinden insanlar geldiler, Ankara katliamından sonra hastane kapılarında kimse kimseye dinini imanını sormadı, barış isteyen akademisyenler, tutuklanan inşaat işçileri ateist midir, beş vakit namaz mı kılar, merak eden olmadı. Nihayetinde 70’li yılların altın kuralı işledi yeniden: Sen başka yanlış yapma, kimse neye inandığını sormaz!
O Beyaz Tülbentlilerin Çav Bella’sına böyle gelindi işte. “Türkçe bilmeyen Kürt analarına İtalyan marşı söyletiyorlar” diye yaygara koparan ilkel kafanın hiç anlamadığı şey şuydu ki, o kadınlar, şimdi zaman tünelinden geçip bir İtalyan partizan Koşuyolu parkına gelse, gönül gözüyle bakıp hapisteki evlatları gibi onu da bağrına basacaktır. Polis fezlekelerinden farksız şekilde o annelere ‘cahillik’ yükleyenlerin anlamadığı şey budur.

Sonuç itibarıyla, ekran güllerine kötü haber! Muhafazakâr Kürtler diye fihristinize kaydettiğiniz numara bu aralar meşgul çalıyor. Bu kafayla giderseniz, zaten o numara yakında tümden iptal olacak!

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Güç kaybı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İktidarın güç kaybı gün geçtikçe gözle görülebilir hale geldi. İçte ve dışta siyasi ve ekonomik gelişmeler gösteriyor ki, deyim yerindeyse...

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

Sonraki Haber

İyi ki Doğdun Yiğit! - Ezgi Koman

SON HABERLER

Güç kaybı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

40 yıllık paramiliter düzen: Barış sürecinde koruculuk ne olacak?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İran rejimi 3 Kürt’ü gözaltına aldı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Gimgim’da JES’e karşı keşif öncesi direniş çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

ABD’de Cadılar Bayramı kutlamalarında silahlı saldırılar: 6 kişi öldü

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

USA and Mexican flags on table. Negotiation between Mexico and United states. 3D rendered illustration.

İran’dan ‘ABD ile Türkiye veya Katar’da müzakere’ mesajı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

BM: Yemen’de son iki ayda 300 bini aşkın kişi yerinden edildi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır