• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sınıf savaşlarının dönüşü…-Foti Benlisoy

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Devletin en tepesinde toplumsal sınıfların, hatta bizzat sınıf mücadelesinin aniden hatırlanıvermesine ne demeli? Erdoğan durduk yere neden “toplumu yaptığı işlere göre sınıflara bölmek, bunların çatışmalarından sonuçlar çıkarmak, oradan ideolojik kuramlara sıçramak gibi hususların bizim dünyamızda, bizim kültürümüzde yeri yoktur” desin ki? Sınıf mücadelesinin “yerli ve milli” sayılmadığı ve sayılamayacağını hatırlatmak ihtiyacını niçin duysun ki? “Eğer bir fabrikada patron ve işçiler aynı iftar sofrasında buluşuyor, camide aynı safta namaza duruyor, mezarlıkta aynı sırada yatıyorlarsa ahlaken orada sınıf ayrımı olmaz, olamaz” sözleriyle “imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitle” olduğumuzu hatırlatmasına ne gerek var?

Kriz, şefçi rejimi “sınıfla imtihan ediyor” olmasa kimse “toplumu sınıflara bölmekten” de “oradan ideolojik kuramlara sıçramaktan” da bahsedecek değil elbette. Oysa mevcut rejim bir değil tam iki cephede sınıfsal birer meydan okumayla karşı karşıyadır ve bu nedenle de (eskilerin deyimiyle) “mübareze-i sınıf”ın milli bünyeye zararlarını anımsatmanın tam zamanıdır.

Şefçi rejim her şeyden evvel hâkim sınıfın bir bölümünün ekonomi yönetiminin depolitizasyonu, yani siyasetten arındırılması yönündeki basıncıyla karşı karşıyadır. “Yukarıdan” açılmış bu sınıf cephesinin bildiğimiz manada demokrasi talebiyle ilgisi yoktur; aman ikisi birbirine karıştırılmasın. Zamanında Hayek’in açık yüreklilikle itiraf ettiği üzere sermayenin “liberal bir diktatörlükle” ya da “liberal biçimde yöneten bir diktatörlükle” sorunu yoktur. Sorun “liberal olmayan” ya da “liberal biçimde yönetmeyen” rejimlerdir.

Türkiye’de şefçi rejimin ekonomi yönetimini aşırı siyasallaştırması, gündelik siyasal çıkarlarına tabi kılması, onun “liberal olmayan” bir istikamette yönetiyor olduğu izlenimine yol açmaktadır. “Yukarıdan” açılan sınıf cephesinin esbab-ı mucibesi budur. TÜSİAD’dan gelen “serbest piyasa ekonomisinden vazgeçildiği veya yeni bir model arayışı içinde olunduğu yönünde izlenimlere izin vermemeliyiz” ikazı boşuna yapılmamıştır.

Sermaye sınıfı, istikrarsızlaşan uluslararası ortamda kolektif çıkarlarını savunacak, içeride gündeme gelebilecek tehditleri bertaraf edip düzen ve istikrarı sağlayacak bir “güçlü-otoriter devlet” istemektedir. Ancak bu “güçlü” devlet aygıtının “aşırı özerkleşerek” kendi siyasal etki ve konumunu tehlikeye atmasından da çekinmektedir. Yani sermaye için sorun güçlü devlet değil, güçlü devletin sermayenin belli kesimlerinin siyasal müdahale kapasitesinin altını oyması, hatta sermaye birikim sürecini belli sermaye fraksiyonları lehine belirleyen bir el koyma aracına dönüşme istidadı göstermesi, yürütmedeki özerkleşmenin “kabul edilebilir” sınırları aşması ihtimalidir.

Bu cephede illa “ölüm kalım” savaşı verilecek diye bir kural yok elbette. Buradaki “yatay” sınıf mücadelesini, bir güç pazarlığı olarak düşünmek daha doğru. Kriz yönetimindeki krizi çözecek, sermaye birikim sürecinin işleyiş koşullarını hâkim sınıfın tüm bölümleri nezdinde garanti edecek bir uzlaşma pekâlâ mümkündür. Ekonomi yönetiminin siyasetten arındırarak mevcut rejimin kimi aşırılıklarını törpüleyecek bir uzlaşı olmayacak şey değildir.

Milyonlarca insan için “hayat memat” meselesi olan sınıf mücadelesi cephesiyse henüz daha açılmamıştır ama “aşağıdaki” homurdanmaların gürültüsü şimdiden yukarıdakileri rahatsız eder hale gelmektedir. Erdoğan’ın “besliyoruz ama…” diyerek adeta nankörlükle itham ettiği kalabalıkların itirazları giderek daha görünür olmaktadır. “Asrın liderinin” sokak ortasında “işsiziz” diyen kadın karşısındaki hali iktidar açısından hayra alamet değildir. Bu şimdilik edilgen “kadir kıymet bilmezliğin” aktif bir tepkiye dönüşmesi olasılığı birilerinin uykularını kaçırıyor olmalı. Haliyle sınıf mücadelesinin hatırlanması boşuna değildir.

Olağanüstü tipte bir rejimin tesisine imkân veren şefçi moment bir kurumlar bunalımı olarak tezahür etse de esas olarak sınıflar arası güç ilişkilerinde belli bir konjonktürün eseriydi. Ekonomik buhran bu konjonktürü dağıtmaktadır. Sınıf korkusunun nedeni budur…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

En kötüsüyle tarihe geçtik-Özge Yurttaş

SON HABERLER

DEM Parti’den Kobanê mesajı: Demokratik Suriye inşa edilmeli

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Gazeteci Arı: Bin TL’niz yoksa Sincan’da soğutasınız

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Mısırlı avukat Suzan Nada: Yaşanan krizlere karşı ortak mücadele yürütülmeli

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Figen Yüksekdağ’dan konferansa mesaj: Kadınların dayanışması çok şeyi değiştirebilir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kobanê düşmedi, direniş tarihe geçti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Polen Ekoloji Kolektifi: COP’lar sermayenin pazaryeri

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Konferans ikinci gününde: Barışın Siyasal Sorumluluğu: Demokratik Çözüm, Meclis ve Siyasi Partiler oturumu sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır