• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Bu kavga niye?-Abdullah Aysu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Gezegenimiz çok güzel. Bozkırı başka, dağları, vadileri, nehirleri bir başka, ovaları, denizleri bambaşka güzel…

Bu güzellikleri hep görüp, yaşamak istiyoruz. Bizden sonra yaşayacak canlıların da burada yaşamak için doğuyor, dünyaya geliyorlar. Onların da yaşam alanı buralar. Bunu düşünmüyoruz. Bizden sonrası tufan bir yaşam tutturmuş gidiyoruz. Gelecekte buralarda yaşayacak olanlardan ödünç aldığımız bu kutsal emaneti düzgün teslim etmek için çabalamıyoruz. Borcumuza sadık değiliz. Hıyanetlik içindeyiz.

Tutumlu değiliz. Çok tüketiyoruz. Yıllık bir dünyalık değil, sanki var da, bir buçuk dünyalık tüketiyoruz gezegeni. Ayağımızı yorganımıza göre uzatmıyoruz, dünyaya sürekli borçlanıyoruz. İlerde dünyaya olan borcumuzu ödeyemeyeceğimizi bile bile hiç ediyoruz dünyayı. Dünyaya hıyanetlikte bizimle yarışacak canlı tanımıyoruz. Cahil cesaretine sahibiz. Bu yüzden dünyanın bir kısmını kendimizle birlikte batıracağız. “Böyle devam edersek, 2030 yılında 2 gezen bile biz insanlara yetmeyecek” diyor bilim insanları.

Biz çok tüketiyoruz diye elbette batmayacak bu gezegen, ama biz insanları sırtından atıp yoluna devam edecek bu dünya. Bizi sırtından atarken elbette kurunun yanında yaş da yanacak! Hiç kuşkunuz, kuşkumuz olmasın dünya yine devam edecek; ama bizsiz… Dünyaca ünlü fizikçi Stephen Hawking, “İnsanlık 200-500 yıl sonra kendine yeni bir yuva aramalı” diyor. Hala hayatta ise tabii ki diyorum ben de…

Türkiye çok güzel, zirvesinde kâr eksik olmayan dağları, bol güneşi ile dünya eşsizleri arasında.

Gel gör ki, maden arayacağız diye Türkiye yüzölçümünün yarısından fazlası için ruhsat vermişiz. Köstebek yuvasına dönüyor bu güzellikler. Küçük büyük demeden, hiçbir suyumuzu düğüm atıyor, özgür bırakmıyoruz. Enerji şirketlerine bol keseden ruhsatlar dağıttık, dağıtıyoruz. Su toprağa, toprak suya hasret hale geldi geliyor eli kulağında.

Rüzgâra geçit vermemek için dev pervaneler kurmuşuz hava koridorlarına. Yağmur rejimini bozuyormuşuz bu pervanelerle, ne gam! En güzel ovalarımıza jeo-termal, termik santraller kuruyoruz hiçbirini atlamadan, bir, bir…

Gıda adaletsizliği almış başını gitmiş. Üretim potansiyelimiz yerinde, ithal ediyoruz her bir şeyi her nedense? Tarım politikamız kadir bilmez kem ellerde, çiftçiler darda. Yaşam biçimleri değişiyor, değiştiriliyor insanların, kırsal nüfus azalıyor, kırlar cansız organizmalara dönüşüyor her geçen günde. Açlık ve yoksulluk artarken nüfus artışı hız kesmek bilmiyor.

Biyolojik sınırlar zorlanıyor. Biyoçeşitlilik yok oluyor. Kentleşme ve erozyon ile toprak kaybı had safhada. Su varlıkları azalıyor, olanları kullanılmaz kılmak için ayağımızı frenden çekmiyor, gaz pedalını köklüyoruz. İklim değişiyor aldırmıyoruz. Böylesine tüketiyoruz vesselam dünyayı, fazla fazla…

İnsanlar ve tüm canlılar için keyif kaçırıcı bu durumlar, çok uluslu şirketler için haz verici. Çünkü insanlarla birlikte diğer canlıların keyfi kaçtığı oranda çokuluslu şirketler kazanıyor da ondan. Hem de katır yükü ile değil, tır konvoyları ile çekiyorlar paraları, şifresini onların bildiği banknot depolarına. Bu yüzden dünyada 89 kişi dünya nüfusunun yarısından fazlasının sahip olduğu paraya sahip.

Dünya böyle yok olurken arsızlıklar, yolsuzluklar, pervasızlıkları duyuyor, izliyoruz gün boyu dünyanın dört bucağında. Gözümüzdeki merteği çıkar(a)mıyoruz, ama her şeyi biliyoruz, kardeşçe yaşamaktan başka. Düşman kılınıyoruz birbirimize, dana altında buzağı arattırıyorlar bize her seçim dönemlerinde. Oysa bu dünya hepimize yeter, gözü doymaz paragözler ile çokuluslu şirketlerin değil, hepimizin olursa!

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Öteki soykırım ya da ‘solkırım’da ana olmak-Ragıp Zarakolu

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır