• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Davutoğlu’nun manifestosu-Erol Katırcıoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
27 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Davutoğlu’nun geçenlerde yayınlanan “manifestosu”, her ne kadar AKP Genel Başkanı’na nezaketli bir dil ve AKP’lilik ruhu ile yazılmış olsa da kapalı kapılar ardında konuşulan bir çok rahatsızlığı ortaya dökmesi bakımından önemli oldu. Davutoğlu’nun özellikle, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen sistemin, seçim başarısızlığının ardında yatan asıl olgu olduğunun altını çizmesi ve “… devlet geleneğimiz içinde toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede durması gereken Cumhurbaşkanlığı kurumunun toplumun en az yarısı ile psikolojik bir kopuş yaşamasına yol açmaktadır” ifadesi bizim de yaptığımız eleştirileri doğrulamaktadır.

Gerçekten de bugün bu sistem, tarafsız olması gereken, toplumun ortak iradesini temsil etmesi gereken devlet kurumlarını hükümet kurumları haline dönüştürmüştür. Hükümet kurumunun devletin yerine ikame olması- siyasi partilerin seçimle iş başına gelen ideolojik kurumlar olduğunu düşünürsek, toplumda tarafsızlığı parçalamakta; devlet, iktidara gelen siyasi partinin organı haline dönüşmektedir. Nitekim geldiğimiz yer budur. Bugün bütün devlet kurumları olması gereken kurumlar hükümet kurumları haline gelmiş, yani hükümetleştirilmişlerdir. YSK’sından HSYK’sına, SPK’sından BDDK’sına kadar bütün kurumlar hükümet kurumları olarak çalışmaktadırlar.

Günümüzde toplumumuzun bir başka özelliği de siyasi partilerin farklı ideolojik pozisyonları savunan kurumlardan çok farklı kimlik kategorilerini temsil eden kurumlar haline dönüşmüş olmasıdır. Bu nedenle de tarafsız olması gereken devlet kurumları, bu yeni sistem altında hükümet kurumları haline dönüşürken aynı zamanda o hükümeti kuran siyasi partinin ve dolayısıyla da sosyal kimliğin hükümeti haline dönüşmüş olmaktadır. Bu nedenle de bu yeni sistemin toplumumuzda yarattığı en önemli kötülük, yönetime gelen kimliğin iktidarı diğer sosyal kimlikleri baskılayan bir mekanizmaya dönüşmektedir.

Nitekim Erdoğan Hükümeti, bu sistemin ilk örneği olarak, iktidara geldiği günden itibaren parlamentoyu siyasetin dışına taşımış, ve kendi kimliğinin gereği olan bir yönetim sergilemiştir. Seçimler yaklaştıkça da neredeyse bütün diğer siyasi partileri ve özellikle de HDP’yi düşman ilan etmiş, İç işleri Bakanlığı’nın ve kendi medyasının marifetiyle de Millet İttifakı partileri olan, CHP, İYİP ve SP üzerinde de baskı oluşturmuştur. Bu gidiş tehlikeli bir gidiştir ve toplum bu seçimlerle bu siyasetin son bulması talebinde bulunmuştur.

Yukarıdaki paragrafta Erdoğan’ın iktidara gelince “kendi kimliğinin gereği” bir yönetim sergilemiş olduğunu söyledik. Aslında Davutoğlu’nun manifestosunda, AKP’nin (Erdoğan’ın da) 2011’e kadar sürdürdüğü siyasetin aslında İslami kimlik siyasetine daha uygun olduğu daha sonraları ise bu siyasetin olumsuz bir biçimde değiştiği ima edilmektedir ki bu, bu cenahtaki bir çok yazar tarafından da dile getirilmektedir. Yani kısacası her ne olduysa Erdoğan’ın “İslami kimliğin” siyasetinden “milliyetçi” bir siyasi alana doğru savrulması, Kürt siyasetinde uzlaşıcı tavrı terkedip şahin ve düşmanlaştırıcı bir tutum izlemesi sanırım başarısızlığının da altında yatan asıl nedendir.

Siyaset kimlik siyaseti olunca kimlikler arasında çatışma da kaçınılmaz olmakta toplum ortak bir gelecek vizyonundan kopmakta. Erdoğan şimdiye dek bunu yaptı , toplumu kutuplaştırdı, çatışmacı bir noktaya getirdi ve bu seçimlerde de başarısız oldu. Sanırım alınması gereken ders budur, Davutoğlu da utangaç bir biçimde de olsa bunu söylemekte.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

SON HABERLER

Gazeteci Arı: Bin TL’niz yoksa Sincan’da soğutasınız

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Mısırlı avukat Suzan Nada: Yaşanan krizlere karşı ortak mücadele yürütülmeli

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Figen Yüksekdağ’dan konferansa mesaj: Kadınların dayanışması çok şeyi değiştirebilir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kobanê düşmedi, direniş tarihe geçti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Polen Ekoloji Kolektifi: COP’lar sermayenin pazaryeri

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Konferans ikinci gününde: Barışın Siyasal Sorumluluğu: Demokratik Çözüm, Meclis ve Siyasi Partiler oturumu sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Faysal Sarıyıldız: İki yıldır söz var, somut adım yok

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır