• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Üç mevsim-Arif Altan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
21 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bir kitapta okur sarsılırız. Bu olağanüstü hikâyeyi anlatır durur, dostlarımıza tavsiye ederiz. Bir resimde karşılaşır ve gözlerimizi alamayız. İnceliklerini sindirir, ışık dalgalarını izler, gölgeliklerini araştırır, ayrıntılarına odaklanır, bütünlüğüne ulaşır; zihnimizde parçalar, yeni baştan resmeder, sonra eklediklerimizi atar, ilk haline olan hayranlığımızla kalakalırız. Bir filmde izleriz, etkisinde kalırız. Yıllar geçse de her sahnesi zihnimizde canlılığını korur. Hatırladıkça sebepsiz bir beğeni, bir hüzün, bir cesaret veya içten bir gülümse gelip oturur yüzümüze. Bir şiirde denk geliriz, destansı bir coşkuya kapılırız. Ezberler, mırıldanır, zihnimizin derinliklerine öteler, gerektiğinde hiç güçlük çekmeden çıkarır yepyeni bir gözle günışığında yeni baştan inceleriz. Saflıkla ilgili herhangi bir şey, çıkar gözetmeyen bir cömertlik, bir hesapsız cesaret imgesi… Tüm bunlar kışkırtır, ayartır, sürükler, bizi bizden alır.

Gerçek hayatta bir örneğine rastlamadığımız sürece, erdemli olan soylu duygularımızı harekete geçirir. Düşsel evrende kaldığı sürece iyi olan iyilikle, cesur olan cesaretle, güzel olan güzellikle, kahramanca olan kahramanlıkla ilinti kurmamızı sağlar. Satırlar, çizgiler, mısralar, görüntüler arasında dolaşan o mükemmel hayaleti sever, ona bağlanırız. Gerçek hayatta bizim için hiçbir çocuk, kadın veya erkek böyle içten, böyle tutkulu bir sevginin konusu olmamıştır. O kadar çok sever ve hoşlanırız ki, onlarla ilgili karanlık ve gizli olan hiçbir şey aklımızdan geçmez. Işığımız, neşemiz, tutkumuz, gerçeğimiz, idealimiz, aşkımız olurlar. Hayranlığımız her kelimeden fışkırır, onlardan, inanç dolu insanların Tanrı’dan bahsettiği gibi bahsederiz. Hayali bir karakter, ama bağlanırken onlara duyduğumuz inanç, yüce güçlere hükmedebilen bir gerçek, kanlı canlı kusursuz bir insanın şeklini alır. Nasıl böyle tutulduğumuzu soranlara, “sevgi, bu kelimeye mutlak bir anlam katın, sonrasını hayal gücünüze bırakın” deriz. O anda, sizden ona olan aşktan ve ondan size olan tutkudan daha gerçekçi hiçbir şey yoktur.

İncelikleri diyebiliriz, bizi gerçek dünyanın acı deneyimlerinin üstüne çıkaran sanatın gücü, büyülü güzelliği diye okuyabiliriz. Hiçbir açıklaması olmayan amaçların hizmetine giren bu kendini adama hali, bize kahramanca görünür. Ama böyledir; sanatta bizi soluk soluğa bırakan, gerçek dünyada boğar. Dinlerken, okurken, incelerken, izlerken heyecan veren, hayal âleminin derinliklerinden yüzeye çıktığında, ruhsal evrenin sınırsız yüceliklerinden yeryüzüne indiğinde bunaltır bizi. Manevi bir görünüş içinde olmayan bu maddi dokunuş, korkularımızı ayaklandırır. Çünkü çıkarcıyızdır, gereğinden fazla bencil. Karşımızda gerçek ve bizden üstün bir örneği görmeye katlanamayız. Sanatta kahramandan bizim, gerçek hayatta ise kahramanın bizden beklentileri var. O yüzden düşte dost ve tutkun olduğumuza, gerçek hayatta düşman ya da tam bir ilgisiz kesiliriz.

Bir temsil, yaşayan bir gerçek, görünüş bakımından bulanıklığa ve anlam bakımından kırıma uğratılmadan yüzleşemeyeceğimiz bir şey. Daha en başından insanlardan ve kendimizden sakınmakla tembihliyizdir. Hesapsızlık, bu hüzünlü atılganlık, eninde sonunda kaybetmeye götüren bu kederli seçim! Hiçbir kişisel kazanç gözetmeyen bu saf cesaret aşağılanmak, görmezden gelinmek zorunda. Sanatta olsa tutkuyla bağlanabileceğimiz bu yaşayan varlık, bizim için ruh kaybının, deliliğin simgesi. Hiçbir çıkarı olmadan başkaları için kendini feda edeni, ilgisizliğin ya da deliliğin dünyasına sürmeden kurulu dengeyi koruyamayız. Hikâyelerde, söylencelerde, tablolarda, şiirlerde kalmalı bu sevimli yaratık. Hayallerimizden yeryüzüne inerse ve biz onu anlamaya kalksak çıkar diye bir şey kalmaz. Para geçmez, alım satım olmaz, piyasa işlemez, hiyerarşi yürümez, büyük ve küçük diye bir ayırım bırakılmaz, evrensel karmaşa olur. Şu muhteşem zarif solgunluğa, herhangi bir sanat dehasının “Üç Mevsim Leyla” adını vereceği herhangi bir yapıtında denk gelsek kanımız coşar, içimiz açılır, ruhumuz aydınlanır, düşlerimiz çiçeklenir, varlığımız yeni baştan yeşerirdi. Gel gör ki, hayali bir karakter değil hayal edebilen, yaşayan bir varlıktır oradaki. İlgisizliğimiz, küçümseyişimiz, can sıkıntımız ondan.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Hüseyin Aykol’un 30. yaş günü kutlu olsun!-İÇERİDEN

SON HABERLER

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren dört kardeş için taziye

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aykut Özmen İstanbul’da, Fahrettin Özkan Mersin’de anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Screenshot

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için Antalya’da mevlit

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ankara’da kadın konferansı: Yasanın uygulanmasının belirsiz bir geleceğe bırakılması doğru değil

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Konferans ikinci gününde ‘Doğanın ve Yaşamın Özgürleştirilmesi Mücadelesini Konuşuyoruz’ oturumuyla sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Amedspor Eyüpsporu 5-1 mağlup etti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Arzoxlî’de GES projesine karşı çadır nöbeti 11’inci gününde, Cixsê’de direniş 93’üncü gününde devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır