• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

‘Beka meselesi’ni tersten okumak-Pakrat Estukyan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
19 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yerel seçimlere iki haftadan kısa bir süre kaldı. Propaganda faaliyetleri iyiden iyiye ivme kazanmış halde. AKP’li Cumhurbaşkanı her gün farklı bir veya iki ilde miting düzenliyor, kapalı salon toplantılarına katılarak yaklaşan belediye seçimlerinin ülke için ne denli yaşamsal bir anlam ifade ettiğini açıklamaya çalışıyor. Sürekli olarak bu seçimin ülkenin bekası anlamına geldiğini söyleyerek seçmeni, iktidarın kaybetmesi halinde ülkenin elden gideceğine ikna etmeye uğraşıyor. Bunu yaparken ülkeyi yerel yönetimler seçiminde dahi bu denli kırılgan hale getirmenin, koskoca memleketi bu denli istikrarsızlaştırmanın sorumluluğunu da fakirim Kılıçdaroğlu ile, havaalanımızı, köprülerimizi kıskanan, Yeni Türkiye’yi anlamayan dış güçlere havale ediyor.

Denenmiş bir pratikle biliyoruz ki son 16 yıldan bu yana siyasi söylemleri öncelikle Recep Tayyip Erdoğan formüle eder, kadroları da başbakandan başlamak üzere, propaganda zincirinin en son halkasını oluşturan ‘Aktrollere’ değin, aynı nakaratı tekrar ederler. Geçmişte Ahmet Davutoğlu veya Binali Yıldırım bu işlevi gören isimler olmuştur. Bu ‘düşük profilli’ siyasetçiler kendi başlarına bir söylem üretmekten sakınır, herhangi bir risk ile karşılaşmamak için Erdoğan’ın söylemlerini tekrar eder, soluklarının yettiği oranda bağırarak yukarıdan aldıkları mesajı alanlarda, mikrofon karşısında tekrarlardı.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtiğimiz bu aşamada başbakanlık gibi bir makam kalmayınca, Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı adına Devlet Bahçeli ‘düşük profilli’ siyaset erbabının rolünü üstlenmiş görünüyor. Pazar günü İzmir mitinginde, kendine özgü üslubu ile belediye seçimlerinde somutlaşan beka sorununu göremeyenlere, idrak edemeyenlere ‘çulsuzlar, çapulcular’ diye hakaret etmekten geri durmadı. Öte yandan açıklanan, (çoğunlukla da tenzil edilerek açıklanan) işsizlik ve yoksulluk verileri ‘çulsuz’ diye nitelendirilen kitlenin ülkenin çoğunluğunu oluşturduğunu gözler önüne seriyor. ‘Çapulcu’ tanımı ise AKP mitinglerinde Erdoğan’ın fırlattığı 200 gramlık çay paketlerini kapmak için birbirini ezenleri anımsatıyor. Düne kadar yoksul evlere beyaz eşya bağışlama, erzak kolileri, kalitesiz kömür kolileri gönderme, yandaş holdinglere ise devlet kasasından servetler aktarma dönemi sona ermiş gibi. İş kala kala 200 gramlık çay paketlerini yağmalamaya kaldı.

Günlük çekişmenin dışına çıkıp, memleketin seçim arifesinde içine düştüğü ortama biraz dışardan, biraz yüksekten bakınca görünen manzara gerçekten de ‘beka sorunu’ ile karşı karşıya olduğumuzun ispatı gibi görünüyor. Gerçekte tersten bir okuma ile bu iktidarın, (daha doğrusu iktidarsızlığın) devamı ülke için bir beka sorunu oluşturuyor.

Avrupa Birliği’nin dayattığı tarım politikaları ile ülke tarımı resmen duvara tosladı. Sanayi sektörü frene basmış durumda. Bazı sanayi işletmeleri frene basmakla kalmadı, geri vitese takıp kaçmaya çalışıyor. Büyük kentler izlenen çarpık şehirleşmenin, ‘kentsel dönüşüm’ yalanı ile talan edilen mahallelerin vebali altında günden güne yaşanmaz hale geliyor. Somut gereklilikten değil de yeni rant alanları yaratma telaşından devreye sokulan mega projeler fiyasko ile sonuçlanıyor. Ekonominin motor gücü olarak sunulan inşaat sektörü, satamadığı konutların altında kaldı. Bütün bunlara uzaktan bakıp ‘oh olsun’ deme şansımız yok, zira neoliberal bir tezgâha kurban edilen bizim ülkemiz, bizim insanımız.

Sosyal medyada seçimden sonra iflasını açıklayacak büyük sermaye gruplarının listeleri elden ele dolaşıyor. Somut veriler olmamaları, dedikodu düzeyinde karşımıza çıktıkları halde, mevcut tükenmişlik manzarası içinde olasılıkları ister istemez ciddiye alınıyor.

Memleket gerçekten de bir beka sorunu yaşıyor. Bu sorunu aşmanın yolu ise mevcut düzenin sürmesine değil, tam tersine akamete uğratılmasına bağlı. Belediye seçimleri bir başına iktidar değişimine yol açmayacak belki ama, iktidarın sonunu hazırlayan sürecin başlangıcı olma anlamını taşıdığı da muhakkak. O yüzden bu seçimlere karşı duyarsız kalma lüksümüz yok. Doğuda kazanmak, batıda kaybettirmek için hepimize görev düşüyor.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Bir kadın cinayeti daha-Diren Cevahir Şen

SON HABERLER

Konferans ikinci gününde ‘Doğanın ve Yaşamın Özgürleştirilmesi Mücadelesini Konuşuyoruz’ oturumuyla sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Amedspor Eyüpsporu 5-1 mağlup etti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Arzoxlî’de GES projesine karşı çadır nöbeti 11’inci gününde, Cixsê’de direniş 93’üncü gününde devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Xarpet’te halk buluşmasında Öcalan’ın özgürlüğü vurgusu

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Van YYÜ’deki ihale, yurt ve personel usulsüzlükleri Sayıştay raporuna yansıdı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Google Finlandiya’da veri merkezi için 400 bine yakın ağaç kesti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Birçok kentte 1 Kasım açıklaması: Kobanê güç vermeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır