• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Kardeşlik-İbrahim Sinemillioğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Doksan sekiz yıl oldu. “Bir asır” ya da bir insan ömrü söz konusu olduğunda “dalya” demeye iki yıl kaldı. 6 mart 1921’de başlayan Koçgiri olaylarının yıldönümü.

Neydi Koçgiri isyanının nedeni? Kurtuluş Savaşı’na başlarken Amasya tamimi ve Erzurum ve Sivas kongreleriyle vadedilen Kürtlerle Türklerin bir arada ve eşit haklarla, yani eşit yurttaşlık temelinde birlikte bir devlet kuracağı vaadine dayanarak o sıralarda yeni kabul edilmiş olan 1921 Anayasası’na uygun olarak Koçgiri bölgesinin otonomisinin istenmesi.

O gün Alişer Bey, Haydar Bey ve Baytar Nuri Bey (Nuri Dersimi) öncülüğünde başlayan olaylar üzerine Ankara hükümeti, Sakallı Nurettin Paşa komutasındaki kuvvetlerle, merkezi Zara olan Koçgiri’nin üstüne gitmiş ve kısa sürede üç bin kişi civarında Alevi Kürdün canına mal olan olaylar sonlandırılmıştır.

O Sakallı Nurettin Paşa’nın damadı General Abdullah Alpdoğan da 1937- 38’de Dersim’de resmi rakamlara göre ölü ve kayıplarla birlikte otuz bine yakın, tarafsız gözlemcilere ve Dersim kaynaklarına göre de altmış ile doksan bin arasında can kaybına neden olan harekâtı yönetmiştir. Tabii ondan önceki Şeyh Sait, Sason, Zilan ve diğer Kürt hareketleri de kardeşlik adına kanla bastırılmıştı. Günümüze dek otuz isyan, hep Türk-Kürt kardeşliği adına bastırılmaktadır.

Son otuz beş yılda asker, sivil, çoluk çocuk, genç yaşlı demeden can veren elli bini aşkın insan, yirmi bine yakın faili meçhul cinayet, yıkılan onu aşkın şehir, yakılıp yıkılarak boşaltılan binlerce köy hep bu kardeşliği sürdürmek içindir(!). 2013’te AKP iktidarınca başlatılan barış süreci ile üç yıla yakın sürede ortama hakim olan barış havası süresince çok önemli gelişmeler olmuş, can kaybı olmamış, analar ağlamamış, geleceğe dair büyük umutlar yeşermişken, HDP’nin 7 haziran seçimine parti olarak katılma kararı üzerine tüm bunlar bir yana itilmiş, barış masası devrilmiştir. 28 Şubat 2015’te Dolmabahçe Mutabakatı’yla HDP’li milletvekilleri ve hükümet temsilcileri arasında varılan on maddelik metin üzerinde anlaşmaya varılmış ancak daha sonra bu mutabakat metninin kendi bilgisi dahilinde hazırlanıp imzalandığı bakanlarınca açıklanmasına rağmen sayın Erdoğan, “Ne mutabakatı, böyle bir şey yok, benim haberim yok” diyerek süreci sonlandırmıştır.

2 temmuz 2015’te ise nasıl olduğu anlaşılamayan (!) iki polisin öldürülmesi üzerine yeniden savaş sürecine girilmiştir. Yüz yılı aşkın süredir devam eden Kürt sorunu, tüm vaatlere, tüm kardeşlik ve eşitlik teranelerine rağmen aynı minval üzere sürdürülmektedir. S eçim kazanmayı savaş politikalarına ve toplumu ayrıştırarak konsolidasyon sağlamaya dayamış olan AKP-MHP bloku, yine de blokun 1 numaralı lideri sayın Erdoğan’ın ağzından hala bu “konsolidasyonu sağlayamadığını” itiraf etmiştir.

AKP-MHP bloku etrafında henüz konsolidasyon sağlanamadı ama Kürtleri ayrıştırma ve bölücülük politikasında tüm düzen partileri mutabakat sağlamış durumdalar. Gerek Osmanlı döneminde gerek Cumhuriyet döneminde ve uluslararası metinlerde dört ülkenin toprakları üzrinde yer alan, üzerinde tümüyle Kürtlerin yaşadığı ve adına “Kürdistan” denilen bir toprak parçası var.

Daha birkaç yıl önce sayın Erdoğan’ın da kullandığı bu sözcüğü kullanmayı önce TBMM’de yasakladılar, şimdi de onu kullandı diye Kürtlere “defol git” diyerek ülkeden kovmaya kalkıyorlar. İşin diğer yanı, Cumhur İttifakı’na ve AKP iktidarına karşı bir araya gelen Millet İttifakı’nı oluşturan, Türkiye’nin kurucu partisi olan CHP ile ortağı İYİ Parti yetkililerinin bu bölücülüğe ses çıkarmamaları, zımnen kabul etmeleridir. Hem de sırf demokrasiyi korumak adına seçime girmediği yerlerde, iktidar karşısında bu blokun adayını destekleme kararı alan HDP’ye rağmen. Hem de Kürt illerinde birçok yerde HDP kazanmasın diye AKP ve MHP lehine kendi adaylarını çekerek… Türkiye nüfusunun üçte birine yakını Kürttür.

Kürtler, tarihin bilinen tüm çağlarında bu topraklarda yaşamaktadırlar. Onları bu topraklardan, kendi yurtlarından kovmaya hiç kimsenin gücü yetmez. MHP’nin “ya sev ya terk et” sloganını benimsediği anlaşılan AKP iktidarı, konsolidasyon uğruna asimile edemediği Kürtleri öz yurtlarından kovmayı hedeflemekle, Türkiye’nin bölünmesine neden olacağını bilmeyecek kadar aymazlardan oluşuyorsa vay halimize. Kürtleri ülkeden kovmaya kimsenin gücü yetmez. Sınırı, Kürtlerin önüne çekerek Türkiye’yi bölmeye de Kürtler izin vermez.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Vaziyet jehr û mahrê kor olmiş...-Özgür Amed

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır