Apocu Tutsaklar, ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni söylem düzeyinde bırakmayın, gereğini yerine getirin. Önderliğimizin fiziki özgürlüğü olmak üzere tüm hasta tutsakların tahliyesinin bir an evvel yapılması bu sürecin ertelenemez gündemidir” dedi
Apocu Tutsaklar, hasta tutsakların durumuna, sürece ve cezaevinde yaşamını yitiren Tuncer Sağlam’a ilişkin açıklama yaptı. Yapılan yazılı açıklamada bir an önce gereli adımların atılması belirtildi.
Apocu Tutsaklar adına yapıla açıklamada şunlar belirtildi:
“Bizler, yıllardır düşüncelerimiz, siyasal kimliğimiz ve halkımızın özgürlük mücadelesine bağlılığımız nedeniyle zindanlarda tutulan politik tutsaklar olarak, bugün halkımıza ve kamuoyuna sesleniyoruz.
Çözümün önünün açılması zorunludur
Önderliğimiz tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci, toplumsal yaşamın, siyasal ilişkilerin ve mücadele anlayışının demokratik temellerde yeniden inşasını öngören stratejik bir değişim ve dönüşümü ifade etmektedir. Silahlı mücadele stratejisinden demokratik toplum ve demokratik siyaset stratejisine geçiş, başta devlet ve iktidar olmak üzere tüm toplumsal ve siyasal aktörlere tarihsel sorumluluklar yüklemektedir. Bu sürecin ruhuna uygun somut adımların atılması, geçmişin çatışmalı koşullarının aşılması ve demokratik çözümün önünün açılması zorunludur.
Tecrit, cezalandırma, pişmanlık, irade kırma…
Ancak bugün sürecin gerektirdiği demokratik ve hukuki adımların atılmaması, iktidarın oyalayıcı ve zamana yayan yaklaşımı, özellikle zindanlardaki politik tutsaklar açısından ağır ve telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurmaktadır. Barışın toplumsallaşmasından ve demokratik siyasetin önünün açılmasından söz edilirken zindanların hâlâ tecrit, cezalandırma, pişmanlık dayatması ve irade kırma alanları olarak ele alınması sürecin özüyle açıkça çelişmektedir.
İnsani koşulların oluşturulmaması kabul edilemez
Bugün yüzlerce yoldaşımız ağır sağlık sorunlarıyla, ilerleyen hastalıklarla ve yaşamlarını tehdit eden koşullarla karşı karşıyadır. Hastane sevklerinin geciktirilmesi, tedavilerinin engellenmesi, sağlık durumlarının gerektirdiği insani koşulların oluşturulmaması kabul edilemez. Yaşam hakkı ve sağlık hakkı söz konusu olduğunda hiçbir siyasi, idari ya da güvenlik gerekçesi bu sorumluluğu ortadan kaldıramaz. Ağır hasta tutsakların zindanlarda tutulmaya devam edilmesi, yaşamlarının açıkça tehlikeye atılması anlamına gelmektedir.
Tuncer Sağlam’ın ailesine başsağlığı diliyoruz
Son olarak ağır kanser hastalığıyla mücadele eden, tüm zindan koşullarına rağmen özgürlük ve demokratik toplum mücadelesindeki iradesinden taviz vermeyen Tuncer Sağlam arkadaşımızın şehadeti, bu gerçekliğin acı bir ifadesidir. Onun yaşamını yitirmesi, hasta tutsakların sağlık ve tedavi hakkının ertelenemez bir yaşam hakkı meselesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Tuncer Sağlam arkadaşımızı özgür Kürt iradesine, halkına ve demokratik toplum mücadelesine olan bağlılığıyla anıyor; şahsında zindanlarda şehit düşen tüm arkadaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz. Başta ailesi ve yakınları olmak üzere yurtsever halkımıza başsağlığı diliyor; mücadele yaşamını ve anısını demokratik toplumun, özgür yaşamın inşasında yaşatma sözümüzü yineliyoruz.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci, zindanlardaki mevcut politik tutsaklık sorununun demokratik çözüm perspektifiyle ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Barışın toplumsal yaşamda karşılık bulması, en ağır hak ihlallerinin yaşandığı alanlarda somut adımların atılmasına bağlıdır.
Zindanlardaki hukuksuz uygulamalara son verilmelidir
Kendi hukuk düzeni içerisinde tanımlanan infaz hükümlerinin keyfî biçimde uygulanması, cezasını tamamlayan politik tutsakların çeşitli idari gerekçelerle özgürlüklerinden mahrum bırakılması kabul edilemez. Tahliye süreçlerinde siyasi değerlendirmelerin belirleyici hâle getirilmesi, pişmanlık dayatmaları ve irade kırmayı amaçlayan baskı politikaları demokratikleşme iddiasıyla bağdaşmamaktadır. Hiç kimse düşüncesi, siyasal kimliği ve demokratik mücadeledeki duruşu nedeniyle tutulamaz. Bu kapsamda ağır hasta tutsakların derhal tahliye edilerek tedavi ve sağlık hizmetlerine koşulsuz erişimleri sağlanmalı, infazını tamamladığı hâlde tahliye edilmeyen yoldaşlarımızın serbest bırakılmalı ve zindanlardaki hukuksuz uygulamalara son verilmelidir.
İktidarın bir yandan barış ve demokratik çözüm söylemini sürdürürken diğer yandan zindanlardaki bu ağır gerçekliğe karşı sorumluluklarını yerine getirmemesi, sürece duyulan toplumsal güveni zedelemektedir. Barış, yalnızca söylemlerle değil; hukuki ve siyasi olarak somut adım atılarak temel hak ve özgürlüklerin güvence kavuşturulmasıyla gelişir.
Somut adımlar atılmalı
Buradan iktidara ve devlet yetkililerine açıkça sesleniyoruz:
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni söylem düzeyinde bırakmayın; gereğini yerine getirin! Zindanlardaki politik tutsaklık sorununu demokratik çözüm perspektifiyle ele alın. Ağır hasta tutsakların tedavi ve tahliye işlemlerini derhâl gerçekleştirin. Cezasını tamamlayan tutsakların özgürlüğünü keyfî infaz uygulamalarıyla engellemeyin. Pişmanlık dayatmalarına, tecrit politikalarına ve hukuksuz uygulamalara son verin. Zindanların boşaltılması yönünde gecikmeksizin somut hukuki ve siyasi adımlar atın!
Bir kez daha belirtiyoruz ki Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarısı, demokratikleşmenin sözde değil, yaşamın bütün alanlarında somutlaşmasıyla mümkündür. Başta Önderliğimizin fiziki özgürlüğü olmak üzere tüm hasta tutsakların tahliyesinin bir an evvel yapılması bu sürecin ertelenemez gündemidir.
Mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz
Bu temelde bizler Apocu tutsaklar olarak bir kez daha özgürlük, barış ve demokratik toplum mücadelesine olan inancımız ve irademizin kararlılığıyla halkımızın barış, eşitlik ve özgürlük özleminin gerçekleşmesi için mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.”
Kaynak: ANF








