• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Kasım 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Hüseyin Aykol

 Çocuklar anne ve babaları ile görüştürülmüyor

7 Kasım 2026 Cumartesi - 23:00
Kategori: Hüseyin Aykol, İçeriden, Manşet, Yazarlar

Oysa ki insanın asıl test edildiği yer, tecrit altında bir insan açlık grevinde iken ona sahip çıkmak olmalı. Bugün arkadaşlarım gün gün erirken, yoğun baskı ve sansür altında her yer onlara kapalı. Onların sadece eriyen bedenleri, direngen bedenleri konuşuyor. Tarihe ve doğaya meydan okuyan bu arkadaşlarımızın yaşaması, taleplerinin kabul olması için duyarlı olunmasını bekliyoruz

Hüseyin Aykol / İçeriden

Gebze Kadın Kapalı Hapishanesinde tutulan Ayten Ermiş Okçu, 25.10.2026 tarihinde yazdığı mektupta şöyle diyor: “Öncelikle Hüseyin arkadaşın vefatı nedeniyle çok üzgün olduğumuzu belirtmek isteriz. Sizin şahsınızda tüm ailenizin ve yoldaşlarının başı sağ olsun.

Kısaca kendimden bahsetmek istiyorum. 21.05.2026’da dosyamın onaylanması nedeniyle tutuklandım. Evliyim ve dört yaşında bir kızım var. 26.01.2023’ten beri eşim tutuklu yargılanıyordu. Ben de o dönem kızımın 11 aylık olması sebebiyle tutuksuz yargılanıyordum. En nihayetinde dosya onaylanınca Gebze Ceza İnfaz Kurumu’na getirildim. Kızım da teyzelerinde kalıyor. Anne ve babasının tutuklu olması kızım Aryen Lilan’ın psikolojik durumunu olumsuz etkiliyor. Süreci en az zayiatla atlatmak için yanıma alıyor, ara ara da dışarıya çıkarıyorum. Kanunen altı yaşına kadar her çocuk anne yanında kalabilir dense de yeni çıkan genelge bu hakkı sınırlıyor. Çocuk ceza infaz kurumuna getirildiğinde ayda yalnızca bir defa çıkartılır. Şöyle ki bir ay dört haftadan oluşuyor. İki hafta içeride iki hafta dışarıda ya da üç hafta içeride bir hafta dışarıda gibi (ya da tam tersi) denmiş olsa da hemen sonraki madde diyor ki eğer dışarıda bakacak biri var ise ya tamamen dışarıda, bakacak kimse yok ise tamamen içeride olması gerek. Genelge kapsamını değerlendirdiğimizde çocuğun üstün yararının gözetilmediğini görmüş olacağız. Oysaki bir çocuk ancak kendi ruhsal ve psikolojik ihtiyacına göre içeriye ya da dışarıya çıkartılmalıdır. Aynı zamanda babanın zindanda olmasıyla beraber kızımın özgün durumunun da göz ardı edildiğini görmüş oluyoruz. Kızımın hem anne baba ile hem de aynı zamanda dışarı ile bağının kopmaması için kuralların ya esnetilmesi ya da tamamen değiştirilmesi gerekiyor. Kurum ile defaatle görüşmelerimiz oldu ancak genelge ilk olduğu gibi şu anda da dayatılıyor.

Zindanda yaşayan tüm çocuklar bu genelge karşısında mağdur ediliyor.”

*

Aksaray T tipi kapalı hapishanesinde tutulan Selahattin Dilek, 26.10.2026 tarihinde yazmış olduğu mektubun şöyle diyor: “Hüseyin Aykol arkadaş gibi devrimci geleneğin ölümsüz çınarımızın anısına sahip çıkmak, ona layık olmak devrimci sorumluluğun bir gereğidir. Doğrusunu istersen bu konuda duygularımı yazmakta çok zorlanıyorum; ne yazarsam yazayım hep içimde bir yarım kalmışlık, tamamlanmamış bir his kalıyor. Bu yüzden şimdilik tüm ölümsüzler gibi anılarına bağlı kalacağımızın sözünü yineliyoruz.

Önceki namede az da olsa buradaki arkadaşların sayısı ve durumlarımıza ilişkin yazmıştım. Şimdi süreçle ilgili gelişmeleri takip ediyorsunuz; bu çerçeve yasanın önümüzdeki birkaç ay içerisinde pratikleşmesi tartışılıyor. Eğer pratikleşirse burada çıkacak arkadaşlar ve burada kalacak arkadaşlar hakkında bilgilendirmek istiyorum ki bundan sonra iletişim devam etsin. Bu yasa garanti dokuz arkadaşı kapsıyor; kısaca burada kalacak olan arkadaşların isimleri şunlardır: Rıdvan Er, Metin Gelni, Nusret Kaya, Mehmet Fatih Bingül, Mehmet Ali Türk bizim odadan bunlar kalacak. Bir de hücrede kalan Sami Borak ve İhsan Taşdelen arkadaşlardır. Benim durumum ise tam belli değil, yüzde ellidir. Yani kalacak olan arkadaşlar eski arkadaşlardır. Çoğunun cezasının dolmasına az kalmış; 27 ve 29 yıl arasıdır, hatta heval Metin Gelni 32. yılını dolduruyor, önümüzdeki haziranda cezası bitiyor. Bu yüzden şayet yasa pratikleşirse ve beni de kapsarsa siz Rıdvan Er veya Metin Gelni arkadaşların adına yazabilirsiniz. Bir de hücrede kalan İhsan Taşdelen ve Sami Borak arkadaşlara da yazabilirsin ama ben çıkarsam mutlaka sizinle iletişime geçer, bilgilendiririm.

Benim durumumun belirsizliği şöyle: Burada tek hüküm özlü benim, diğer arkadaşların hepsinin cezası onaylanmış, benimki ise hâlâ Yargıtay’dadır. Şayet onaylanırsa ben de ağırlaştırılmış olduğum için hücreye gideceğim.”

*

Sincan Kadın Kapalı Hapishanesinde tutulan Elif Akkurt, 28.10.2026 tarihinde yazdığı mektubunda şöyle diyor:

“Tarihsel anlamda tecrit, insana yapılan en büyük işkence tarzıdır. Uygulanan tecrit koşullarına karşı çıkmak için yoldaşlarımız açlık grevinde. Keyfi hak gaspları, havalandırma saatlerinin kısıtlanması, koğuş içinin kamerayla gözetlenmesi ve suçlu kimliği dayatmasını temel gasplardan sayabilirim.

En temel hak olan havalandırmaya çıkmak için Marmara 6 No’lu L Tipinde Cem Dursun 183 gündür, Tacettin Erol Şahin 183 gündür süresiz açlık grevinde. Aynı hapishanede Cemil Kurt ve Emircan Yazı 107 gündür açlık grevinde.

Şakran Kadın Kapalı Hapishanesinde Güzin Tolga, suçlu kimliği dayatmasını kabul etmediği için süresiz açlık grevinin 108. gününde. Destek amaçlı süresiz açlık grevinde bulunan Selda Özçelik 83. günündedir. Açlık grevi yapan arkadaşlarımızın sağlık durumları ciddi aşamadadır. Gün gün, an an hücreleri ölüyor.

Oysa ki insanın asıl test edildiği yer, tecrit altında bir insan açlık grevinde iken ona sahip çıkmak olmalı. Bugün arkadaşlarım gün gün erirken, yoğun baskı ve sansür altında her yer onlara kapalı. Onların sadece eriyen bedenleri, direngen bedenleri konuşuyor. Tarihe ve doğaya meydan okuyan bu arkadaşlarımızın yaşaması, taleplerinin kabul olması için duyarlı olunmasını bekliyoruz.”

*

Sincan 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan Kadri Sönmez, 02.11.2026 tarihinde yazdığı mektubunda şöyle diyor: “Adresinizi koridordaki Şahin Gümüş, Serdar Deviren, Serhat Yüksel arkadaşlara verdim. Her koridor altı kişiliktir. Önümüzdeki koridordakiler ağırlaştırılmış olmadıkları için resim kursuna çıkacaklar. Ağırlaştırılmışları da saz kursuna çıkardılar, eylemler olunca iptal etmişlerdi. Sohbet gününü 2 güne çıkardılar. Meyve bıçağı verdiler. Metal yemek tabağı ve FM radyonun da gelme olasılığı var. Ancak Yeni Yaşam’ı henüz alabilmiş değiliz.

Ben de iyiyim, bol bol resim çiziyorum. Odada kara kalem ve kuru pastel çalışıyorum.”

*

Mektubu Gelenler

Ayten Ermiş Okçu                           Gebze Kadın Kapalı Hapishanesi

Selahattin Okçu                               Aksaray T Tipi Kapalı Hapishanesi

Elif Akkurt                                          Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi

Kadri Sönmez                                   Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Dünyada dereler özgür bırakılıyor, ya bizde?

Sonraki Haber

Filler kavga edince ot ezilir

Sonraki Haber

Filler kavga edince ot ezilir

SON HABERLER

Fon soruşturması: 4 kişi hakkında gözaltı kararı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Toplumsal atmosfer ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Kiracıyım kiracısın kiracıyız

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Filler kavga edince ot ezilir

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

 Çocuklar anne ve babaları ile görüştürülmüyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Dünyada dereler özgür bırakılıyor, ya bizde?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Fransa’da halk yine sokakta: Sefiller’i okumak istiyoruz, yaşamak değil

Yazar: Yeni Yaşam
7 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır