ABD’de 3 Kasım’da düzenlenen ara seçimlerde Demokratlar, Senato’da 54 sandalyeye ulaştı. Kaliforniya Üniversitesi öğretim üyesi Cihan Tuğal, İran savaşı ve hayat pahalılığının Donald Trump’a oy kaybettirdiğini değerlendirdi
ABD’de 3 Kasım’da düzenlenen ara seçimlerde yaklaşık 124,3 milyon kişi sandık başına gitti. Florida Üniversitesi Seçim Laboratuvarı’nın ön tahminlerine göre katılım oranı yüzde 49,42 oldu. Senatoda Cumhuriyetçiler 44, bağımsızlar 2 sandalye kazanırken Demokratlar Teksas, Kansas ve Güney Carolina’daki senato yarışlarını da kazandı. Kaliforniya Üniversitesi öğretim üyesi Cihan Tuğal, Mezopotamya Ajansı’na yaptığı değerlendirmede Cumhuriyetçilerin oy kaybını savaş ve hayat pahalılığına bağladı.
Ara seçimlerin önemi
Türkiye’de ara seçim uygulaması olmadığı için söz konusu seçimlerin öneminin tam anlaşılmadığını belirten Cihan Tuğal, Temsilciler Meclisi’ndeki 435 sandalyenin tamamı için yeniden seçim yapıldığını söyledi. Cihan Tuğal, ABD’deki siyasi sistemin Temsilciler Meclisi, Senato ve başkanlık olmak üzere üç temel ayaktan oluştuğunu, ara seçimlerde başkanlık için oy kullanılmadığını ancak Meclis ve Senato’daki dengelerin ciddi biçimde değişebildiğini ifade etti.
Cihan Tuğal, ara seçimlere katılımın son yıllarda arttığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Son 10-15 yılda insanlar ara seçimlerde de daha fazla sandığa gitmeye başladı. Yine de ABD’deki katılım oranı dünyanın geri kalanıyla karşılaştırıldığında düşük.”
Savaş ve pahalılık seçmen kararlarını etkiledi
Cihan Tuğal, Cumhuriyetçilerin ve Donald Trump’ın oy kaybetmesinde İran savaşının etkili olduğunu belirtti. Donald Trump’ın Ortadoğu savaşlarını bitirme vaadini yerine getirmediğini söyleyen Cihan Tuğal, yeni bir savaşın başlatıldığını ve bunun kendi seçmeninde büyük bir kızgınlık yarattığını ifade etti.
Savaşın dolaylı etkisine de dikkat çeken Cihan Tuğal, petrol fiyatlarının yükselmesiyle her şeyin fiyatının arttığını, Donald Trump’ın iktidara gelirken fiyatları düşüreceğini söylediğini hatırlatarak, hayat pahalılığının seçim sonucundaki ağırlığına işaret etti ve devamında şunları söyledi:
“Hayat pahalılığı daha büyük bir etken. Çünkü savaş konusunda herkes aynı ölçüde öfkeli değil ancak hayat pahalılığı herkesi etkiliyor.”
Seçim sonuçları tarihi
Cihan Tuğal, Demokratların Senato’da 54’e 44’lük farkla kazanmasının ABD tarihinde sık görülen bir durum olmadığını, tarihi bir sonuçtan söz edilebileceğini söyledi. Göçmen politikasının da ciddi bir etken olduğunu belirten Cihan Tuğal, Donald Trump’ın göçmenlere karşı sert tutumunun tepki yarattığını ve Latin Amerika kökenli seçmenlerde büyük bir değişim yaşandığını ifade etti.
Donald Trump’ın belirsiz tutumu
Cihan Tuğal, Donald Trump’ın sürekli fikir değiştiren, tutarlı bir ideolojisi olmayan bir figür olduğunu; kararlarını, fikirlerini ve hatta ideolojik tutumunu dahi siyasi rüzgârın yönüne göre değiştirebileceğini söyledi. Cihan Tuğal’a göre Trump, duruma göre biraz daha sola kayarak bazı düzenlemeleri onaylayabilir veya veto etmeyebilir.
Neocon savaş makinesi Pete Hegseth
Cihan Tuğal, dış politikada belirsizliğin sürdüğünü, Savaş Bakanı Pete Hegseth’in de yeni muhafazakâr cephe olarak tanımlanan Neocon çizgiye yakın olduğunu ve Ortadoğu’daki savaşların, özellikle İran savaşının şiddetlendirilmesini istediğini söyledi. Cihan Tuğal, Donald Trump’ın belirgin bir ideolojisi olmayıp, popülaritesinin düştüğünü fark ettiği için savaşı yavaşlatmayı tercih edebileceğini, ancak Neocon çizgisinin talepleri nedeniyle bunu yapmayabileceğini de sözlerine ekledi.
Cihan Tuğal, İran konusundaki karar belirsizliğini şöyle özetledi:
“Şu anda öngörülmesi en zor konu, Trump’ın İran’la ilgili alacağı kararlar. Hegseth savaşın şiddetlenmesini istiyor. Demokratlar buna karşı, Cumhuriyetçilerin çoğu da istemiyor. Ancak Trump’ın ne istediğini kimse bilmiyor. Çünkü kendisi de ne istediğini bilmiyor; her gün ne istediği değişiyor. Yine de popülaritesine ilişkin kaygıları nedeniyle savaşı yavaşlatabilir. Bunu önümüzdeki süreçte göreceğiz.”
ABD ara seçimleri: Demokratlar önde, Trump yenilgiyi kabul etti
HABER MERKEZİ









