Aydın’da 48 yeni JES kuyusunun daha açılması planlanıyor, kentin içme suyu kuyularının ve depolarının bulunduğu alana denk gelen proje, yeraltı sularının kirlenme riskini gündeme getiriyor. Germencik Çevre ve Doğa Derneği Sözcüsü Dr. Metin Aydın, ‘Jeotermal santralin akışkanları ile bizim içtiğimiz suların birbirine karışma tehlikesi var’ diyerek uyardı
Aydın’da aktif 33 jeotermal enerji santrali (JES) bulunurken, 3 JES de yapım aşamasında. Bunların 14’ü Germencik ilçesinde yer alıyor. Eylül ayından bu yana Efeler, Buharkent ve Sultanhisar’da 3 JES için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatılırken, Germencik ilçesinde 1 JES için ‘ÇED olumlu’ kararı verildi. Efeler ilçesinde planlanan JES ise kentin içme ve yeraltı sularının bulunduğu bir alanda yer alıyor. Germencik Çevre ve Doğa Derneği Sözcüsü Dr. Metin Aydın, MA’ya konuşarak, yeni projenin içme suyu alanındaki konumuna ve JES’lerin kente, insan sağlığına ve ekosisteme etkilerine dikkat çekti.
İçme suyu alanında yeni proje
Dr. Metin Aydın, Aydın merkezde 64 içme suyu kuyusu ve 9 içme suyu deposunun bulunduğu alana 48 jeotermal kuyusu açmanın planlandığını belirterek ‘Jeotermal santralin akışkanları ile bizim içtiğimiz suların birbirine karışma tehlikesi var, üstelik Aydın’daki içme suyu zaten kirli’ dedi.
Dr. Metin Aydın, şu sözleri belirtti:
“İzin verirsek içme sularımızın içindeki ağır metal oranının artması tehlikesiyle karşı karşıyayız. Yeraltındaki içme sularıyla akışkanların karışması, artık bu coğrafyanın onlarca yıl boyunca içme suyu güvenliğinin ortadan kalkması anlamına gelir.”
Aydın’ın içme suyu ihtiyacının yüzde 80’inin yeraltı sularından karşılandığını kaydeden Dr. Metin Aydın, ‘Aydın kenti olarak sıkıştırıldık. Sağımızdan, solumuzdan santraller tarafından tamamen bir kapana alındık’ ifadelerini kullandı.
Kirliliğin halk ve çevre sağlığına etkileri
JES’lerin saldığı hidrojen sülfür, karbondioksit, metan ve kükürt dioksit gazlarının yanı sıra yoğun su buharı ve partikül maddelerin hava kirliliğine neden olduğunu belirten Dr. Metin Aydın, toprağa salınan bor, arsenik, lityum, kurşun ve cıva gibi ağır metallerin de toprak kirliliğine yol açtığını söyledi.
Dr. Metin Aydın, kentte hava kirliliğinden kaynaklı ölümlerin arttığını ve doğumlarda düşük oranının dört katına çıktığını dile getirerek şu bilgileri aktardı:
“Aydın’da ölen kişilerin yüzde 20’si yine doğrudan hava kirliliğine bağlı olarak ölmüş. Aydın’da yapılan çalışmalarda anne sütlerinde jeotermal atıkları bol miktarda saptanmış. İnek sütünde de yine jeotermal atıklarının ağır metalleri saptanmış.”
Ruhsatlandırma ve ruhsatsız işletme
Dr. Metin Aydın, kentteki arazilerin yaklaşık yüzde 90’ının enerji üretim tesislerine ruhsatlandırıldığını kaydederek santrallerin tarımı, su kaynaklarını ve halk sağlığını tehdit ettiğini söyledi. Dr. Metin Aydın, denetim eksikliğine işaret ederek, ‘Aydın’daki yaklaşık 23 jeotermal santralin yıllarca, 10-15 yıl işletme ruhsatı olmadan çalıştığı ortaya çıktı’ dedi.
İktidarın enerji üretimi için destek verdiğini ve kanunların bu tür işletmeleri destekler nitelikte olduğunu belirten Dr. Metin Aydın, şu ifadeleri kullandı:
“Çevre katliamı, sağlık katliamı yapan; Aydın’ın tarımını, coğrafyasını, kültürünü, sosyolojik yapısını değiştirmede etkisi olan bir işletmeye nasıl 15-20 yıl göz yumup iş yeri ve çalışma ruhsatı olmadan çalışmasına fırsat verirsiniz ya da görmezden gelirsiniz.”
Tarım havzasından JES havzasına
Dr. Metin Aydın, incir ve zeytin bahçelerinde santrallerin kurulduğunu, yaşam alanlarının yok edildiğini belirterek şu sözleri söyledi:
“Burası coğrafi olarak tarım havzası. Bu havza tarım havzası olarak kalmalı. Burası kesinlikle enerji üretim üssü olmamalı. Topyekûn bir dayanışma içinde bunlara itiraz etmemiz gerekir.”
Aydın’da ekokırımın haritası
Aydın’da sadece JES projelerine dair MAPEG ihale verilerine göre ÇED sürecine girmiş 15 projenin 10 adedine ÇED olumlu ya da ÇED gerekli değil kararı verilirken, 5 projenin ÇED süreci sürüyor, bunlardan 3 adedi Maren Maraş isimli şirket adına kayıtlı ve Germencik ilçesinde bulunuyor. İlçedeki projelerin tamamı aynı şirkete ait görünüyor.
JES projelerini yapan şirketlerin listesi ise şöyle:
- Maren Maraş Elektrik Üretim San. Ve Tic. A.Ş. – 6 JES projesi
- Çelikler Taahhüt İnş. Ve San. A.Ş. – 4 JES projesi
- Efendi Jeotermal Tarım Oto Kiralama İnşaat Sanayi Ve Ticaret A.Ş. – 3 JES projesi
- Margün Jeotermal Enerji Üretim A.Ş. – 2 JES projesi
- Sanrose Tarım Sanayi Ticaret A.Ş. – 2 JES projesi
- Alsera Jeotermal Tarım Gıda San. Ve Tic. A.Ş. – 2 JES projesi
- Kçs Kahramanmaraş Çimento Beton Sanayi Ve Madencilik İşletmeleri A.Ş. – 1 JES projesi
- Albioma Kuyucak Jeotermal Elektrik Üretim A.Ş. – 1 JES projesi
Büyük Menderes Havzası’nda bulunan Aydın ilçesinin tamamında JES’in yanı sıra ekstraktivizmin yıkımı oldukça büyük. Polen Ekoloji Kolektifi’nin hazırladığı Ekstraktivizm Haritası verilerine göre 2023 – 2026 yılları arasında il boyunca 22 maden sahası ihaleye çıkarılırken, 2021 – 2026 yılları arasında Taşınmaz Komisyonu aracılığıyla toplamda 165 ruhsat ve taşınmaz kararı alındı. 2020 – 2026 yılları arasında ise toplamda 193 maden projesi ÇED sürecine girdi.
Aydın ilinde ihaleye çıkarılan toprakların toplam yüzölçümü ise 292 km². Harita verilerine göre taşınmaz ve ruhsat kararlarının yüzde 21’i mermer ocaklarıyla ilgili. 35 kararla birinci sırada gelen mermer ocaklarının hemen ardından, 34 kararla feldispat ocakları geliyor. Verilen kararların büyük çoğunu, ruhsat sürelerinin uzatılması için verilen temdit kararları oluşturuyor.
Aydın’da en çok MAPEG kaydının bulunduğu ilçe ise toplam 57 kayıtla Çine, hemen ardından 56 kararla Söke olarak görünüyor. Bu iki ilçenin ardından sırasıyla 53 kayıtla Karacasu, 50 kayıtla Bozdoğan geliyor.
Aydın ve Büyük Menderes Havzası üzerindeki kayıtların tümüne Ekstraktivizm Haritası üzerinden ulaşılabilir.
HABER MERKEZİ









