• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar İçeriden

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

31 Ekim 2026 Cumartesi - 23:00
Kategori: İçeriden, Manşet, Yazarlar

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu anda beyninde tıkalı damarlar var ve sürekli hastane yollarında, durumu kritik, cezası on ay kalmış yine de bırakmıyorlar

İçeriden / Hüseyin Aykol

Tekirdağ 1 No’lu T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Adnan Öztel, 15.8.2026 tarihinde yazdığı mektubunda şöyle diyor: “Acı habere çok üzüldük. 7 ay arayla iki büyük kayıp ve acı yaşandı. Başınız sağ olsun.”

***

Burdur Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Mehmet Hüseyin Maral, 05.10.2026 tarihinde yazdığı mektubunda şöyle diyor: “Hüseyin Yoldaş’ın vefat haberini aldım. Ölüm bedenen her ne kadar gerçek olsa da ruhen her zaman yanımızda olduklarını bilmeni isterim. Ben de 1,5 yıl önce babamı kaybettim.

09.08.2024 tarihinde, saat 04.00’te göğüs ağrısıyla uyandım ve acil butonuna bastım. Personeller 3-4 dakika sonra geldiler ve Burdur Hastanesi’ne gittik; acil serviste kalp krizi geçirdiğimi söyleyip, Isparta Süleyman Demirel Hastanesi’ne sevk ettiler. Isparta’ya sabah 05.30’da yetiştik ve hemen anjiyo ameliyatına aldılar. Ameliyattan sonra yoğun bakımda 24 saatim bitti; bu süre zarfında sıkıntı yaşamadım. Kalbimde iki koroner damar tıkalıydı; birini açtılar, diğer kapalı damar için de 10-15 gün sonraya sevk verdiler. Her iki damarın bir seferde açılamayacağını, müdahale olursa hasta için kötü sonuçlar doğurabileceğini söylediler. Isparta E Tipi’ne götürdüler ve orada hücreye kapattılar; odada hiç pencere yoktu. Yarım saat sonra fenalaştım ve Isparta Şehir Hastanesi’ne ambulansla acile kaldırdılar. Tetkikler yapıldı ve tetkik sonuçları kötü çıktı; ilaç takviyeleri yaptılar, yine cezaevine götürdüler. Kurum personellerine “Hücreye sokmayın, yeni kalp krizi geçirmişim, odada nefes alamıyorum” dememe rağmen bir şey yapamayacaklarını söylediler. 1 saat geçmeden Burdur Cezaevi’ne yolladılar. 1-2 gün sonra yine kalp krizi geçirdim ve Isparta Süleyman Demirel Hastanesi’ne götürdüler. Isparta’ya saat 19.00’da vardık, lakin hastaneye giriş kaydım yapılmadı; sabah 10.00’a kadar hastanenin acil müdahale odasında beklettiler. Doktorlar geldi; neden müdahale yapmadıklarını sordum, “hastanenin yoğun bakım servisinde yer yokmuş” dediler. Benimle hastaneye gelen askerler doktorlarla görüştü; “Bu hastanede yer yoksa neden bizi burada bekletiyorsunuz, hasta mahkûmu başka hastaneye sevk edin yoksa ölmesini mi bekliyorsunuz?” dediler. Bir rütbeli asker benim durumumun iyi olmadığını anlayınca telefonuyla üst rütbeli bir komutanına durumu bildirdi ve onlar da devreye girdi. 20 dakika geçmeden hastane başhekim yardımcısı geldi ve ameliyata alacaklarını söyledi. Ameliyat odasında iki doktor vardı; bir kadın, bir erkek doktordu. Kadın doktora ameliyatla ilgili soru sormak istedim, cevap vermedi. Ameliyat başlamadan önce kadın doktor müzik aletinin yanına gidip müzik açtı; açtığı müzik faşizm ve milliyetçilik kokan türden bir müzikti. Ameliyata mı giriliyordu savaşa mı gidiliyordu belli değildi. Ameliyattan sonra yoğun bakım servisine alındım; aradan yarım saat geçmeden hastane ilaçlarının tutulduğu yerde bir odaya soktular, hiç pencere, havalandırma yoktu. Oraya götürdüklerinde öğle saat 12.00 civarıydı; ertesi gün 12’ye kadar hiç kimse benimle ilgilenmedi, yiyecek verilmedi. İlaçlarımı hemşire getiriyordu, aç olduğumdan dolayı ilaçları kullanamıyordum. Yanımda refakatçi bulunan gardiyan kendi parasıyla yiyecek aldı. Odada slogan atmaya başladım; “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganından sonra doktorlar hemen yanıma geldiler. Beni taburcu ettiler ve Isparta E Tipi’ne gönderdiler. Yine tavuk kümesi gibi bir hücreye aldılar, oda pislikten geçilmiyor, odada pencere yok, nefes alamıyorum. 20 dakika geçmeden fenalaştım ve bağırmaya başladım. Sesimi duyan mahkûmlar kapılara vurmaya başladılar ve müdür yanıma geldi, “Kimseyle konuşma seni birazdan göndereceğiz” dedi. Beni odadan aldılar. Cezaevi çıkışına doğru götürürken; başgardiyan bir anda kolumu tutup sıkıştırdı ve “Sen dua et bu koridorda kamera var yoksa seni burada komaya sokardım, her yerini kırardım” dedi ve küfür etmeye başladı. Kendisine “Seni ciddiye almıyorum, gereken yerlere şikâyet edeceğim, bundan da bilgin olsun” dedim. Yine kolumu sıktı; zaten sıktığı yer morarmıştı. Askerlere durumu anlattım. Isparta E Tipi’nin başgardiyanının bana böyle davrandığını söyleyince bir asker “Siyasi PKK mahkûmu olduğun için olmasın?” dedi. Hastanedeki yaşadığım sorunun da PKK siyasi mahkûmu olduğumdan dolayı olduğu kanaatine tam vardım.

3-4 günde bir hastaneye, acile kaldırılıyorum, sürekli kalp spazmı geçiriyorum, yani yoğun bir tedavi süreci geçiriyorum. Doktorlar stresten uzak durmam gerektiğini söylüyorlar. Kuyu tipi bir hapishanede olup günün 23 saatini odada geçirip sonra da “stres yapmayın” diyorlar.

Burada Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu anda beyninde tıkalı damarlar var ve sürekli hastane yollarında, durumu kritik, cezası on ay kalmış yine de bırakmıyorlar. Ahmet Oğuz arkadaş gerekli mercilere dilekçe yazıp adli kontrol veya denetimli serbestlik ya da açık cezaevine gitme talebinde bulundu; arkadaşa “tarafsızlara geç, sonra biz de sana bu imkânları verelim” diyorlar. İnsanlara onursuzluğu dayatıyorlar, sonra da kardeşlik hukuku diye naralar atılıyor. “

***

Bafra T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Serhad Kutlu, 26.10.2026 tarihinde yazdığı mektupta şöyle diyor: “Hüseyin Yoldaş’ın aramızdan ayrılması hepimizi derinden üzmüştür. Çok değerli bir yoldaştı. Barışın sevdalısı, Kürt halkının kadim dostu ve yoldaşıydı. Değerli yoldaşımızı hiçbir zaman unutmayacağız ve unutturmayacağız.

Hüsnü Aşkan ve Selami Keleş arkadaşlara yazdığınızı ancak bir cevap alamadığınızı belirtmişsiniz. Hüsnü arkadaş size 06.08.2024 tarihinde hepimiz adına buradaki sorun ve durumlarımızı belirten geniş bir mektup yollamış. Hem de taahhütlü. Cezaevinden çıktığına dair makbuz fişi de mevcuttur. Neredeyse dört aya yakın bir süre oldu. Hüsnü arkadaş bu durumu ilgili kurumlara (PTT vb.) dilekçe yazıp suç duyurusunda da bulunacak.”

***

Mektubu Gelenler

Adnan Öztel                            Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Kapalı Hapishanesi

Mehmet Hüseyin Maral        Burdur Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi

Serhad Kutlu                           Bafra T Tipi Kapalı Hapishanesi

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Sonraki Haber

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Sonraki Haber

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır